Ana içeriğe geç
Sözlük

medrese ile cümle

medrese kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Öğrenimine Medreset-ül Kuzat’ta (Kadı mektebi) devam etti.Ook maakte hij zich sterk voor (hoger) onderwijs aan hen.
Ne gariptir ki böyle bir medresenin varlığına tarih içinde de rastlanmamaktadır.Het is geen wonder, dat men het in zo’n omgeving nooit eens wordt met elkaar.
Bu tür medreseler genel olarak üç gruba ayrılabilir.Deze kapitalisten kunnen in drie groepen worden ingedeeld.
Bugün medresenin yerinde yeni inşa eidlen bir Cami bulunmaktadır.Op dit moment is op de plaats van Kareol een nieuw appartementengebouw gesticht.
Kürt talebelere Kürtçe eğitim vermek için Medrese kurdu.Hij spoorde de sansculottes aan om de Conventie een lesje te leren.
İbn Battuta'ya göre geldiğinde, Hanefi ögretisini öğretmekte olan bir medrese bulunmaktaydı.In Bad Bentheim hoopten zij genezing te vinden voor hun voetjicht (podagra).
Medrese bilindiği kadarıyla 3 kere yıkılmıştır.Susa is ten minste driemaal vernietigd in haar historie.
Muğla'da Kadı Mescidi olarak bilinen medresede ders okutmuştur.Bliskoć jest ten, który mię usprawiedliwia.
Bu dönemde Horhor Medresesi'nde de talebelerine ders vermekte olduğu da eserlerinde anlatılmaktadır.W tym czasie uczą się od niej.
Fatih medreseleri yapılınca cami olmuştur.When Hualalai Turned Viscous (ang.).
Medresede dersler sabah ve ikindi namazı sonrası olmak üzere iki aşamada işlenirdi.Poniżej znajdują się dwa posągi: Zmierzch i Jutrzenka (Poranek).
Medrese eğitimine Gediz'de başladı.Hildebrandt treningi rozpoczął w Hedensted IF.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Następnie pokazała mu jego świece, z której został już ledwo ogarek.
İlk eğitimini medrese öğretmeni olan babasından aldı.Pierwsze nauki pobierał u ojca – nauczyciela.
Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur.Kiszki faszynowe mogą być przygotowywane w pobliżu miejsca wbudowania.
Kütüphanenin taşınmasından sonra Bayezid Medresesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.Odnowienie biblioteki po wznowieniu działalności kolegium było możliwe dzięki darowiznom.
Uluğ Bey Medresesi'nin iç ayrıntıları.Odpowiedzi na pytania Vittorio Messoriego.
Medreselerin gelir kaynakları esas olarak vakıflardan sağlanırdı.Środki finansowe na działalność organizacji pochodziły głównie od anonimowych darczyńców.
Osmanlılar döneminde kütüphaneler genellikle medrese bünyelerinde yer alan Medrese Kütüphaneleridir.Aby zaspokoić potrzeby czytelników bibliobusy najczęściej jeżdżą w okresie wakacji.
Burada katiplik görevinde bulundu ve medrese hocalığı yaptı.Objął mandat radnego powiatu i został wicestarostą.
Ayrıca İstanbul'da Aksaray Medresesi'nde öğrenim gördü.Jak twierdzi, studiował także bankowość w Szwajcarii.
Böylece toplumda bir “mektep-medrese ikiliği” doğmuştu.Z jego inicjatywy powstał dwutygodnik katolicki „W Rodzinie”.
Öğrenimine Medreset-ül Kuzat’ta (Kadı mektebi) devam etti.Qolşärif lub Qol-Şärif), który w nim nauczał.
Medreselerin dışında da ülkenin çeşitli yerlerinde kurulmuş kitaplıklar bulunuyordu.Sin erfarenhet av dem har han redovisat i boken These from the land of Sinim.
Büyük Medrese, Lefkoşa'da bir medrese.För andra betydelser, se Sgùrr na Lapaich.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.Vad gömmer sig i maktens korridorer?
Belki de bunda iyi bir medrese tahsili görmemesinin de bir katkısı bulunmaktadır.Det kanske finns ett bättre sätt att hantera felbeteenden på?
Çeşitli medreselerde müderrislik yaptı.De uttryckte tilltro i varierande grad.
