Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriNous les utilisons métaphoriquement,
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriOperăm cu ele metaforic -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriPoužíváme je jako přirovnání -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriPoužívame to metaforicky --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriUżywamy tych metafor --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriVi bruger metaforer -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriWir nutzen - bildlich gesprochen - die DNA einer Firma den Metabolismus einer Stadt, und so fort.
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМи говоримо метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМы говорим метафорически —
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriНие ги използваме метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriאנו משתמשים בהם מטפורית -- ה-DNA של חברה, החילוף-חומרים של עיר וכך הלאה --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriنحن نستخدم التعابير " التشبيهية " بصورة عامة مثل الحمض النووي لشركة ما .. او استقلاب مدينة .. او نحو هذا
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriこういった言葉を比喩的に使います こうした比喩は戯言に過ぎないのか?
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.Di masa lampau, 100 miliar galaksi itu termampatkan pada ruangan sebesar ini -- pada masa lalu.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.I början var dessa hundra miljarder galaxer sammanpressade i ett ungefär så här stort område - bokstavligen.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.초기 우주에는 이런 천억개의 은하들이 정말로 이정도의 크기로 압축된 상태에 있었습니다.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.U początków te 100 miliardów galaktyk było ściśniętych w obszarze o takich rozmiarach -- dosłownie.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.Vroeger waren die honderd miljard sterrenstelsels samengeperst in een zo grote ruimte - echt waar.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.Zpočátku bylo těchto sto miliard galaxií nahuštěno do asi takhle velkého prostoru -- doslova -- na počátku.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.בזמנים קדומים, 100 מיליארד גלקסיות הללו היו דחוסות באזור בגודל כזה -- ממש כך, בזמנים הקדומים.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.في الأزمنة السحيقة، المائة بليون مجرة هذه كانت مضغوطة في منطقة بهذا الحجم-- حرفيا، في الأزمنة السحيقة.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.このくらいの大きさに圧縮されていたのです 実際初期にはこの大きさでした その圧縮をどう行うか考えてみると
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Acontece que há uma antecâmara sem janelas, metaforicamente falando.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Het blijkt dat er een een achterkamer is, zo'n beetje raamloos, figuurlijk gesproken.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Hóa ra có một căn phòng kín, không có cửa sổ, nói một cách ẩn dụ là như vậy.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Il y a une antichambre, en quelque sorte sans fenêtre, métaphoriquement parlant.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.창문이 없는 쪽방이 달려있습니다. 은유적으로 말하자면 말이죠.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Okazuje się, że posiada tajne laboratorium, w rodzaju tych bez okien, mówiąc przenośnie.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Resulta que hay una sala trasera, una sin ventanas, metafóricamente hablando.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Se pare că este vorba iar despre o cameră care nu are ferestre, metaforic vorbind.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Si scopre che c'è un ripostiglio senza finestre, metaforicamente parlando.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Und wieder hat man so eine Art Hinterzimmer, das irgendwie keine Fenster hat, metaphorisch gesehen.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Виявляється, що є така собі підсобка без вікон, образно кажучи.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Оказва се, че има задна стая, един вид без прозорци, метафорично казано.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Оказывается, есть такое служебное помещение без окон, образно говоря.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.שיש חדר אחורי חסר חלונות, באופן מטאפורי.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.أن هناك غرفة خلفية من النوع بلا نوافذ، أتحدث مجازياً.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.部屋があるのがわかります たくさんの人が 晴れた日に
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Agora talvez nós queiramos tratá-lo como uma metáfora. E outra:
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Ahora, tal vez quisiéramos tratar esto como metafórico.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Bon nous pourrions le prendre comme une métaphore.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.De talán képletesen kell értenünk.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.어쩌면 이걸 은유적으로 받아들일 수도 있겠습니다만.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Magari la vogliamo considerare una metafora.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Możemy to oczywiście traktować metaforycznie.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Možná to můžeme považovat za metaforu.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Mungkin kita ingin menganggapnya sebuah kiasan.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.No, ehkä voimme pitää sitä metaforisena.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Nu moeten we dat misschien metaforisch opvatten.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Nun vielleicht sollten wir es metaphorisch nehmen.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Sau poate că vrem să tratăm această frază în sens metaforic.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Ίσως θα έπρεπε να το δούμε μεταφορικά.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Може би искаме да го третираме като метафорично.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Может быть, мы хотим относиться к этому образно.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.אך אולי הוא רצה לדבר באורח מטפורי.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.حسنا ربما نريد ان نعتبر قوله مجازي.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.もう一つ--「たとえば あなたの脳は100兆の事を保存でき
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-아닌가요. 정말 말그대로 그렇다는 것입니다.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-לא, באמת, אני מתכוון לזה, מילולית.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-لا , حقيقة , عنيت ذلك , حرفيا