Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Jag skulle vara tacksam om Ni ville göra denna deklaration veterlig för den Sionistiska federationen.
Fakat sonuçtan memnun değildi.De var dock inte nöjda med resultatet.
Biz, İslamın üstünlüğünden memnunduk," şeklinde itirazlar gelmişti.Vi anklagas för att vara kristna, och att hata det som är förträffligt är orätt".
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Filosofistudierna tillfredsställde inte Martin.
Brad, 40'lı yaşlarında bir profesördür ve hayatından pek de memnun değildir.Mike, 37, är inte nöjd med livet.
Hasip Aksu) Takvim Vur Kaç Saklan Herkes Memnun (feat.Vad än dig möter, käre vän (Urspr.
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?Vad är det som fascinerar dig?
Ben de çok memnun oldum."Än är jag glad."
Daniel Waters, Burton'ı memnun eden bir senaryo teslim etti.Daniel Waters levererade ett manus som gjorde Burton nöjd, vilket fick honom att regissera filmen.
Mustalik oğulları kabilesi, bu davranıştan dolayı memnun oldu, topluca İslamı kabul edip Müslüman oldular.Hon hade sedan ätit barnen med sina medbrottslingar och använt deras hår och ben till trolldom.
Norveçliler İsveç yönetiminden memnun kalmadılar.På jobbet är belgarna inte glada över svenskarnas prestationer...
Bundan memnun olsam da olmasam da, bu diğerlerinin hoşuna gitse de gitmese de...'Och oavsett om du gillar det eller inte, flickor måste tas hand om."
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Hans mamma vill att han ska träffa någon och leva ett normalt liv.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Och jag är nöjd med hur det blev.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.Och inte en enda människa såg glad ut!
Güneyde daha fazla memnunniyetsizlik ortaya çıktı.I stället uppfördes en större tillbyggnad i söder.
Bundan büyük memnuniyet duydum."Jag är så otroligt glad för det."
Boba Fett'te memnunlukla Sarlacc'ın midesine düşer.Men Boba Fett lyckades tack vare sin Mandaloriska rustning, ta sig ut ur Sarlaccs mage.
Opal bundan memnun olmaz.Bashō var inte tillfreds.
Carl, babasının geri dönmüş olmasından memnun bir şekilde ona sarılır.Карл, радіючи що батько повернувся, обіймає його.
İşinden hiç memnun değildir.Не відчуває задоволення від своєї роботи.
"Hepsi memnun".Усі: «Довольні».
Cuse "hiçkimsenin altı bölümlük devam süresinden memnun olmadığını" kabul etti.К'юз також висловив думку, що «ніхто не був задоволений розвитком подій шостої серії».
Warner, kardeşlerin şirketine kazandırdığı başarılardan çok memnundu.Войо дуже радіє зустрічі з братом.
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?Що робить мене щасливим?
Böylece herkes ihtiyacına göre olabildiğince memnun edilmiş olur.Тут ви дуже просто знайдете потрібну вам.
Ancak hayatlarından memnundurlar.Своїм життям вона абсолютно задоволена.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Селяни розповіли, що не згодні з таким рішенням.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Обрано споруду Прилуцької районної державної адміністрації.
Ben halinden memnun değildir.Я не був задоволений.
Kendi çabalarından memnun kalmayan Homer, Springfield'taki en büyük tehlikeyi ele alır: nükleer santral.Зрештою Гомер вирішує зайнятися головною проблемою — атомною станцією, найнебезпечнішим об'єктом Спрингфілда.
Fakat Hababam Sınıfı ise bu durumdan şikayetçi değildir ve aslında çok memnundur.Пляцу громада не мала відповідного під школу а втім і не рада була дати якийсь пляц.
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.Крім того, всі питають, чи не є це новим напрямком.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Молодий імператор справив на королеву величезне враження.
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Я певен, що Ти допомагатимеш нам.
Ben de çok memnun oldum.І я їм дуже задоволений.
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Я приймаю її із задоволенням.
Rusya içinse durum memnuniyet vericiydi.Відносини з Росією були складним.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, bu karardan memnuniyet duyduğunu açıklamıştır.Політичне керівництво країни висловило задоволення цим рішенням.
Fiyat/Verim açısından tüketiciyi gayet memnun edecek şekilde tasarlanmıştır.Завдяки хорошому відношенню ціна/якість автомобіль добре продавався.
Ancak bu durmdan herkes memnun değildir.Не всім у цьому світі комфортно.
"Sonuçtan herkes memnun".Якщо вас не цікавить результат».
Bu işten fazlasıyla memnun olan Padişah, askere sorar: "Dile benden ne dilersen?"Преподобний старець відповів: «Пам'ятай, чадо, кому ти даєш обіцянку і чиїм ти воїном хочеш бути.
Herkes memnundu.Усі були задоволені.
Seninle arkadaş olmaktan memnun olacağım.Я радітиму дружбі з тобою.
Memnun değildim.Я не був задоволений.
Memnun değildim.Я не була задоволена.
Memnun değil misin?Хіба ти не задоволений?
Kimsenin öldürülmediğine kesinlikle memnun oldum.Я дуже рада, що нікого не вбито.
Evet, memnuniyetle.Так, залюбки.
Ben kalmana memnun oldum.Я радий, що ти залишаєшся.
Senin için şarkı söylemekten memnun olurum.Я буду радий заспівати для тебе.
Antik çağda, tahıl hasadı yedi hafta sürerdi ve bu dönem memnuniyet zamanıydı.V biblických dobách trvala sklizeň obilí sedm týdnů a byla obdobím radosti a veselí.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Manželství nebylo od počátku šťastné.
Rusya'da bundan memnun değildi.Tady v Rusku se za to nikdo nestydí.
Kafamda bir vizyon var ve eğer gerçekleşirse çok memnun olacağım."Budu velmi potěšena pokud vize, kterou mám v mé hlavě, se stane skutečností."
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.Oba vypadají šťastně, ale uvnitř jsou zoufalí.
Kral Heinrich olaydan çok memnundur.Králi Jiřímu to však činí velké starosti.
Stewie bisikletten son derecede memnundur.Malý Charly touží po kole.
Jerry ağaçkakana yardım ettiği için memnundur.Rick se zdráhá pomoci svému sokovi.