Genç Einstein'in bilimi medeniyetimiz sürdüğü sürece devam edecek.Знание, открытое молодым Эйнштейном, будет существовать на всем протяжении развития нашей цивилизации.
Genç Einstein'in bilimi medeniyetimiz sürdüğü sürece devam edecek.Науката на младия Айнщайн ще продължи, докато продължава и нашата цивилизация.
Genç Einstein'in bilimi medeniyetimiz sürdüğü sürece devam edecek.המדע שנעשה על ידי איינשטיין הצעיר ימשיך
Genç Einstein'in bilimi medeniyetimiz sürdüğü sürece devam edecek.الدراسات العلمية التي أجراها أينشتاين الشاب ستستمر
Genç Einstein'in bilimi medeniyetimiz sürdüğü sürece devam edecek.文明が存続するには 年老いたアインシュタインの
Gerçekten gelişkin bir medeniyet olsa ve uzayda bir milyon ışık yılı yol katabilseler.Jadi, saya akan mengatakan apakah ada peradaban maju yang nyata
Gerçekten gelişkin bir medeniyet olsa ve uzayda bir milyon ışık yılı yol katabilseler.Que pueda viajar millones de años luz a través del espacio.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Chiar așa, civilizația avansată e bazată pe progresul energetic.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.De verdad, la civilización avanzada está basada en los avances en energía.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Echt, geavanceerde beschaving is gebaseerd op de vooruitgang in energie.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.E una civiltà progredisce grazie al progresso in campo energetico.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.실제로 선진 사회는 에너지 발달에 기반을 두고 있습니다.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Pokročilá civilizace je založená na pokroku v získávání energie.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Pokročilá civilizácia je založená na pokroku v získavaní energie.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Sebenarnya, kemajuan peradaban dilandasi kemajuan bidang energi.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Tatsächlich basiert die Fortschrittsgesellschaft auf Energiefortschritten.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Thực sự, một nền văn minh tiên tiến có được là do dựa trên những tiến bộ trong lĩnh vực năng lượng.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Uma civilização desenvolvida baseia-se na evolução da energia.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Valóban, a fejlett civilizáció alapja energia fejlettsége.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Vraiment, les avancées de la civilisation sont fondées sur les avancées de l'énergie.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.W rzeczywistości postęp cywilizacyjny bazuje na osiągnięciach w generacji energii.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Πραγματικά, η ανάπτυξη του προηγμένου πολιτισμού στηρίζεται στην πρόοδο του τομέα της ενέργειας.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Более того, развитие самой цивилизации базируется на развитии форм энергетики.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Всъщност, прогресът на цивилизацията се базира на усъвършенстването на енергията.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.Розвинена цивілізація базується на досягненнях в області енергетики.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.בעצם, אוכלוסיות מתקדמות מבוססות על התקדמות בתחום האנרגיה
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.حقاً ، تقدم الحضارة مبني على تحقيق التقدم في الطاقة.
Gerçekten, gelişmiş medeniyetler enerjideki gelişmelerden kaynaklanır.石炭革命によって産業革命に火がつきました
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Amint látják, templomok és istenek nagy szerepet játszanak minden ősi civilizációban.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Come vedete, templi e dei giocano un ruolo importante in tutte le civiltà antiche.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Como ven, templos y dioses tienen un gran rol en todas las civilizaciones antiguas.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.보시다시피, 모든 고대 문명에는 사원과 신이 큰 역할을 합니다.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Les temples et les dieux ont toujours joués un grand rôle dans les civilisations anciennes.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Như bạn thấy, những ngôi đền và các vị thần đóng vai trò quan trọng trong tất cả các nền văn minh cổ đại
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Świątynie i bogowie odgrywali dużą rolę w starożytności.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Vedeți, templele și zeii joacă un rol decisiv în toate civilizațiile străvechi.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Wie Sie sehen, spielen Tempel und Götter eine große Rolle in allen alten Zivilisationen.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Zoals je ziet spelen tempels en goden een grote rol in oude beschavingen.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Όπως βλέπετε, οι ναοί και οι θεοί διαδραματίζουν μεγάλο ρόλο σε όλους τους αρχαίους πολιτισμούς.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.Как вы видите, храмы и боги играли большую роль во всех древних цивилизациях.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.זהו נס, וחלק מההסבר
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.و كما ترون، تلعب الالهة و المعابد دوراً كبير في كل الحضارات القديمة.
Gördüğünüz gibi, tapınaklar ve tanrılar eski medeniyetler için çok önemlidir.これはメッカのカーバ神殿 イスラム教徒が旋回している写真です
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Cred că este vremea să trecem la un sistem solar variat și civilizat.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Es ist an der Zeit, den Wandel zu einer Sonnensystem-besuchenden Zivilisation und Spezies zu vollziehen.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Ik denk dat het tijd is voor een zonnestelsel-beschaving en -soort.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Je pense qu'il est temps que nous passions à un système solaire de civilisations et d'espèces.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.저는 이제 변화 시켜야할 때가 왔다고 생각 합니다. 태양계 중심의 문명과 종으로 말이죠.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Me parece que es tiempo de que pasemos a ser una civilización y especie que sale al sistema solar.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Myslím, že je čas, aby sme prešli k slnečnému systému civilizácii a druhov.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Sądzę, że czas przeistoczyć się w gatunek badający Układ Słoneczny.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Мисля, че е време за преход към насочени към слънчевата система цивилизация и вид.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.Я считаю, что пора нам стать цивилизацией и видом, вышедшим в Солнечную систему.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.אני חושבת שהגיע הזמן שנעבור להיות מין ששוכן במערכת השמש כולה.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.وأعتقد أنه حان الوقت الذي ننتقل فيه إلى أن نكون حضارةً وكائناتٍ تمتد إلى النظام الشمسي.
Güneş Sistemi boyunca yayılmış bir medeniyete ve türe dönüşeceğimizi düşünüyorum.文明や生命に目を向ける時代です そしてこれらの調査結果は
Her ikisi de hüküm sürmüş ve tarihten silinmiş olan iki medeniyete gönderme yapıldığını görüyoruz.Vidíme odkaz rovnou ke dvěma kulturám. Obě dvě byly mocné, ale obě dvě také zanikly.
Her ikisi de hüküm sürmüş ve tarihten silinmiş olan iki medeniyete gönderme yapıldığını görüyoruz.Widać tu odniesienie do dwóch minionych kultur, z których obydwie były niegdyś potęgami.
Her ikisi de hüküm sürmüş ve tarihten silinmiş olan iki medeniyete gönderme yapıldığını görüyoruz.Wir sehen tatsächlich Hinweise auf zwei Kulturen, welche beide regiert haben, aber zerfallen sind.
Her ikisi de hüküm sürmüş ve tarihten silinmiş olan iki medeniyete gönderme yapıldığını görüyoruz.ونحن في الواقع نرى الاشارات لكلتا الثقافتين. كلاهما كانوا محكومين وكلاهما سقطوا.