Ana içeriğe geç
Sözlük

memnun ile cümle

memnun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fiyat/Verim açısından tüketiciyi gayet memnun edecek şekilde tasarlanmıştır.La relación costo/beneficio es muy favorable.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Carter no estaba dispuesto a complacer a la gente...
Herkes memnundu.Tutti furono soddisfatti.
Hepimiz sistemden memnun olmadık.Nessuno di noi è contento del sistema.
Onların hepsi cevaplarınızdan memnun görünüyordu.Sembravano tutti soddisfattti dalle sue risposte.
Haber onu memnun etti.La notizia gli fece piacere.
Tom Mary'nin çalışmasından memnun olmaktan uzaktır.Tom è ben lontano dall'essere soddisfatto del lavoro di Mary.
O, sonuçtan memnun.È contento del risultato.
Onlar senin işinden memnunlar.Sono contenti del tuo lavoro.
Herkesi memnun edemezsin.Non puoi compiacere tutti quanti.
O memnun görünüyordu.Sembrava contento.
Bizimle kalmandan memnunuz.Siamo contenti che resti con noi.
Hâlâ mizah duygusuna sahip olduğunu gördüğüme memnun oldum.Mi fa piacere vedere che hai ancora il tuo senso dell'umorismo.
Siz memnun etmesi zor bir adamsınız.Siete un uomo difficile da compiacere.
Burada olduğuna memnunuz.Siamo contenti che tu sia qui.
Burada olduğunuz için çok memnunuz.Siamo molto felici che siate qui.
Bu sırada Sawyer, herkesin kendisinden daha çok Boone'dan nefret etmesinden memnun olmuştur.Sawyer è lieto che la gente odi Boone più di lui.
Ben de çok memnun oldum.Ed io ne ero contenta.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."A te dedichiamo tutte le nostre forze: a te dedichiamo la vita nostra e quella dei nostri figli!".
II. Mehmet bu görüşmelerden memnun olmasa da devam etmesine izin verdi.Anche se Mehmed II disprezzava queste trattative, li permise di continuare.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Io preferirei davvero che tu evitassi di andare in giro raccontando alla gente che ti ho parlato.
Ben çok memnun oldum." açıklamasını yaptı.«Beh, il più veloce è stato - dovrò spiegare.
Opal bundan memnun olmaz.Owen non ne sembra felice.
Gerçekten de Papa Gregarious da bu gelişmeden tamamiyle memnunsuz değildi.Tuttavia, questo procedere di papa Gregorio non convinse appieno.
Ama, karakterin filmdeki hali ile memnun olmadı, "bu tam olarak o değil.Comunque non fu soddisfatto del trattamento del personaggio nel film, pensando che "non era ancora lei.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Fu un matrimonio infelice fin dall'inizio.
Fakat bundan hiç de memnun değildir.E in fondo non gli dispiace.
Bundan memnun olmalıyız.E di ciò ci si deve accontentare.
Gauss bu başarısından o kadar memnun oldu ki, mezar taşına bir düzgün onyedigenin oyulmasını vasiyet etti.Fu così orgoglioso di questo risultato che volle che fosse inciso sulla sua pietra tombale.
Güneyde daha fazla memnunniyetsizlik ortaya çıktı.Solo nel sud la situazione risultò più tranquilla.
Böylece herkes ihtiyacına göre olabildiğince memnun edilmiş olur.Qualsiasi aiuto possa ricevere sarà apprezzato.
Ancak onu en çok memnun eden şey ise müziktir.Quello che però va a gonfie vele è la musica.
Odasını Josh' la paylasmak zorunda olan Drake ise bu konudan hiç memnun değildir.Drake si accorge di passare la maggior parte del tempo con Josh e la cosa lo preoccupa.
Ben çok memnunum.Sono veramente soddisfatto.
İşinden hiç memnun değildir.Ma non era ancora soddisfatto del lavoro.
Ama iki taraf da bu karardan pek memnun olmamıştır.Tuttavia era troppo legato a entrambi per prendere una simile decisione.
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)('Sembra che io non possa farlo') Il est possible qu'il vienne.
Ancak durum halen memnun edici değildi.La situazione comunque non si placò.
"Hepsi memnun".È contento."
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Gli storici concordano sul fatto che un simile appellativo sia stato del tutto meritato.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Il singolo Why Does It Always Rain on Me è stato il primo grande successo.
Hande Yener de bu durumdan memnunsa, ortada sorun yok demektir.Se tanti giovani alla deriva si rivolgono a lui , non è certo negativo.
Lana ve Rusev, bundan memnun kalmadı.Fortunatamente, Wyatt e Rufus non sono soli.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.In tribunale, si dichiarerà colpevole e sarà condannato a 5 anni di reclusione.
O benim şirketimden memnundu.Она была рада моей компании.
Onu memnun etmek zordu.Его было сложно удовлетворить.
Tabi ki, memnuniyetle.Конечно, с удовольствием.
Elbette, memnuniyet duyarım.Конечно, с удовольствием.
Memnun kalmadılar mı?Разве они не были довольны?
Ben restoranın servisinden memnun değilim.Я не доволен обслуживанием в ресторане.
Şimdi memnun musun?Теперь ты доволен?
Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.Моему нынешнему начальнику трудно угодить.
Yeni evimden tamamen memnunum.Я вполне доволен своим новым домом.
Mary bu gece gelmezse, Tom'un memnun olacağına bahse girerim.Бьюсь об заклад, что Фома будет доволен, если Маша не припрётся сегодня ночью.
Başarınızdan memnunum.Я рад вашему успеху.
Onlar beni gördüklerine memnun oldular.Они были рады меня видеть.
İşimden memnun değilim.Я недоволен своей работой.
O, haberi duyduğuna memnun oldu.Он был рад услышать эти новости.
Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.На его лице появилось выражение удовлетворенности.
Yeni arabadan memnundu.Он был доволен новым автомобилем.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod