Ana içeriğe geç
Sözlük

medrese ile cümle

medrese kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Büyük Medrese".G. Grămadă.”.
1921 yılında Darülfünûn'un Edebiyat Medresesi Felsefe Şubesine girdi.În primăvara anului 1959 l-a cuprins brusc dorul de literatură.
Medrese, “Sultaniye Medresesi” olarak anılırdı.Kasztner și-ar fi „vândut sufletul diavolului”.
Karşı tarafında bir medresesi bulunmaktadır.În opoziția acestuia este faqīr.
Bu dönemde Basra ve Kufe okulları ile Nizamiye medreselerinde dilbilim çalışmaları yapıldı.A korszakra a nyelvészetben már kiforrott a baszrai és kúfai nyelvészeti iskolák ellentéte.
Konya Karahafız Medresesi mezunudur.Savasságánál fogva kedvezőtlen a fejtetű számára.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.Az ehhez kapcsolódó folyosóról nyílnak a szobák.
Medrese tahsilini Uşak`ta bitirdikten sonra köyünde çiftçiliğe dönmüştür.Leszerelése után visszament falujába, parasztgazdának.
Halkının üzerinde bu medrese kültürünün etkileri fark edilir.Ezekben erősen érezni az afrikai kultúra hatását.
Tukay medresede okurken şiirler yazmaya başladı.Pohlin hatására kezdett el verseket írni.
Öğrenimine mahalle okullarında başlamış, Bayezid Medresesi'nde devam etmiştir.Iskoláit szülőfalujában kezdte, majd Vajánban folytatta.
Medrese hocalığına ilaveten ilköğretim müfettişliği yaptı.A kisérleti telekre én adtam neki az eszmét.
Şehzade Medresesi mezunudur.Az Óváros nyomornegyed lesz.
Medrese Osmanlı'da eğitim İhsanoğlu, Ekmeleddin (2002).Felesége Osztolykán Ágnes politikus (2002-).
Medrese başına ortalama bir hoca vardı.Fejjátéka is átlagon felüli volt.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.A névadó Neumünsterből azonban mára semmi sem maradt.
1924 yılında medrese kısmı kapatılmıştır.Vuonna 1924 kihlakuntajako lakkautettiin.
Burada bir müddet Bayezid Medresesine devam etmiştir.Hän jatkoi työskentelyä siellä jonkin aikaa.
Medreseyi Digor’da okudu.Leijona nähty Miettilässä.
İki medreseden de geriye kalan tek harap olmamış yapı çeşmeleridir.Se on toinen kahdesta yhä vahingoittumattomana säilyneestä rakennuksesta.
"Küçük Medrese".«Μικρή Δοξιπάρα».
Sadece medresenin kalıntıları bugüne gelmiştir.Μόνο τα ερείπια του μεντρεσέ παραμένουν και σήμερα.
1573 yılında yaptırılmıştır ve Kıbrıs'taki ilk medresedir.Ανεγέρθηκε το 1573 και αποτέλεσε τον πρώτο μεντρεσέ στην Κύπρο.
1924 yılına kadar medrese olarak kullanılmıştır.Χρησιμοποιήθηκε ως τζαμί μέχρι το 1924.
Günümüzde sadece cami kısmı kalmıştır.) - “Kolhisar Medresesi“ (Cami ve medrese şeklindedir.LM (Ταταρικά)(στα Ταταρικά) «Ğäziz Älmöxämmätev/Газиз Әлмөхәммәтев».
Daha sonra Adliye Medresesi'ne devam ederek buradan icazet aldı.Από εκεί και έπειτα τηρήθηκε γραμμή συγκάλυψης της υπόθεσης.
Fakat hangi medreseye, ne zaman gittiği ve kimlerin hocası olduğu bilinmemektedir.Δεν υπάρχει καταγραφή ως προς το πού έλαβε την εκπαίδευσή του ή με ποιους Δασκάλους σπούδασε.
Daha sonra Bağdat'a gidip Nizamiye Medreseleri'nde öğrenimini tamamlamıştır.Στη συνέχεια πήγε στη Βαγδάτη για να συνεχίσει εκεί τις μελέτες του.
Medreselerin gelir kaynakları esas olarak vakıflardan sağlanırdı.Venturekapital finder oftest sted via fondsinvesteringer.
Medresede okuyan öğrenciler, darüşşifadaki uzman hekimler yanında yetiştirilmekteydi.Blindeinstitutter og blev opdraget sammen med andre blinde.
