Böylece İstanbul'da ilk Dârü'l-Hadis medresesi kurulmuştur.Njegovom zaslugom osnovan je prvi gudački kvartet u Srbiji.
Ancak caminin yakınındaki Gazi Süleyman Paşa Medresesi’nin 1322 yılında yapıldığı bilinmektesir.Stara džamija, kupatilo i Medresa Sulejman paše su izgrađeni 1322. godine.
Tukay medresede okurken şiirler yazmaya başladı.Knjigu je počeo pisati pjesnik Dakiki.
Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur.Oblik falusa se primijenjuje i u arhitekturi.
11 yaşında medresede eğitime başladı.Zanimljivo je da je sa 11 godina počeo trenirati rukomet.
Karşı tarafında bir medresesi bulunmaktadır.Jej opakom je odvrátená strana.
Medreseler yetersiz kalıyordu.Prídely boli nepatrné.
Külliyenin medreseyi de içerisine alan diğer bölümleri restorasyona alınarak 2015 yılında tamamlanmıştır.Komplex pozostáva aj z ďalších obytných objektov vo výstavbe do roku 2015.
Yılancık Medresesi eski bir yapıdır.Je to starobylá forma radu mäsožravce.
Medrese bugün restoran olarak kullanılmaktadır.Danes se objekt uporablja kot restavracija.
Şu anda hala bu medreseler üniversite öğrencileri tarafından kullanılmaktadır.Člani zbora so še danes študentje te univerze.
Günümüzde bazı medreseler harap durumdadır.Danes so vsi osmerokotniki v razsulu.
Medresesi ve tekkesi günümüze kadar ulaşamamıştır.Obsega in mehkobe njegovega glasu do danes ni dosegel še nihče.
Sadece medresenin kalıntıları bugüne gelmiştir.Gorjanov čas šele prihaja.
Zamanla sayıları artmış ve 15. yüzyılda Edirne'deki Darülhadis en önde gelen medrese konumuna gelmiştir.Posesti mesta Cremone so bile v zgodnjem petnajstem stoletju večje od današnje pokrajine Cremona.
1924 yılında medrese kısmı kapatılmıştır.1924 m. kasykla buvo uždaryta.
İstanbul İbrahimpaşa Medresesi mezunudur.Talentingasis Kipro Petrausko amžininkas.
İstanbul'da Molla Gürânî Medresesi'ne müderris oldu.Korėjoje prasidėjo Mumunų keramikos laikotarpis.
Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur.Mečetėse knygą privaloma laikyti šalia Korano.
Küçük Ayasofya Medresesinde tahsiline devam etti.Prieš išvažiuodamas jis parašė Petit Testament (Mažąjį Testamentą).
1921 yılında Darülfünûn'un Edebiyat Medresesi Felsefe Şubesine girdi.1921 m. subrandino sukinio idėją.
1924 yılına kadar medrese olarak kullanılmıştır.Tuletornina kasutati seda 1924. aastani.
Cami avlusunda medrese odaları ile kütüphanesi bulunur.Raamatukogus on kaminaga kammersaal.
Kürt talebelere Kürtçe eğitim vermek için Medrese kurdu.Nad palusid Kalevipoega õigust mõistma.
Medresenin 15 öğrencisi olmuştur.Pulitzeri preemia on saanud 15 Harvardi üliõpilast.
Cemil Bey, medrese öğrenimi gördü.J. E. Gray õppis arstiteadust.
Bir süre Narman medresesinde okumuştur.Mõnda aega õppis medreses.
1903’te medresenin öğrenci sayısında artış meydana gelmiştir.Aastal 1903 hakkas ühes mõisa häärberitest tegutsema kool.
Daha sonra da medreseye götürüyor그 다음 우릴 마드라사에 데려갔어요.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Apoi ne iau la o madrassa şi ne învaţă lucruri din Coran.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Dan brengen ze ons naar een madrassa en leren ons dingen uit de Koran.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Dann nehmen sie uns mit in die Koranschule und lehren uns den Koran.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Depois levam-nos à madrassa e ensinam-nos coisas do Alcorão.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Lalu mereka membawa kami ke madrasah dan mengajar kami hal-hal dari Al Quran.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Luego nos llevan a una madrassa y nos enseñan acerca del Corán.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Pak nás vezmou do madasy a učí nás věci z Koránu.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Poi ci portano in una madrassa e ci impartiscono gli insegnamenti del Corano.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Potem zabrali nas do medresy i nauczali nas Koranu.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Potom nás vezmú do školy a učia nás veci z Koránu.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Puis, ils nous emmènent à une école coranique et nous enseignent des choses du Coran.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Rồi họ đưa chúng tôi đến một Madrassa và dạy chúng tôi những thứ lấy từ Koran.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Utána elvisznek minket egy medreszébe és a Koranból tanítanak nekünk.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Έπειτα μας πηγαίνουν σε έναν μεντρεσέ και μας διδάσκουν πράγματα από το Κοράνι.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.После ни водят в медресе и ни обучават на неща от Корана.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Потом нас забирают в медресе и обучают Корану.
Daha sonra da medreseye götürüyor Kuran'dan birşeyler öğretiyorlar.Тоді вони забирають нас у медресе та навчають речей з Корану.
Daha sonra da medreseye götürüyorאחר כך הם לוקחים אותנו למדרסה
Daha sonra da medreseye götürüyorثم يأخذوننا إلى المدرسة
Daha sonra da medreseye götürüyorコーランの内容について教えるんだ
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Am luat legătura cu un copil din Swat care a studiat într-o madrassa ca aceasta.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Fiz contacto com uma criança de Swat que estudou numa madrassa (escola islâmica) como esta.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Ich habe ein Kind aus Swat kennengelernt das eine solche Koranschule besucht hat.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Ik legde contact met een kind uit Swat dat in dit soort madrassa studeerde.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.J'ai pris contact avec un enfant de Swat qui a étudié dans une école coranique comme ça.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Kapcsolatba léptem egy swati gyerekkel, aki egy ilyen medreszében (vallási iskola) tanult.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.저는 이렇게 마드라사에서 공부하는 스와트 출신의 아이와 만남을 가졌습니다.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Nadviazala som kontakt s chlapcom zo Swat (provincia Pakistanu), ktorý študoval v škole ako je táto.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Nawiązałam kontakt z dzieckiem ze Swat, które uczyło się w takiej medresie.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Saya menghubungi seorang anak dari Swat yang belajar di dalam madrasah seperti ini.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Sono venuta in contatto con un ragazzino di Swat che ha studiato in una madrassa come questa.