Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.後に延徽は郷里を懐かしんで後唐に逃げた。
Medrese Yesevi Vakfı tarafından restore edilmiş ve Türk el sanatlarının hizmetine verilmiştir.モーニッケの墓は日本の医学史学会の協力で復元された。
Ancak çeşitli nedenlerle medrese günümüzde kapalıdır.ただし現在は諸事情により休学中である。
Bu medreselerden bir tanesi ise Kelemyenice Medresesidir.また、これを行う者は偽善者とよばれる。
Kazan'da Kulboyu Medresesi'nde öğrenim gördü.東大では尾上柴舟に学んだ。
Bu görevi sürdürdüğü sırada "Medresetü'l-kuzzat"a üç yıl devam etti.『神との対話』はこのようにして始まり、3年続いた。
Medrese ve Mekteb-i Nüvvâb mezunudur.ミリタリー&メカオタク。
Günümüzde ise medreselerin çoğu harap durumdadır.その多くが、現在では故人となっている。
Şir-Dor Medresesi'nin yazıtları.勘違いドタバタコメディ。
Kırmızı tuğlalardan yapıldığı için "Medresetul Hamra" olarak adlandırılır.本人いわく「赤さそり」では、そうやって作っていたとのこと。
Bu medresede, Şehit Ragıb Harb gibi ünlü alimler yetişmiştir.在古典时期该地曾以盛产高品质的椰枣而知名。
Ardından Beyazıt'taki Muradiye medresesine gider.轉到NOAH後則以白色為主。
Medresetü'l-Hattatin'de tezhip ve ebru öğrendi.他在书店找到了夏道行的《π和e》。
Nasrullah Medresesi'ne iki yıl devam ederek Arapça ve Farsçasını ileri bir seviyeye taşıdı.兩年後,清國將領施琅於澎湖海戰中大敗劉國軒,鄭克塽詔告降清,結束了三代延平王於南台灣的統治。
Medreselerin gelir kaynakları esas olarak vakıflardan sağlanırdı.皇室的收入来源主要是股票投资。
İlkokul ve Medrese mezunudur.與美和同賜歸。
Daha sonra camilerin himayesinde medreseler artmaya başladı.接著各女孩到髮型屋進行大變身。
Fethettiği yerleri cami ve medreselerle süsleyip, mümtaz ilim sahipleri ile şenlendirdi.朱学以格物致知,陆学以明心,吕学则兼取其长,而复以中原文献之统润色之。
Vakfıye defterlerine göre ise kayıtlı on bir tane medrese vardı.注的主要作者,能明確者有十位。
Cedidiye'nin önemli temsilcilerinden ve ilk Cedidi (Terakkici) medrese kurucusudur.賀循,字彥先,晉朝名儒,於唐《晉書》有傳。
Nizamiye medreseleri devlet parasıyla yaptırılmıştır.其它地块是通过政府行为收购的。
Medresesiyle namlı Karacahisar.” faydalanabilmektedir.’黄遣人往验,果然!由是复使用之”。
Medrese terktir.甲戍會試。
Tukay medresede okurken şiirler yazmaya başladı.这时,惠特曼开始着力写诗。
Mektebin öğretmenleri medrese eğitimi almış kişilerden seçilirdi.此時認顯如的長子教如為自己的養子。
Bu medreselerden bir tanesi ise Kelemyenice Medresesidir."이것들 중의 하나는 아주 어렸을 때부터 나에게 익숙하다.
Bu medresede, Şehit Ragıb Harb gibi ünlü alimler yetişmiştir.라고 주장하였으며 초 국제주의적인 이러한 발언을 기반으로 하여 시작된 사상운동이다.
Medreseye girişte sağda mescidi bulunmaktadır.공급곡선은 우상향(右上向)한다.
Kadızade Rumi bu medreseye başkanlık etmiştir.커뮤니티에서의 이 자리가 나를 리더로 만들었습니다.
Çevresinde medresenin bölümleri bulunur.캐치카피는 당신 주위에 스파이가 있다.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.그 후 오공들과 동료가 되어, 거북선인에게 입문하여, 무도가로서 성장한다.
Kurulması ve imarı için çalıştığı dergâh ve medreselerden bir asır boyunca binlerce âlim ve veli yetişti.5월에는 서신으로 추만 정지운(鄭之雲)과 천명도(天命圖)에 대해 논하였다.
Semtte kendi adına bir cami, bir medrese, bir de sübyan mektebi inşa ettirdi.만년에는 진흥왕 자신도 출가하여 법운(法雲)이라 이름짓고 수도하였으며, 왕비도 영흥사(永興寺)에 들어가 여승이 되었다.
Birçok medresede müderrislik yaptı.그들은 많은 양의 서신을 교환했다.
Fatih medreseleri yapılınca cami olmuştur.조비가 허창(許昌)으로 행행할 때에도 두기는 유수하였다.
Medreselerde haftanın beş günü ders verilir, salı ve cuma günleri tatil olurdu.שבוע הלימודים הוא בן חמישה ימים, מיום שני עד יום שישי.
Medrese tahsili almışlardır.ושמרתם את המצות.
Pirpaşa Medresesi'nin günümüze sadece kalıntıları ulaşabilmiştir.רק שרידים נותרו מעבודותיו של צאו צאו.
Medreseler yetersiz kalıyordu.חסידיו היו מועטים.
Babası onu Kuran-ı Kerim öğrenmesi için yerel bir medreseye gönderdi.הוריו שלחו אותו ללמוד לשלוט ברגשותיו אצל מומחה וולקני.
Selçuklu döneminde ortaya çıkan medreseler Osmanlı döneminde en yüksek seviyesine ulaşmıştır.הבחירות נערכו כשהשפל הגדול נכנס לשנתו השמינית.
Şehzade Medresesi mezunudur.בבחרותו נסמך לרבנות.
Eğer, medrese ve şuursuzluk devam etmiş olsaydı, Araplığın Anadolu içlerine kadar gireceğine şüphe yoktu.לו הוסיפו המדרסות להתקיים, לו נמשך היעדר התודעה, אין ספק כי הערביוּת הייתה מחלחלת לתוככי אנטוליה.
Bir süre sonra Irak’ın Necef kentine gitti, orada 8 yıl medreselerde eğitim gördü.בדרכו לא"י עבר במזרח אירופה להיפגש עם בני משפחתו אותם לא ראה שמונה שנים.
Külliyenin iki kollu medresesi on bir odalıdır.לראשו שני מחושים בעלי עשרה מקטעים.
Konya Ziyaiye ve İrfaniye medreselerini bitirdi.הוא משתף אותה בבעיותיו עם עפרה ואירית.
Çeşmeler medreselerin su ihtiyacını karşılamak için yapılmaktaydı.Постоянноживущите са изградили сондаж, за да задоволяват нуждите си от вода.
Medreseler yetersiz kalıyordu.Валежите са недостатъчни.
Medrese bilindiği kadarıyla 3 kere yıkılmıştır.Изографисвана е на три пъти.
Nizamiye medreseleri devlet parasıyla yaptırılmıştır.През това време подобни паркове са изграждани с държавни средства.
Gazanfer Ağa MedresesiДенар на Гай Вибий Панза
Günümüzde ise medreselerin çoğu harap durumdadır.Днес повечето са в окаяно състояние.
Daha sonra medresede bir müderris olarak çalıştı.След това работи и като уеб камера модел.
Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki görevini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti.Газали напуска службата и семейството си, подарява собствеността си на бедните и през 1095 г. напуска Багдад.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.Сега вече за Каварадоси няма изход.
Medresenin 15 öğrencisi olmuştur.Колегията на фламиниите имала 15 члена.
Tillâ-Kârî Medresesi Camii'nin mihrap süslemeleri.За дяда Панайота нека кажат сливенци.
Büyük Selçuklular, kendilerinden önce var olan medreselerde öğretimi sürdürdüler, ama bununla yetinmediler.Ujedno su i prvi izvanzemaljski predmeti koje je čovjek dotakao, a da pritom nije bio toga svjestan.
Zincirli Medrese'de ders verdi.Žmak došao učiteljevati u Medulin.
Bir dönem medrese olarak da kullanılmıştır. ^ GörsellerJoš prije stotinjak godina korištena je kao sredstvo za smirenje - tkz. laktukarij.