Ana içeriğe geç
Sözlük

memnun ile cümle

memnun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom onu memnun etmeyi zor buldu.Фоме было сложно ему угодить.
Lezzetli yemekten memnun kaldık.Мы остались довольны вкусной едой.
O şu anki maaşından memnun değil.Он не доволен своей текущей зарплатой.
Tom memnun olmuş görünüyor.Том выглядит довольным.
Bence memnun kalacaksın.Я думаю, ты останешься довольным.
Bence memnun kalacaksınız.Я думаю, вы останетесь довольны.
Memnuniyetsizliğinin ne olduğunu açıklayabilir misin?Ты можешь объяснить своё недовольство?
Tom burada olduğuna memnun.Том рад, что ты здесь.
Seni görmekten memnunum, Tom.Рад тебя видеть, Том.
Hiç kimse memnun görünmüyordu.Все выглядели расстроенными.
O şirketin hizmetinden memnun değilim.Меня не устраивает сервис этой компании.
Kız arkadaşı olmayan tek kişi ben olmadığıma memnunum.Я рад, что я не единственный, у кого нет девушки.
Memnuniyetle lahana turşusu yerim.Я бы с удовольствием поел квашеной капусты.
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Я был бы весьма признателен Вам, если бы Вы довели эту Декларацию до сведения Сионистской федерации.
Allah her şeyin doğrusunu bilir ki; çok sevindik ve memnun olduk.И знаем мы твердо, что тот, кого вы изберете, будет угодным и Богу, и нам.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Горжусь тем, откуда я.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.Двор остался доволен таким развитием событий.
Theon Greyjoy (Alfie Allen) evine geri döner fakat karşılanmasından memnun değildir.Теон Грейджой (Альфи Аллен) возвращается на родину, но вопреки ожиданиям его никто не встречает.
Silifke'ye geldiğimden çok memnunum.«Я чувствую себя дома только когда я в Грейсленде.
Ben halinden memnun değildir.Разве ты не доволен?
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Я была рада помочь!
Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.Остался недоволен его результатом.
Firâkî'nin bu davranışı Şehzâde Bayezid'i memnun etmiş ve birçok bağışta ve ihsânda bulunmuştur.Он подверг её заключению, и с его позволения многие совершали над ней насилие.
Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir.Поучение в радости.
Antrenörüm ve takım arkadaşlarım benden çok memnunlar.С удовольствием передаю свои знания и опыт тренерам.
İlk sonuçda, Milpau seçildi, ama Emily memnun değildi.Конечно, начинать всегда трудно, но Елена согласилась.
İlk boşanma kilise çevrelerinde memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.Оба мужа находились в недопустимой степени родства с ней с точки зрения церкви.
Ancak durum halen memnun edici değildi.Однако пока она удовлетворена не была.
Figaro bu yeni odadan memnundur, fakat Susanna çok daha az memnun görülür.Фигаро нравится комната, но Сюзанна… Что с ней?
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.Неудивительно поэтому, что в числе вызванных в Москву для увещания оказался и он.
Kraliçe bu fevkalade çiçeklerin kendisini çok memnun ettiğini bildirdi.Принцесса осталась очень довольна всеми волшебными превращениями.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Подчиняется Костинскому территориальному управлению.
Bir Kırım Hanzadesi olarak Osmanlı'nın topraklarında gözetim altında tutulmaktan o da memnun değil...Он также не забывал о остававшимся под османским контролем своём родном Мецово.
Hüsrev, Herakleios'u Albanya'da rahatça dinlenmesinden memnun değildi.Вайсвайлер не чувствовал себя комфортно в Нью-Йорке.
Henry bu sonuçtan çok memnundur.Генри недоволен этим решением.
Bu işten fazlasıyla memnun olan Padişah, askere sorar: "Dile benden ne dilersen?"Удивлённый граф ответил ей: «Просите у меня, что вам будет угодно».
Ama Williams sonuçtan memnun kalmadı.Не удивительно, что EIC был недоволен исходом дела.
Matt Groening, bunlardan pek memnun kalmadı ve zamanla kullanılmamaya başlandı.Мэтту Грейнингу это сильно не понравилось и в конечном итоге они были убраны.
Ancak onu en çok memnun eden şey ise müziktir.Его единственным увлечением была музыка.
"Hepsi memnun".Все мы очень счастливы.»
Ancak hayatlarından memnundurlar.Она вполне довольная своей жизнью.
Sürekli babasını memnun etmek için uğraşır.Он постоянно выражает желание пообщаться с отцом.
Ancak yeni durumundan memnun kalacak kadar yaşamaz, iki yıl sonra ölür.Ему не довелось наслаждаться долго этим приобретением, поскольку он умер два года спустя.
Ancak, daha sonra Jackson aniden bu planı iptal etti çünkü performanstan memnun değildi.На самом же деле Джексон ничего не предпринял в этом направлении, в основном потому, что думал о наступлении.
Mehdi onun hizmetinden çok memnun oldu ve onu taltif etti.Мэгги слушает его с интересом и удовольствием.
Volskililer hundan hiç memnun olmamışlardır.Лишь голодные крокодилы недовольны финалом.
Bu olay Emevîlerden memnun olmayan Müslümanlar için bir kıvılcım oldu.При этом хроника ничего не сообщает о поражениях, которые в это время наносили астурийцам мусульмане.
Söylenenlerden memnun kalmayan binlerce kişi Dağlık Karabağ'a doğru yürümeye başlamıştır.Британцы не могли воспользоваться десятками своих орудий, остававшихся у подножия крутых холмов.
Brad, 40'lı yaşlarında bir profesördür ve hayatından pek de memnun değildir.Анна была на 4 года старше мужа и не разделяла его увлечений.
Misafir kutsaldır ve hiçbir memnuniyetsizliğine mahal verilmeyecek şekilde ağırlanır.Девушка привыкла жить в роскоши и ни в чём себе не отказывать.
Savaşı görüp ne düşündüğümü söyleyince, bir kez daha güneşe kendimi adayacağımdan dolayı memnun oldum.عندما حدث ورأيت الحرب، فإنني أقول ما أفكر فيه، فرحت لأنني سأكون قادراً على رؤية الشمس مرة أخرى.
Bu tutumuna rağmen, Bart bazen küçük düşmeye razı olabilir, eğer bu annesini memnun edecekse.وعلى الرغم من هذا الموقف فإن بارت أحياناً يوافق على الهبوط قليلاً وذلك إذا رحبت والدته بذلك.
Ben de çok memnun oldum.وإني لمسرورة بكل ذلك.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."إذا نحن أثنينا عليك بصالح " .
Allah her şeyin doğrusunu bilir ki; çok sevindik ve memnun olduk.نعوذ بالله من علم يصير حجة علينا."».
Oyundaki başarı göstergeleri pozitif bütçeyi korumak ve vatandaş memnuniyetini yüksek tutmaktır.ومؤشرات النجاح هي: الاحتفاظ بميزانية موجبة وسعادة المواطنين.
Eleştirilere "Herkesi memnun etmek çok zor, hatta mümkün değil.أجابت هاندا على هذة الانتقادات بهذا الشكل : " إرضاء الجميع شىء صعب جدا ، حتى أنه غير ممكن .
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.الاثنان يوافقان على بقاء علاقتهما، ولكن بدون استباق الأحداث.
Robert, kendisine pay edilen güçten memnun değildi ve babası ve kardeşleri ile şiddetli bir çekişmeye girişti.وقال أنه راض عن حصة الطاقة المخصصة له وتشاجر مع والده وإخوته بشراسة.
Amacı herkes değil mümkün olduğunca çok kişiyi memnun etmektir.إذا لم يكن ذلك ممكنا، فإن الهدف هو شمل أكبر عدد ممكن من الناس.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod