Ana içeriğe geç
Sözlük

memnun ile cümle

memnun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.A házasság a kezdetektől fogva boldogtalannak bizonyult.
Memnun değilseniz beni görevden alın.' dedim.Nem az a kunszt, ha megszökünk a feladat elől."
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?Mit szeretnek és minek örülnek?
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Ő örömmel el is vállalja.
Test sonuçları İsrail ordusu tarafından oldukça memnuniyet verici bulunmuştur.A hadművelet teljes siker volt az izraeliek számára.
Müşterinin otelden memnun kalması resepsiyon memurunun elindedir.Csomagszállítás: a vendég kívánságára a szálloda munkatársa által.
Yapmam için beni zorlamadılar; ama yaptığım için memnundular."Nem akartak tönkretenni, azért tették, hogy megmentsenek.”
Kendimle bile ortak yanlarım az; bir köşede sessiz sedasız durup nefes aldığım için memnun olmalıyım."Gyakorlatilag semmi, egy sarokba kellene állnom nagyon csendesen, ahol nyugodtan tudok lélegezni”.
Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler.Euthüphron szerint jámbor minden, ami az isteneknek kedves.
Ancak, Styles bu saldırıdan memnun görünmüyordu.Spears viszont nem nagyon örült ennek az ötletnek.
Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir.A nép nem örül ennek.
Ancak yeni durumundan memnun kalacak kadar yaşamaz, iki yıl sonra ölür.E feladatnak, betegeskedése miatt nem tudván megfelelni, leköszönt és két évvel később meghalt.
Güneyde daha fazla memnunniyetsizlik ortaya çıktı.Dél-Jemenben eközben egyre fokozódott az elégedetlenség.
Ama Arsena bu müstakabel evlilikten pek memnun değildir; çünkü Otokar'ı sevmektedir.A fiú azonban nem hajlandó kötélnek állni, ugyanis Szép Ilonkát szereti.
Ken, tanıştığımıza memnun oldum!Örülök, hogy megismertelek Ken.
İşinden hiç memnun değildir.Hän ei kuitenkaan viihtynyt työssään.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.Soilla laji ei kuitenkaan viihdy.
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.Molempia aiheita käsitellään julkisuudessa, mutta niihin sairastuminen on äärimmäisen epätodennäköistä.
Henry bu sonuçtan çok memnundur.Guy on onnellinen, että kaikki on päättynyt.
Sürekli babasını memnun etmek için uğraşır.Hän tappelee jatkuvasti isänsä kanssa.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Luvan myönsi Etelä-Suomen aluehallintovirasto.
Ancak durum halen memnun edici değildi.Laadultaan se ei ollut vielä tyydyttävä.
Ayrıca İstanbul'da kalan kapıkulları da bundan memnun olmadılar.Kaikki eivät kuitenkaan olleet samaa mieltä edes Puerto Ricossa.
Yavrular sizi memnun edecektir.Painajat julkaisivatkin niitä mielellään.
Bu da geri dönen kralı çok memnun etmedi.Hänen kansansa ei kuitenkaan ole kovin iloisia hänen paluustaan.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Avioliitto oli tuomittu epäonnistumaan alusta alkaen.
Ben çok memnunum.Olen todella kiitollinen.
Ancak yaşadığı hayattan çok da memnun değildi.Hänen yksityiselämänsä oli vähemmän onnekasta.
Bu antlaşma her iki tarafı da memnun etmemişti.Kumpikaan osapuoli ei ollut tyytyväinen sopimukseen.
Yar Alinin halktan çok ağır vergiler alması bölgede memnuniyetsizlik yaratmıştır.Vaikeinta maakunnan asukkaiden oli vaikea hyväksyä voimakkaasti kohonneita raskaita veroja.
Eleştirmenler, özellikle bölümün sonundan duyduğu memnuniyetlerini dile getirdi.Kriitikot kiittivät hänen suoritustaan kautta linjan.
Her şeyden memnunum.Olen tyytyväinen kaikkeen.
Kilondan memnun musun?Oletko tyytyväinen painoosi?
Onlar yeni evden memnun.He ovat tyytyväisiä uuteen taloon.
Herkes memnundu da ben mi bozdum memnuniyetinizi?Onko niin, että kaikki olivat tyytyväisiä ja minä tulin pilaamaan ilonne?
Yapmam için beni zorlamadılar; ama yaptığım için memnundular."Δεν με ανάγκασαν να το κάνω, ήταν χαρούμενοι που το έκανα».
Ben de çok memnun oldum.Και αυτό μου δίνει ιδιαίτερη χαρά!
Daniel Waters, Burton'ı memnun eden bir senaryo teslim etti.Ο Ντάνιελ Γουότερς όμως έγραψε ένα σενάριο που ικανοποίησε τον Μπάρτον.
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Είναι ευχαριστημένοι από την εξυπηρέτηση.
İlk boşanma kilise çevrelerinde memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.Το διαζύγιο είχε συναντηθεί με αποδοκιμασία στους κύκλους της Εκκλησίας.
İşinden hiç memnun değildir.Όμως το επάγγελμα αυτό δεν τον ικανοποιεί.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Ο γάμος τους ήταν δυστυχισμένος από την αρχή.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.Ο Μπιλ δυσαρεστείται από αυτή την εξέλιξη.
Antrenörüm ve takım arkadaşlarım benden çok memnunlar.Είναι για μένα και τους συνεργάτες μου πραγματική συγκίνηση.
Bundan büyük memnuniyet duydum."Ήμουν ευχαριστημένος με αυτό».
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Εκείνη δέχτηκε περιχαρής.
Sam Hamm'in yazdığı senaryodan memnun olmayan Burton, Waters'ı metni tekrar yazmak ile görevlendirdi.Ο Μπάρτον δυσαρεστημένος με το σενάριο του Χαμ, ζήτησε από τον Γουότερς να το ξαναγράψει.
Rick bu durumdan pek memnun değildir.Ο Ρικέ δεν απογοητεύτηκε.
Onuncu Doktor, geçmiş rejenerasyonunu tanır ve onu gördüğüne memnun olur.Στη δέκατη ακρόαση, τελικά, κατάλαβε την όπερα και τού άρεσε πάρα πολύ.
Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.Έμειναν ικανοποιημένοι με το αποτέλεσμα.
Joseph Stalin de Münih Anlaşmasından memnun değildi.Josef Stalin var også utilfreds med Münchenaftalen.
Bu sırada Sawyer, herkesin kendisinden daha çok Boone'dan nefret etmesinden memnun olmuştur.Sawyer er glad for, at folk hader Boone mere end sig selv.
Cuse "hiçkimsenin altı bölümlük devam süresinden memnun olmadığını" kabul etti.Cuse erkendte at "ingen var tilfredse med blokken på seks episoder."
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Jeg vil være Dem taknemmelig hvis De vil bringe denne deklaration til Den Zionistiske Føderations kendskab.
Matt Groening, bunlardan pek memnun kalmadı ve zamanla kullanılmamaya başlandı.Matt Groening var dog stærkt utilfreds med dem og de blev droppet.
Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.Han syntes ikke om resultatet.
Ben de çok memnun oldum.Det behager mig meget vel!
Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder.I dagligtale omtales alle gerne som ordener.
Marge, ev kadını rolünden memnun olmadığını dile getirmese de, bundan sıkılmaya başlamaktadır.Selv om Marge aldrig har udtrykt utilfredshed med sin rolle som husmor, er hun blevet træt af den.
Mi ğojas. ≈ Memnun oldum.Garfield: Er jeg ikke kær...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod