Bu sohbetler meditasyonunuz için birer temeldir.Te rozmowy są fundamentami waszej medytacji.
Bu sohbetler meditasyonunuz için birer temeldir.Тези откровения са основата на твоята медитация.
Bu sohbetler meditasyonunuz için birer temeldir.השיחה הזאת היא הבסיס למדיטציה שלך
Bu sohbetler meditasyonunuz için birer temeldir.هذه الاحاديث هي الاسس لـ تأملك.
Bu toplantılar meditasyonunuzun temelidir.Ceramah ini merupakan dasar dari meditasimu.
Bu toplantılar meditasyonunuzun temelidir.Estos discursos son los fundamentos de tu meditación.
Bu toplantılar meditasyonunuzun temelidir.Questi discorsi sono le basi della tua meditazione.
Bu toplantılar meditasyonunuzun temelidir.השיחות האלו הן יסודות המדיטציה שלך.
Çoğu zaman Alexander'ı parka götürüp karısının en sevdiği ağacın altında meditasyon yapardı.Adesea îl lua pe Alexander în parc și medita lângă copacul ei preferat.
Çoğu zaman Alexander'ı parka götürüp karısının en sevdiği ağacın altında meditasyon yapardı.A menudo, llevaba a Alexander al parque y meditaba en el árbol favorito de su esposa.
Çoğu zaman Alexander'ı parka götürüp karısının en sevdiği ağacın altında meditasyon yapardı.Часто он брал Александра в парк и медитировал под любимым деревом жены.
Çoğu zaman Alexander'ı parka götürüp karısının en sevdiği ağacın altında meditasyon yapardı.妻のお気に入りだった 樹のそばで瞑想します 妻が亡くなり 彼は打ちのめされていましたが
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Bởi vì, tại sao tôi mang thiền định vào nhà tù ở Ấn Độ?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Car, pourquoi avoir introduit la méditation dans les prisons indiennes ?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Denn, warum brachte ich Meditation in das indische Gefängnis?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Elvégre is, minek vittem be a meditációt az indiai börtönbe?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Karena, mengapa saya membawa meditasi masuk ke penjara India?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?제가 왜 인도의 교도소에 명상을 도입했을까요?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Pentru că, de ce am adus meditaţia în închisoarea indiană?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Perché, come mai ho portato la meditazione nella prigione indiana?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Ponieważ, czemu przyniosłam medytację do więzienia?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Porque é que levei a meditação para dentro da prisão indiana?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?¿Por qué llevé la meditación a la prisión india?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Prečo som priniesla do indického väzenia meditáciu?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Proč jsem přinesla do indického vězení meditaci?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Waarom introduceerde ik meditatie in de Indiase gevangenis?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Γιατί έφερα το διαλογισμό στην Ινδική φυλακή;
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Оскільки, для чого я впровадила в індійській в'язниці медитацію?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Понеже, защо да прилагаме медитация в индийските затвори?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?Потому что зачем бы иначе я ввела в индийской тюрьме практику медитации?
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?הכנסתי מדיטציה לכלא ההודי
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?لأنه ، لماذا جلبت الاسترخاء والتأمل إلى السجن الهندي؟
Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?それは犯罪は歪んだ心(マインド)が引き起こす物だから
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Debía comer apropiadamente, ejercitarme, meditar, criar perros. porque eso te baja la presión sanguínea.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Ich musste richtig essen, Sport treiben, meditieren, Hunde streicheln, weil das den Blutdruck senkt.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Ik moest de juiste dingen eten, sporten, mediteren, huisdieren hebben, omdat dat de bloeddruk doet dalen.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Jag skulle äta rätt träna, meditera, klappa hundar, eftersom det sänker blodtrycket.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.제대로 먹어야 하고, 운동하고, 명상하고, 개를 쓰다듬어야 했습니다, 왜냐하면 그런 것들이 혈압을 낮춰주거든요.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Megfelelő módon kellett étkeznem, sportolnom, meditálnom, kutyákat simogatnom, mert az csökkenti a vérnyomást.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Moral sem prav jesti, se ukvarjati s športom, meditirati, ljubkovati pse, ker to znižuje krvni tlak.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Musel jsem správně jíst, cvičit, meditovat, venčit psy, protože to snižuje krevní tlak.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Musel som sa správne stravovať, cvičiť, meditovať, hladkať psov, pretože to znižuje krvný tlak.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Musiałem właściwie się odżywiać, ćwiczyć, medytować, głaskać psy, ponieważ obniża to ciśnienie krwi.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Tôi phải ăn uống tốt, tập thể dục, tập thiền, nuôi chó, vì việc đó giúp giảm huyêt áp.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.Trebuia să mănânc corect, să fac exerciții, să meditez, să mângâi câinii, pentru că asta micșorează tesiunea.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.הייתי צריך לאכול נכון, להתעמל, לעשות מדיטציה, ללטף כלבים, מפני שזה מנמיך את לחץ הדם.
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.كان يتوجب علي الاكل بصورة صحيحة و التدريب , و التامل , و رعاية الكلاب لان ذلك يخفض من ضغط الدم
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.我要正確咁飲食、 做運動、冥想同埋養狗, 因為咁做可以降低血壓。
Doğru beslenmeli, egzersiz ve meditasyon yapmalı, köpekleri sevmeliydim, çünkü böylece tansiyonunuz düşüyor.運動し 瞑想し 犬をなでなさい それは血圧を下げる効果があるから 私はルームランナーに乗りながら執筆し
Dua ederken, otururken, meditasyon yaparken... 'Ben' meditasyon yapıyorum, 'ben' dua ediyorum deme.Поэтому, когда молишься, когда сидишь, когда медитируешь, не говори, "Я медитирую,
Dua ederken, otururken, meditasyon yaparken...Deci cand stai, cand te rogi, sau cand meditezi
Dua ederken, otururken, meditasyon yaparken...Donc lorsque vous priez, lorsque vous restez assis,
Dua ederken, otururken, meditasyon yaparken...Takže zatímco si hraješ, zatímco sedíš, zatímco medituješ, neříkej:
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Áno, ako každý vie, je meditácia a voda snúbi na veky.
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Ano, jako každý ví, je meditace a voda snoubí na věky.
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Có, là một trong đều biết, thiền định và nước gắn bó mãi mãi.
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Da, după cum se ştie fiecare, meditaţie şi apă se casatoresc pentru totdeauna.
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Igen, mindenki tudja, a meditáció és a víz házas örökre.
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Ja, kot vsak ve, so meditacija in voda Poročen za vedno.
Evet, her biri bildiği gibi, meditasyon ve su hiç evliliğin vardır.Ja, som alla vet, är meditation och vatten gifta för alltid.