Daha sonra Medreset'ül Kuzat'a girdi.Kort efter viste han sig ved Kurehas hus.
Medreseye girişte sağda mescidi bulunmaktadır.Leggknoklene til mennesket (høyre ben sett forfra).
Daha sonra medresede bir müderris olarak çalıştı.Deretter virket han som sjelesørger.
1573 yılında yaptırılmıştır ve Kıbrıs'taki ilk medresedir.Berasal dari tahun 1375, dan yang paling bagus didekorasikan.
Bu medresede, Şehit Ragıb Harb gibi ünlü alimler yetişmiştir.Dia memulai geraknya sebagai seorang tokoh (lokal) Betawi.
Bu, aşk medresesinin derslerinden bir meseledir.Berisi pengajaran mengenai kasih.
Medreselerde haftanın beş günü ders verilir, salı ve cuma günleri tatil olurdu.Siswa belajar selama lima hari dari hari Senin sampai hari Jumat.
Rüştiye ve Medrese bitirmiştir.Demikian pula (untuk) puasa dan salatmu.
Ayrıca camiin yanında bir de medrese bulunmaktadır.Selain itu juga ada Hoikuen (day care).
Medrese tahsilini Uşak`ta bitirdikten sonra köyünde çiftçiliğe dönmüştür.Setelah diletakkan di dapur, kakek kembali ke ladang.
Bu caminin yanında bir külliye bulunup burada bir medrese ve kendinin mezarı olan türbesi bulunmaktadır.Terdapat sebuah pohon asam bersebelahan makam itu, dan dikatakan setua makam itu sendiri.
İznik Medresesi müderrislerinden Tâceddin Kurdî’nin kızı ile evlenmiştir.Ia menikah dengan Ummu Haram binti Milhan al-Anshariyyah, serta meninggalkan beberapa keturunan.
Ardından çeşitli medreselerde müderrisliğe başladı.Demikian seterusnya hingga timbul rangkaian beberapa akibat.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Jasadnya diangkat dari telaga, lalu disempurnakan sebagaimana mestinya.
1904'te medrese eğitimini tamamladı ve 1906 yılında icazetini aldı.Dalam waktu satu tahun, Deventer berhasil menyelesaikan tugasnya (1904).
Uluğ Bey Medresesi'nin yatay piştakları.Kamus Saku Kedokteran Dorland.
Fatih medreseleri yapılınca cami olmuştur.Thệ (誓): lời thề, khi dụng binh tức là bài hịch.
"Büyük Medrese".“Dám Nghĩ Lớn”.
İznik Medresesi müderrislerinden Tâceddin Kurdî’nin kızı ile evlenmiştir.Kết hôn với Trịnh Hiển Tổ (鄭顯祖), con trai của Văn Thành công Trịnh Lân Chỉ (鄭麟趾).
Vefatı 1434 senesinde olup kabri medrese içindedir.Huyện Basti có diện tích 3034 ki lô mét vuông.
Bu medresenin kitabesi varsa da kaybolmuştur.Theo Dương Quảng Hàm, sách này đã thất lạc.
Ayda bir kere bile medreseye varmayan müderrisler türemiştir.Mỗi tháng sẽ tiến hành đổi phiên một lần.
Medrese 1965-1966'da tamir edilmiş ve müze haline getirilmiştir.Giữa năm 1955 và 1966 nó được xây dựng lại như một bảo tàng.
Kuzeyinde bir medresesi vardır.Có một lứa ở đông bắc.
Medreselerin kapatılmasından beri medrese olarak kullanılmamaktadır.清浄までは幕末以来使っていなかったという。
Medreseye girişte sağda mescidi bulunmaktadır.清右衛門(せいえもん) 戯作者(モデルは曲亭馬琴)。
Bir gün medreseye birisi gelerek; “İsmim Şüca-i Karamani’dir.卜部亮吾:「卜部亮吾侍従日記」がある。
Medreselerin gelir kaynakları esas olarak vakıflardan sağlanırdı.これらの部隊の兵士らに支払われる給料は、基本的に現金によるものであった。
Baba ve atalarını izleyerek ilmiye mesleğine girdi; müderris (medrese hocası) diploması aldı.直後に父と小樽へと向かい、そこで姉妹から今際の際での話を聞かされた。
Medreselerin sayısı zamanla artmış, bunun yanında mektepler de kurulmuştur.十手(實手) 時代が進むにつれ用途に合わせ様々な形状や大きさが考案された。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod