İmparatorluğu yıktıktan sonra kendini meditasyona verir.Det är han som återupphåller världen genom meditation.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Han studerade meditation, yoga och metafysik och läste om olika religioner.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.Це місця для медитації.
Yoda meditasyon ile Qui-Gon Jinn’in ruhu ile iletişim kurabiliyordu.Зрештою, стало ясно, що Йода перебував у контакті з духом Квай-Гона.
Meditasyon düşüncesiz farkındalık konumudur.Вітчизняна медицина вважає мене безнадійною.
Biz meditasyon yapıyoruz.Ми медитуємо.
Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur.Ve volném čase se věnuje veřejným meditacím.
Râbıta Meditasyon Tefekkür ne demektir?Jestliže je to již zjevné, k čemu meditace?
Dövüş sanatları, meditasyonun bir dalı olarak görülebilir.Vnímej svou práci jako meditaci.
Bu sayma meditasyonuna susokukan adı verilir, ve çeşitli varyasyonları vardır.Pohyb bakterie se nazývá taxe a může mít mnoho forem.
Böylece felsefe kitapları okudu ve meditasyona başladı.Takže jsem si vzal bibli a začal číst.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.Jejich účelem je usnadnit meditaci.
Dhyana ("Meditasyon"): Meditasyon nesnesinin doğası üzerine yoğun tefekkürdür.(7) Dhyana ("Meditația"): Contemplarea intensă si neintrerupta asupra obiectului meditatiei.
Meditasyon yapar ve oruç tutar.Scrie și dă meditații.
Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur.În plus conferențiază și în domeniul meditației.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.Călugărul a explicat faptul că meditația este motivul pentru care acest fenomen este posibil.
Burada yedi hafta yedi farklı noktada meditasyon yaparak aydınlanma deneyimini düşünür.Hét hetet töltött hét különböző helyen a közelben, hogy meditáljon az élményén.
Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur.Amíg ez nem történik meg, addig meditációs állapotba kerül.
Dövüş sanatları, meditasyonun bir dalı olarak görülebilir.Ezek a képek meditációs objektumok.”
Vipassana, kökeni Gautama Buddha'ya atfedilen en eski meditasyon tekniklerinden biridir.Vipassana on vanhimpia buddhalaisuudessa tunnettuja meditaatiotekniikoita.
IMS'de rehber öğretmenlik yapmakta, içgörü inzivaları ve şefkat (metta) meditasyonları düzenlemektedir.Järjestön johdossa toimivat myös Məşədi Əzizbəyov, Məmməd Məmmədyarov, Nəriman Nərimanov ja Stepan Šaumjan.
Yoga ve meditasyonla ilgilendi.Kirja käsittelee mm. mindfullnessia ja meditaatiota.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Mindfulness trænes ved meditation, yoga og opmærksomhedsøvelser.
Ayrıca meditasyon etkisi de araştırmaları arasındadır.Han betragter også meditation som en måde at forske.
Transandantal Meditasyon (TM) Tekniği, kendine özgü bir mantra meditasyonudur.Transcendental meditasjon (TM) er en meditasjonsteknikk.
Dövüş sanatları, meditasyonun bir dalı olarak görülebilir.Versi lain mengatakan sebagai tempat meditasi.
Zazen olarak anılan meditasyon, Zen uygulamarının temelini oluşturur.Zazen dianggap sebagai inti dari praktik Zen.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.これが原因でメタボリックキャラが誕生した。
1912 yılında (daha sonra serinin ilk kitabını oluşturacak olan) Dualar ve Meditasyonlar isimli yazısını yazdı.1912 年,她寫了第一本書《祈禱和冥想》(手稿或可追溯至前一年)。
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.干涉测量术正是基于这一点。
El ele tutuşup meditasyona başlarlar.他坐下来并握着锡杖,然后便开始冥想。
Nefes çalışması veya meditasyon veya kutsal metinlerin tetkiki gibi herhangi bir çalışma yapmadım.나는 어떠한 호흡, 명상, 경전 공부에 대한 과정도 밟지 않았다.
