Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Foram forçados a fazer isso.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Fueron forzados a hacerlo.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Họ cũng bị buộc phải làm vậy.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Ils y étaient forcés.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.강제로 내놓아야만 했지요.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Sie waren dazu gezwungen.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Sono stati costretti a farlo.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Ze werden gedwongen.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Zostali do tego zmuszeni.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Вони були змушені це робити.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Они были вынуждены её выдавать.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.Те трябва да го направят.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.הם הוכרחו לעשות את זה.
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.لقد تم إجبارهم على فعل ذلك
Bunu yapmaya mecbur bırakılmışlardı.これ(強制的な措置)は医薬品特許プールにはできません。
Bu sabah, bugün okula gitmiyorum. Bana göstermek mecburiyetindesin!'Ты должен показать мне!"
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.A felosztás lényege az volt, hogy hagyják egy kicsit csillapodni az ellentéteket.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Então, nós não queremos que o Vietnã do Sul caia, nós finalmente começamos a apoiar esses personagens aqui.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.그래서 민주주의화 된 남베트남과 공산주의로부터 막기 위해서는 (도미노 이론) 미국은 친미이자 반공산주의 시스템을 따르는 고딘디엠 정권을 지지하기 시작하였다.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.My jsme nechtěli, aby komunismu propadl i jižní Vietnam, takže jsme začali podporovat tamní osobnosti.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Nie chcieliśmy, by Wietnam Południowy upadł, więc zaczęliśmy wspierać tych ludzi.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.No se quería que Vietnam del sur fuese comunista, así que se apoyó a estas personas de aquí.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Om die reden wilden we niet dat Zuid-Vietnam zou vallen, we beginnen in feite deze personen hier te steunen.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Vì vậy Mỹ không muốn miền Nam Việt Nam thất bại. Mỹ bắt đầu hỗ trợ những điều tôi ghi ở đây.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Оскільки американці не хотіли падіння Пд. В'єтнаму, то вони починають підтримувати ось цих людей.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.まず、本質的にここでこれらの文字をサポートします。 初期の 50 からもの
Bu skandal Afganistan Yüksek Öğretim bakan yardımcısını istifa etmeye mecbur bıraktı.O escândalo forçou a demissão do atual ministro do Ensino Superior do Afeganistão.
Bu skandal Afganistan Yüksek Öğretim bakan yardımcısını istifa etmeye mecbur bıraktı.Por lo visto, el escándalo ha obligado a dimitir al ministro interino de Educación Superior.
Bu yasal sigortalar hariç işveren işçilerine, diğer mecburi olmayan sigortalardan da yaptırabilir.Работодатель также может получить дополнительные добровольные страховки для своих работников.
Bu yasal sigortalar hariç işveren işçilerine, diğer mecburi olmayan sigortalardan da yaptırabilir.يمكن لرب العمل أن يعمل للعاملين لديه تأمينات طوعية مختلفة بالإضافة إلى التأمينات المقرة قانونياً.
Bu yasal sigortalar hariç işveren işçilerine, diğer mecburi olmayan sigortalardan da yaptırabilir.如有意外发生,员工可获得保险赔偿,例如医疗救护费用、工伤期间的工资补偿、意外伤害退休金、伤残恢复补偿或因意外伤害致死提供给员工家属的赔偿抚恤金。除了法律规定必须购买的保险之外,用人单位还可自行为员工购买其它保险。
Bu yüzden 4-5 yıl sonrasında kafamdan çıkarmaya mecbur kaldım.Also nach 4-5 Jahren musste ich es einfach aus dem Kopf bekommen.
Bu yüzden 4-5 yıl sonrasında kafamdan çıkarmaya mecbur kaldım.Takže po 4-5 jsem to prostě musel dostat pryč z hlavy.
Bu yüzden 4-5 yıl sonrasında kafamdan çıkarmaya mecbur kaldım.Więc po 4-5 latach po prostu musiałem się tego pozbyć z mojej głowy.
Bu yüzden 4-5 yıl sonrasında kafamdan çıkarmaya mecbur kaldım.И только после 4-5 лет я решил все это вынуть из головы.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.Musím ti způsobit více bolesti. Ale musím to udělat, aby sem ti pomohl.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.O să te doară foarte tare. Dar trebuie să fac asta ca să te ajut.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum. Pekala, anlıyor musun? -Morfin.Twombly, kan du holde hans hænder?
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.Te provocaré más dolor, pero debo hacerlo para ayudarte.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.To te bo bolelo. V redu? Še bolj te bo bolelo.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.Vou causar-te mais dor, mas tem de ser para te ajudar.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.Πρέπει να προξενήσω πιο πολύ πόνο για να σε βοηθήσω.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.Ще те заболи много повече. Трябва да го направя, за да ти помогна.
Canını daha fazla yakmam gerekiyor, sana yardım etmek için buna mecburum.אני חייב להכאיב לך .כדי לעזור לך
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.Á l'école fondamentale, les enfants étudient plusieurs disciplines obligatoires.
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.I grundskolan studerar barnen många obligatoriska ämnen.
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.Lapset opiskelevat peruskoulussa monia pakollisia aineita.
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.Los niños estudian una serie de asignaturas obligatorias en la enseñanza básica.
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.Дети изучают в средней школе различные обязательные предметы.
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.يدرس الأطفال في مدرسة التعليم الأساسي العديد من المواد الإجبارية.
Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor.学生在基础学校里修读必修课程,低年级最后一年的学生和高年级的学生可选修一些课程。
Demek istiyorum ki, mecburi tesettürün kötü bir fikir olduğunu anlamak için그렇다고 의무적으로 베일을 쓰는 것이 나쁘다는 것을 알리기 위해
Demek istiyorum ki, mecburi tesettürün kötü bir fikir olduğunu anlamak içinהרי איננו זקוקים למענק מהמכון הלאומי למדע כדי לדעת
Demek istiyorum ki, mecburi tesettürün kötü bir fikir olduğunu anlamak içinاعني اننا لا نحتاج الى درجة علمية عالية لكي
Demek istiyorum ki, mecburi tesettürün kötü bir fikir olduğunu anlamak içinわざわざ研究をする必要はありません
Devlete yardým ettiler, mecbur kalmadýkça bize etmediler. Ve durdurmaya çalýţmadýlar.MITはコメント依頼を繰り返し拒否してきたが、
Devlete yardým ettiler, mecbur kalmadýkça bize etmediler. Ve durdurmaya çalýţmadýlar.Tak nějak--pomáhali vládě, nám by nepomohli, dokud by nemuseli a nikdy se nepokusili to zastavit.
Devlete yardým ettiler, mecbur kalmadýkça bize etmediler.ساعدوا الحكومة ولم يساعدونا
Dolayısıyla yaptığınız her şey için mecburum bilirsiniz mecburum teşekkür etmeye♫ 그래서 당신이 한 모든 것에 대해서, ♫ ♫ 아시죠, 저는 반해버렸답니다 ♫ ♫ 감사하지 않을 수가 없네요 ♫
Dolayısıyla yaptığınız her şey için mecburum bilirsiniz mecburum teşekkür etmeyeЗатова, за всичко, което сте направил, знаете, че няма как, няма как да не ви благодаря.