mecazi ile cümle
mecazi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mecazi anlam artık kullanımda değildir.The figurative meaning is no longer in current use.
Bu mecazi bir ifadedir.This is a figurative expression.
Mecazi olarak mı konuşuyorsun?Are you speaking metaphorically?
Bu abartmasız ve mecazi olarak harikulade.This is literally and figuratively out of this world.
Şiir mecazi dilde gerçeğin ifadesidir.Poetry is the expression of truth in metaphorical language.
Bir diğer olasılık da bizzat "fabula"nın Yunan stilinde mecazî olarak "örtülü" (palliata) olmasıdır.Another possibility is that the fabula itself is metaphorically "cloaked" in a Greek style.
Mecazi konuşmayı sever.Megan loves to get a response.
İki yerde, Yahudi kralları mecazi olarak "tanrı" diye anılmaktadır.There are two instances where Jewish kings are figuratively referred to as a god.
Eserlerinde genellikle sembolik veya mecazi önemi vardır.His works often take on symbolic or metaphorical significance.
Mecazi olarak bir yeraltı direnişi olması anlamında “yeraltı”ydı.It was figuratively "underground" in the sense of being an underground resistance.
Birçok psikoterapik eğilimler “mecazi konuşmaları” eleştirmektedir.There is a long history of attempts to build mechanical "talking heads."
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Sculptors choice medals as well.
Kendisinden sonra gelen birçok düşünür onun kapalı ve mecazi bir anlatımı olduğunu söyledi.He hated saying some things to me because he has such a wonderful and beautiful heart.
Tam ve mecazi anlamıyla, İran küçüldü.Both literally, and figuratively, Iran shrank.
Yanılsamayı mecazi anlamda düşünmenizi istiyorum.I want you to think about illusion as a metaphor.
Yani, mecazi anlamı tamamen kaçırıyorlar.So, they completely miss the metaphorical meaning.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-We just sized -- no, really, I mean that, literally.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.It turns out there is a back room that is kind of windowless, metaphorically speaking.
'Tutmak' gibi kelimeleri mecazi anlamda kullanıyoruz, mesela anlamak anlamında.We use words like "grasp" metaphorically to also think about understanding things.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Now, maybe we want to treat it as metaphorical.
Ve kod dediğimde, mecazi olarak değil tam anlamıyla koddan bahsediyorum.And when I say code, I do literally mean code.
Mecazi anlamda sormuyorum bunu.And this is not a rhetorical question.
Mecazi olarak.Figuratively.
Şimdi her iki boğulma mecazındaki anafikirNow, what's encapsulated in both these drowning metaphors
Böylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir.And it is given to them in likeness.
Mecazi olarak bir yeraltı direnişi olması anlamında “yeraltı”ydı.It was figuratively "underground" in the sense of being an underground resistance.
Baden-Powell, bir İzcinin mecazi anlamda kendi kanosuyla kürek çekmesi gerektiğini yazdı.Baden-Powell wrote that a Scout should paddle his own canoe, metaphorically speaking.
Mevcut engeller, hem fiziksel hem de mecazi olarak nasıl aşılabilir?" [2]How can existing hurdles be overcome, both physically and metaphorically?"[13]
"Kirli" mecazi değildir, daha çok temizlikle bağlantılıdır."Impure" is not literal but rather linked to cleanliness.
Mecazi AtıfMetaphorical usage
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).Den sollen (diese) Runen beraten, wer die Steigbügel leiht (zu einem anderen).
Kendisinden sonra gelen birçok düşünür onun kapalı ve mecazi bir anlatımı olduğunu söyledi.Vieles, was sie ihn fragen, ist ihm ein Rätsel.
Birçok psikoterapik eğilimler “mecazi konuşmaları” eleştirmektedir.De nombreux courants de pensée tentent d'impulser des « débats méthodiques ».
Dolayısıyla bu haberleri kabul etmeyen veya onları tevil ederek mecâzî mânâlar veren âlimler bulunmaktadır.O apprenderà questi doveri da sé stesso, o ne sarà dispensato.»
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Però anche i pel di carota vogliono Maometto per la stessa ragione.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".Китайская поговорка о любящей паре — «две мандаринки, играющие в воде» (кит. трад.
Mecazi konuşmayı sever.Джуди любит поговорить.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Нагрудный знак «Золотой маски» сделан из золота.
Don Juan ismi mecazi olarak "zampara" anlamında kullanılır.Об этом можно с уверенностью говорить, потому что ала носит прозвище «Мавретанская».
Dolayısıyla bu haberleri kabul etmeyen veya onları tevil ederek mecâzî mânâlar veren âlimler bulunmaktadır.والتأويل (يودّ أحدُهم التعميرَ). - قوله تعالى: «إنّ الذين كفروا سواءٌ عليهم أأنذرتهم أم لم تنذرهم لايؤمنون».
Başlangıçta, hasar verme olarak değil, mecazi olarak iş anlaşmazlıklarına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.Originalmente, isso era usado metaforicamente para se referir a disputas trabalhistas, e não a danos.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Na Złotnie wydawane jest pismo „Złotniak”.
Tam ve mecazi anlamıyla, İran küçüldü.Dasht-e Sīyah Ragī är en slätt i Iran.
Mecazi anlamda sembole, aynı anlamın iki ayrı temsilini birbiriyle irtibatlandıran bütün de denebilir.I satslogik betyder det att två termer är samextensionella om de refererar till samma objekt.
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Мавпи володіють також почуттям гумору.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Ця збірка видавалась під назвою «Введення в Магію як в науку Я».
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.Bohyně je doslova matkou nesčetného množství věcí ve vesmíru.
Nagatachō'nun adı, idari anlamda Kasumigaseki'nin aksine, mecazi olarak Japon hükümetine atıfta bulunur.Naopak oslovení někoho příjmením Panie Nowaku je považováno na rozdíl od češtiny za neslušné.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Hans store bidrag til videnskaben var, så at sige, at "sætte jord på kort."
Mecazi konuşmayı sever.Talmy likte låta.
İhvan üs-Safâ filozofları Kur'an'ı mecazî olarak yorumlama yolunu kabul etmişlerdir.Poeter og filologer trenger kunnskap om korrekte uttale.
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.Thông thường, kiến chúa là mẹ của các con kiến khác trong tổ kiến đó.
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).誰に対しても敬語で話す礼儀正しい人柄。
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.这个女神也是宇宙中无数事物之母。
Ancak İsa'nın genel olarak sözlerinin önemli bir kısmının mecazi anlamlar içerdiği görülür.可是,在许多人看来,耶稣的开场白必然有点自相矛盾。
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).입목저당(立木抵當)은 입목을 목적으로 하여 설정하는 저당권을 말한다.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".כך למשל האמרה הסינית "זוג ברווזי מנדרין המשחקים במים" מתייחסת לזוגות אוהבים.
Mecazi anlamda sembole, aynı anlamın iki ayrı temsilini birbiriyle irtibatlandıran bütün de denebilir.נרדפות מלאה (full synonymous) מתקיימת כאשר לשתי מילים יש משמעות זהה בכל הקשר.
Müslüman Endülüs Devleti'nde mecusî sözcüğü mecazî olarak pagan anlamında kullanılıyordu.В мюсюлманските части на Африканския рог думата се използва като почетно звание.
Sünni kelâmcılara göre bu ifadeler mecazidir.Podľa Mistríka sú jeho vyjadrenia jasné.