Aynı zamanda, meditasyonun yaşamımızın her alanında pozitif bir etkisi vardır.신자유주의는 삶의 모든 영역에 시장적 가치를 강조한다.
Meditasyon yapmak ise Zihnin Özünün soğukkanlılığını içsel olarak kavramak anlamındadır.‘아소에 수반하는 것’이란 색은 자아의 속성 내지는 식이 자아의 속성임을 말하는 것이다.
Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur.물리화학이 등장한 시기도 역시 이때이다.
Japon rahiplerin kaya bahçelerinde meditasyon yaparkenki fotoğrafları, muhtemelen kurgulanmış görüntülerdir.תמונות של נזירים יפנים העוסקים במדיטציה בגן נוף יבש הם כנראה הצגה מבוימת.
Râbıta Meditasyon Tefekkür ne demektir?אני שואלך: לאיזו יהדות קלסית אתה מתכוון?
Genellikle "konsantrasyon," "meditasyon," veya "meditatif istikrar" olarak çevrilir.Обикновено е определено като "концентрация", "медитация" или "медитативна стабилност".
Genellikle meditasyon denilince akla pasif meditasyon şekli gelir.Повечето хора възприемат медитацията като нещо пасивно.
Râbıta MeditasyonFranjo u meditaciji
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.Osnova je za pravljenje umjetnoga meda.
Birçok okul değişen meditasyon tekniklerine bağlı kalmıştır.Postoji nepregledan broj različitih meditativnih tehnika.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.Hlavným spôsobom, ako ho dosiahnuť, je meditácia.
Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur.Tak je tomu v primitívnom umení a aj v stredoveku.
Meditasyonun diğer bir pozitif etkisi de, günlük hayatımıza getirdiği dengedir.3) A konečne, úlohou praktikujúceho je integrovať prirodzený stav do všetkých denných aktivít.
Bazen geometrinin, meditasyonun ve tarımın ilham perisi olarak da anılır.Včasih je Polihimnija tudi znana kot muza geometrije, kmetijstva in meditacije.
Rinzai Zen ise nefes meditasyonu ve koan pratiği üzerinde durur.Rinzai zen pa poudarja pozornost na dihanje in vadbo koanov.
1970'lerden bu yana dünyayı dolanarak eğitmenlik yapmış ve meditasyon merkezleri açmıştır.Nuo 1970-ųjų keliauja po pasaulį, skaitydamas paskaitas ir vesdamas meditacijos kursus.
Bazen geometrinin, meditasyonun ve tarımın ilham perisi olarak da anılır.Polymnija taip pat kartais vaizduojama kaip geometrijos, meditacijos ir žemdirbystės mūza.
Fakat meditasyon uyku ya da trans konumu değildir.Meditacija nėra nei hipnotinė, nei įtaigos būsena.
1968'da Maharishi Mahesh Yogi ile meditasyon çalışmak için grubu ile birlikte yine Hindistan'a gitti.1968 m. pradžią grupė praleido Indijoje studijuodama transcendentinę meditaciją su Maharishi Mahesh Yogi.
Ve, meditasyon sırasında olan da kesinlikle budur.Tokia pat architektūra buvo ir kasitų laikotarpiu.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.Jos tikslas – susitelkti meditacijai.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Debajo de un árbol vio a una mujer que meditaba intensamente.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Egy fa alatt meglátott egy nőt, amint az erősen meditált.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Het zag een vrouw onder een boom zitten die ernstig zat te mediteren.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.원숭이는 나무아래에 있는 한 여인을 보았습니다. 그 여인은 맹렬히 명상을 하고 있었죠.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Nó nhìn thấy một phụ nữ dưới một cái cây trầm tư một cách đáng sợ.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Pod drzewem ujrzała kobietę żarliwie medytującą.
Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü.Sous un arbre, elle vit une femme qui méditait avec ferveur.