16 hücreli medrese yapısı caminin batısındadır.16 loger finns högst upp vid den västra läktaren.
Karşı tarafında bir medresesi bulunmaktadır.Ett alternativ är att man ligger sida vid sida.
Daha sonra medresede bir müderris olarak çalıştı.Han förvandlades senare till ett växtliknande mutantmonster.
Günümüzde bazı medreseler harap durumdadır.Många fägator är i dag i dåligt skick.
Yeni bir "talebe-i ülum" (medrese öğrencileri) gösterisi hazırlıklarına geçilmiştir.Man tillverkade den välkända cykeln "Fram".
Medrese, “Sultaniye Medresesi” olarak anılırdı.Bland fellāherna kallades han "den rättrådige sultanen".
Aynı zamanda 16 yıl boyunca Sadıkıyye Medresesi'nde hocalık yaptı.Han hade då redan 16 tjänstgöringsår som livgrenadjär.
Başlıca eğitim kurumları medreselerdi.Man kunde nu läsa in grundskolekompetens.
Önceki medresenin kemerli girişinden başka bir şey kalmamıştır.Від старого елеватора нічого не залишилося.
Zamanla artan kitaplar medreseye sığmaz oldu.Самвидавні книги не приймаються до розгляду.
Buhara medreselerinde eğitim aldı.Там він викладав будову машин.
Mevlid metni değişik zamanlarda birçok medrese alimi tarafından el yazması olarak çoğaltıldı.З часу заснування неодноразово переходив з рук в руки різних володарів.
Kapanmanın arkasında hep medrese baskısı olmuştur.Через замокання завалилось склепіння пресбітерія.
Konyalı medresenin mektebin altında olduğunu söyler.Змій думає, що той щось приховує ...
Başkale'de kendi parasıyla kurduğu medresede 29 sene talebe yetiştirdi.29 років наполегливої праці дозволили йому заробити на приватний будинок.
Medresenin Kovacılar Caddesi'ne bakan kısmından küçük bir avluya girilmektedir.Роклін прибуває до невеличкого містечка на шляху до своєї служби.
Süleymaniye Darüşşifası ve Tıp Medresesi'nde başhekimlikle görevlendirildi.Сальмонельоз становить серйозну медичну і соціальну проблему.
Medreseye girişte sağda mescidi bulunmaktadır.Ústí zprava do Čulymu (povodí Obu).
Hâletî, iyi bir medrese tahsîli görerek yetişti.A bilanci si vylepšil i po tomto utkání.
Sonradan Yıldırım Medresesi'ne tayin etti.Následně zamířil do Jiskry Domažlice.
Nizamiye medreseleri devlet parasıyla yaptırılmıştır.Svaz invalidů byl finančně napojen na stát.
Bu tarihte 47 öğrenci medresede öğrenim görmektedir.V tomto případě našlo správné řešení 37 % studentů.
Önce Başkale'de ağabeyinin medresesinde ders verdi.Na housle ho zpočátku učil bratr.
Külliyenin iki kollu medresesi on bir odalıdır.Jako dvoudomá rez potřebuje dva hostitele.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Ten si odplivl a z jeho sliny vznikl Šu (bůh vzduchu) a Tefnut (vlhkost).
Babası onu Kuran-ı Kerim öğrenmesi için yerel bir medreseye gönderdi.Otec ho dal vyučit kupcem v Brně.
Orta ve Medrese mezunudur.Pravěk a středověk Ždánicka.
Üç sene Ferhâdiye Medresesinde müderrislik yaptı.Tak skončila jeho tříletá očista.
Ana madde: Cami Dâru’l‐Kurra ve Dâru’l‐Hadis medreselerinin birçoğu camilerde açılmışlardır.O Hromnicích anebo okolo Hromnic jistá zima bývá; odkudž mnozí chtějí, že jest toho času polovice zimy.
Medrese bilindiği kadarıyla 3 kere yıkılmıştır.Pentru bravura sa a fost decorat de trei ori.
Medrese dönemin bir külliye içinde yer almayan bağımsız kurumlarındandır.Ea reprezintă diviziunea care are loc fără fus de diviziune.
Günümüzde bazı medreseler harap durumdadır.În acest moment există persoane aflate sub dărâmături.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod