mecaz ile cümle

mecaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Acontece que há uma antecâmara sem janelas, metaforicamente falando.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Het blijkt dat er een een achterkamer is, zo'n beetje raamloos, figuurlijk gesproken.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Hóa ra có một căn phòng kín, không có cửa sổ, nói một cách ẩn dụ là như vậy.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Il y a une antichambre, en quelque sorte sans fenêtre, métaphoriquement parlant.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.창문이 없는 쪽방이 달려있습니다. 은유적으로 말하자면 말이죠.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Okazuje się, że posiada tajne laboratorium, w rodzaju tych bez okien, mówiąc przenośnie.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Resulta que hay una sala trasera, una sin ventanas, metafóricamente hablando.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Se pare că este vorba iar despre o cameră care nu are ferestre, metaforic vorbind.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Si scopre che c'è un ripostiglio senza finestre, metaforicamente parlando.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Und wieder hat man so eine Art Hinterzimmer, das irgendwie keine Fenster hat, metaphorisch gesehen.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Виявляється, що є така собі підсобка без вікон, образно кажучи.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Оказва се, че има задна стая, един вид без прозорци, метафорично казано.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.Оказывается, есть такое служебное помещение без окон, образно говоря.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.שיש חדר אחורי חסר חלונות, באופן מטאפורי.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.أن هناك غرفة خلفية من النوع بلا نوافذ، أتحدث مجازياً.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.部屋があるのがわかります たくさんの人が 晴れた日に
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Agora talvez nós queiramos tratá-lo como uma metáfora. E outra:
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Ahora, tal vez quisiéramos tratar esto como metafórico.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Bon nous pourrions le prendre comme une métaphore.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.De talán képletesen kell értenünk.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.어쩌면 이걸 은유적으로 받아들일 수도 있겠습니다만.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Magari la vogliamo considerare una metafora.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Możemy to oczywiście traktować metaforycznie.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Možná to můžeme považovat za metaforu.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Mungkin kita ingin menganggapnya sebuah kiasan.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.No, ehkä voimme pitää sitä metaforisena.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Nu moeten we dat misschien metaforisch opvatten.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Nun vielleicht sollten wir es metaphorisch nehmen.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Sau poate că vrem să tratăm această frază în sens metaforic.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Ίσως θα έπρεπε να το δούμε μεταφορικά.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Може би искаме да го третираме като метафорично.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Может быть, мы хотим относиться к этому образно.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.אך אולי הוא רצה לדבר באורח מטפורי.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.حسنا ربما نريد ان نعتبر قوله مجازي.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.もう一つ--「たとえば あなたの脳は100兆の事を保存でき
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-아닌가요. 정말 말그대로 그렇다는 것입니다.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-לא, באמת, אני מתכוון לזה, מילולית.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-لا , حقيقة , عنيت ذلك , حرفيا
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Ami érdekes, az a személy és a természet közötti kapcsolatot meghatározó metafora.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Ciò che è interessante è la metafora che definisce il rapporto tra l'individuo e il mondo naturale.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Das interessante ist die Metapher, welche die Beziehung zwischen dem Individuum und der Natur definiert.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Điều thú vị ở đây là sự ẩn dụ định nghĩa mối quan hệ giữa cá nhân và thế giới tự nhiên.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Interesantă este metafora care definește legătura între individ și lumea naturală.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Interessant is de metafoor die de verhouding definieert tussen het individu en de natuurlijke wereld.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Interesująca jest natomiast metafora, która określa związek między jednostką a światem naturalnym.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.흥미로운 것은 개인과 자연 세계 간의 관계를 정의하는 은유입니다.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.La métaphore est intéressante, définissant la relation entre l'individu et le monde naturel.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Lo que es interesante es la metáfora que define la relación entre el individuo y el mundo natural.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Mielenkiintoista on vertauskuva, joka määrittää yksilön ja luonnollisen maailman välisen suhteen.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.O que é interessante é a metáfora que define a relação entre o indivíduo e o mundo natural.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Важливою є метафора, що окреслює стосунки між людиною та світом природи.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Интересно то, что эта метафора определяет отношение личности к миру природы.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.Това, което е интересно е метафората, която определя връзката между индивида и природния свят.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.מה שמעניין הוא הדימוי שמגדיר את היחסים שבין היחיד לעולם הטבע.
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.الشيء المثير هنا هو المجاز الذي يحدد العلاقة بين الفرد والعالم الطبيعي
İlginç olan, şahıs ile doğal dünya arasındaki ilişkiyi tanımlayan mecazdır.定義する隠喩です 私はブリティッシュコロンビア州の森林で
Mecazen değil.Das sage ich nicht im metaphorischen Sinne.
Mecazen değil.Jag menar inte metaforiskt.
Mecazen değil.Je ne dis pas ça métaphoriquement.
Mecazen değil.비유적인 표현을 하는건 아니에요.

İlgili Sayfalar