Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve Ulusal Doğu Medeniyetleri ve Dilleri Enstitüsü mezunudur.L'Institut national de langues et civilisations orientales y jouera un rôle essentiel.
Antik Mısır (Khemet, Egypt), Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir.L’Égypte antique fait partie des plus anciennes civilisations.
Sonsuza kadar fakir olmak mı? O zaman medeniyet ne için? İnsanın vicdanı ne içindir?¿Ser eternamente pobres? ¿Para qué sirve entonces la civilización? ¿Para qué sirve la conciencia del hombre?
Santos Luzardo: Medeniyeti ve ilerlemeyi temsil eder.Santos Luzardo: Representa la civilización y el progreso.
Mükemmeliyet ve Medeniyet Ansiklopedisi Komitesi, Riyad, Suudi Arabistan Krallığı (2008).Enciclopedia de la Excelencia y el Comité de Civilización, Riad, Arabia Saudita (2008).
Eski Yunan Medeniyeti, Doğu ve Batı.Ancient Greeks West and East (en inglés).
Grup, insan medeniyetinin sona ermek üzere olduğunu öğrendiklerinde sarsılırlar.Los sobrevivientes se sorprenden cuando se enteran de que la civilización humana está dejando de existir.
Diğer pek çok bilim kurgunun aksine zeki bir medeniyete sahip değildir.Al contrario que en muchas otras historias de ciencia ficción, no hay civilizaciones alienígenas.
Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği (2000).Historia y Arte (2000).
Kimi Schiller’i özgürlüğün şairi olarak, kimileri de halkın medeniyetinin savunucusu olarak görmüştür.Para unos, Schiller era el poeta de la libertad, para otros el defensor de la mesura burguesa.
Antik Mısır medeniyetine ait bir gerdanlık.Historia de la civilización del Antiguo Egipto.
Medeniyetin beşiği olan Orta Doğu'da bulunan bir ülkedir.Está ubicada en Oriente Medio, la cuna de la civilización humana.
Bu eklenti paketiyle birlikte oyuna 8 yeni wonder, 3 yeni ideoloji ve 9 yeni medeniyet eklenmiştir.Questa espansione aggiunge 8 nuove civiltà e 9 nuovi leader, nuove meraviglie e meccaniche di gioco.
Teknolojiler diğer medeniyetlerle takas edilebilir.La tecnologia è compatibile con altre specie.
Diğer pek çok bilim kurgunun aksine zeki bir medeniyete sahip değildir.A differenza di molte altre storie di fantascienza non sono state ritrovate civiltà aliene.
Medeniyeti öne çıkaran Türk Tarih Tezi ırk temelini savunan Turancı görüşe ters düşmektedir.Ma l'amore per il tormentato ballerino russo continua a divorarlo.
Lovecraft; karanlık, ilkel barbarlıkla mücadele eden medeniyet fikrini sıklıkla ele aldı.Лавкрафт часто описывает борьбу цивилизации с более примитивными, варварскими существами.
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.В горах имелись богатые залежи меди, которые разрабатывались уже в древности.
Buna rağmen Sicilya'da müslüman medeniyeti çok ilerlemişti.На Сицилии была большая община мусульман.
Medeniyetleri çok yakından ilgili oldukları Papuların medeniyetine benziyordu.Лумати гуманоиды, весьма схожие с людьми.
Antik Roma'da eşcinsellik, çağdaş Batı medeniyetinden belirgin farklılıklar göstermektedir.Гомосексуальные отношения в Древнем Риме воспринимались иначе, чем в современном западном мире.
Bu eklentiyle birlikte oyuna 9 yeni medeniyet eklenmiştir.С выходом игры были доступны девять видов цивилизаций.
Olmekler medeniyeti kuruldu.Сформировалась Маргианская цивилизация.
Traklar, Balkan Yarımadası'na maden devri medeniyetini getirdiler.Дорога обслуживала боливийские рудники.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.وهدفهم هو البعد عن العالم وإمتاع عقولهم بالبعد عن الحضارة.
Sarı Irmak "Çin medeniyetinin beşiği" olarak adlandırılır.لقد اعتبر النهر الأصفر تاريخيًا "مهد الحضارة الصينية".
Yunan Medeniyetinin başlangıcı ve bitişi hakkında kesin ya da dünyaca kabul görmüş herhangi bir görüş yoktur.لا يوجد تاريخ ثابت أو متفق عليه عالميا لبداية أو نهاية العصر اليوناني القديم.
Antik Roma'da eşcinsellik, çağdaş Batı medeniyetinden belirgin farklılıklar göstermektedir.تختلف المثلية الجنسية في روما القديمة بشكل ملحوظ من ناحية المواقف الاجتماعية عن العالم الغربي المعاصر.
Aynı yıl, medeniyet kavramını tartıştığı “Umran’dan Uygarlığa” adlı eseri yayımlandı.وفي نفس العام نشر أثره المسمي "من العمران إلي الحضاره" الذي كان عباره عن مناقشه في مفهوم الحضاره.
Marisela: Medeniyetin şekillendirebileceği güzel hammaddeyi temsil eder.تمثل ماريسيلا في الرواية العناصر الجيدة التي يمكن للحضارة أن تؤثر فيها و تقيمها.
Buradaki halk, Sümerlere benzeyen bir medeniyetten oluşmaktadır.لعلّ قريتنا كانت بيتاً لمن يداوي النّاس بالكحل.).
Program batı medeniyetinin sanattaki gelişimini anlatıyordu.يتحدث المتحف عن تطور صناعة الطائرات المدنية.
Böylece medeniyetler tanıştı.قصة تلتقي فيها الحضارات.
Bu dönem özellikle Svahili medeniyetinin altın çağı olarak nitelendirilmektedir.يشار حالياً إلى الازدهار الثقافية حينها بالعصر الذهبي الإسباني.
Kurallar içinde Hukuk Latin medeniyeti, Towarzystwo im.Regras legais na civilização latina, Towarzystwo im.
İslam matematiği, böylece, bu medeniyetler tarafından bilinen matematik olarak geliştirilmiş ve genişlemiştir.A matemática islâmica, por sua vez, desenvolveu e expandiu a matemática conhecida destas civilizações.
Grup, insan medeniyetinin sona ermek üzere olduğunu öğrendiklerinde sarsılırlar.Os sobreviventes ficam chocados ao ouvir que a civilização humana está deixando de existir.
Bazı medeniyetler bu parçaları şekillerle ayırt ederlerdi ve karanlık bulut gruplarına isim verirlerdi.Algumas culturas distinguiram formas nessas áreas e deram nomes a essas "constelações de nuvem escura".
"Türk Kültür ve Medeniyeti"."As bases naturais e sociais da civilização chinesa".
Medeniyet Ülkesini Arıyor(1999).Uma cidade boa para viver (1999).
Sasaniler Roma medeniyetini gözle görülür bir şekilde etkilemiştir.Algo mal visto aos olhos da sociedade romana.
Çin medeniyeti tarihçilere göre Henan eyaletinde Sarı Nehrin ortasında doğmuştur.Os estudiosos entendem que a civilização chinesa surgiu em cidades-Estado no vale do rio Amarelo.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.A França foi vista na época como um modelo de civilização e progresso.
Bir yapıtı inşa eden medeniyet o yapıtın verdiği özelliklerden yararlanabilir.Que civilização foi capaz de tal exploração a tanto tempo atras?
Köylüleri diğer medeniyetlerin köylülerinden daha pahalıdır.Vale ressaltar que as fazendas do povo atlante são mais caras do que as das outras civilizações.
Sahra-ötesi Afrika medeniyeti Huntington'ın muhtemelen gösterdiği sekizinci büyük kültürdür.De beschaving van sub-Sahara Afrika wordt door Huntington beschouwd als een mogelijke 8ste beschaving.
İnsanlığa tarımı ve medeniyeti öğretmiştir.Hij bracht er de mensheid landbouw en beschaving bij.
Bu sahne Indus vadısı Medenıyetındekı "Hayvanların Tanrısı" olan Pashupati ile kıyaslanmaktadır.Deze scène is al vergeleken met de Pashupati "heer van de dieren" uit de Indusvallei beschaving.
Bu ek paketiyle, oyuna 3 tane Asya medeniyeti eklendi.Deze grondstof is alleen beschikbaar voor de drie Aziatische beschavingen.
Çeşitli medeniyetlerin meydana gelmesini sağlayan düşünce, gelişmesini dile borçludur.Wanneer een beschaving antwoordt op uitdagingen, groeit ze.
Oyundaki batı medeniyetleri arasında Amerikalılar, İngilizler, Almanlar, Yunanlar ve Romalılar yer almaktadır.De westerse beschaving zijn de Amerikanen, Britten, Duitsers, Grieken en de Romeinen.
Dünya medeniyetinin başlangıcını Yunan medeniyetine bağlamak yanlıştır.Ze vernietigen de civilisatie van de Grieken.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.De uitdaging is, om toch buiten te lopen en de mannen te ontwijken.
Böylece medeniyetler tanıştı.W ten sposób poznaje mieszkańców.
Antik Mısır medeniyetine ait bir gerdanlık.Cywilizacja starożytnego Egiptu.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.Prawdopodobnie to tam Agricola po raz pierwszy zetknął się z tezami reformacji i humanizmu.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Tradycyjnie ludzie postrzegali wilki negatywnie, bali się ich.
Bu usul eski medeniyetlerin incelenmesinde çok yararlıdır. ^Dokonany został znaczący postęp w badaniu cywilizacji starożytnych.
Tenoktitan'ın düşüşü Aztek medeniyetinin sonu olmuştu.Obyczaj wymarł wraz z upadkiem cywilizacji azteckiej.
İlkel medeniyetlerin sosyal yapısına ilişkin temel kavramları tarif eden bir çerçeve çizdi.Uważał, że to stosunki pokrewieństwa determinowały strukturę społeczną ludów pierwotnych.