Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.A hold az első negyedévben lógott át a nyugati dombon, és a csillagok tiszta és szinte trópusi világos.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Księżyc w pierwszym kwartale wisiała nad wzgórza na zachód, a gwiazdy były jasne i prawie tropikalną jasne.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Luna v prvem četrtletju visela čez hrib proti zahodu, in zvezde so bili jasni in skoraj tropically svetlo.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Månen i sin första kvartal hängde över västerut backen, och stjärnorna var tydliga och nästan tropiskt ljus.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Mesiac v prvej štvrti visel nad kopec na západ, a hviezdy boli jasné a takmer tropické jasná.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Měsíc v první čtvrti visel nad kopec na západ, a hvězdy byly jasné a téměř tropicky jasná.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.첫 분기 달이 서쪽의 언덕 숙취, 그리고 별이 분명 있었는데 거의 tropically 밝은.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Луна в первой четверти висела над холмом на запад, и звезды были ясны и почти тропической ярко.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Луната през първото тримесечие висеше над хълма на запад, и звездите са ясни и почти tropically светло.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.Місяць у першій чверті висіла над пагорбом на захід, і зірки були ясні і майже тропічної яскраво.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.علقت القمر في الربع الأول على تلة غربا ، والنجوم واضحة و tropically تقريبا مشرق.
Batıya doğru tepe üzerinde asılı ilk çeyreğinde Ay ve yıldızlar açık ve neredeyse mecazî parlak.ほとんど南国明るい。 5分後、その中に彼の心は、リモート投機に訪れていた
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.É uma metáfora reutilizada múltiplas vezes, e, em cada caso, torna o todo maior que a soma de todas as partes.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.이것이 하나의 메타포가 목적에 따라 여러번 재생산된 것이고, 각각의 경우에 대해 데이터 부분합보다 전체 데이터가 더 큰 것임을 보여준 것입니다
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.זו מטאפורה אחת שהשתמשנו בה פעמים רבות. ובכל מקרה היא הפכה את השלם לגדול מחלקי המידע שממנו הורכב.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.انها استعارة أعيد إستخدامها لأغراض متعددة عدة مرات ، في كل حال ، يجعل الكل أكبر من مجموع الأجزاء مع البيانات.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.現れています。すなわち全体というのは 部分の和よりも大きいということです。 現在我々は世界に溢れかえるデータを
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.Her har vi grunden til, at denne skabelon er så problematisk for kvinderepræsentationer i spil.
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.Jest to główny powód, który sprawia, że topos ten jest tak problematyczny i tak szkodzi prezentacji kobiet.
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.이것이 여성 묘사에 이 클리셰를 사용하면 문제가 되는 주된 이유입니다
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.זה מביא אותנו לאחת הסיבות המרכזיות לסיבה שהדימוי הוא כה בעייתי והרסני לייצוגן של נשים.
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.悲嘆の女性は「非力」の同義語だけではなく、
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriChúng ta sử dụng chúng một cách ẩn dụ --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeri우리는 생물학을 '회사의 DNA'나 '도시의 신진대사' 등과 같이 비유적으로 사용합니다
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriHablando en metáforas,
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriKita bisa menggunakannya secara metafora --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriNous les utilisons métaphoriquement,
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriOperăm cu ele metaforic -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriPoužíváme je jako přirovnání -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriPoužívame to metaforicky --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriUżywamy tych metafor --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriVi bruger metaforer -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriWir nutzen - bildlich gesprochen - die DNA einer Firma den Metabolismus einer Stadt, und so fort.
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМи говоримо метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМы говорим метафорически —
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriНие ги използваме метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriאנו משתמשים בהם מטפורית -- ה-DNA של חברה, החילוף-חומרים של עיר וכך הלאה --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriنحن نستخدم التعابير " التشبيهية " بصورة عامة مثل الحمض النووي لشركة ما .. او استقلاب مدينة .. او نحو هذا
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriこういった言葉を比喩的に使います こうした比喩は戯言に過ぎないのか?
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."a seleção natural", estamos a usar metáforas.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."chọn lọc tự nhiên" chúng ta đang thực sự sử dụng phép ẩn dụ.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."자연이 선택한다."고 말할 때, 우리는 사실 비유를 사용하고 있다는 점입니다.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur.la "selección natural", en realidad estamos usando metáforas.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."naturalna selekcja" to metafory.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."Natuurlijke selectie", we eigenlijk metaforen gebruiken.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."selecţia naturală". De fapt folosim metafore.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."sélection naturelle", on utilise en fait des métaphores.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."selezione naturale" in realtá stiamo usando delle metafore.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."естественный отбор", это всего лишь метафоры.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."ברירה טבעית", אנחנו בעצם משתמשים במטאפורות.
"doğal seleksiyon," aslında mecaz kullanıyor olduğumuzdur."الانتقاء الطبيعي،" فنحن في الواقع نستخدم تعبيرا مجازيا.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.Di masa lampau, 100 miliar galaksi itu termampatkan pada ruangan sebesar ini -- pada masa lalu.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.I början var dessa hundra miljarder galaxer sammanpressade i ett ungefär så här stort område - bokstavligen.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.초기 우주에는 이런 천억개의 은하들이 정말로 이정도의 크기로 압축된 상태에 있었습니다.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.U początków te 100 miliardów galaktyk było ściśniętych w obszarze o takich rozmiarach -- dosłownie.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.Vroeger waren die honderd miljard sterrenstelsels samengeperst in een zo grote ruimte - echt waar.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.Zpočátku bylo těchto sto miliard galaxií nahuštěno do asi takhle velkého prostoru -- doslova -- na počátku.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.בזמנים קדומים, 100 מיליארד גלקסיות הללו היו דחוסות באזור בגודל כזה -- ממש כך, בזמנים הקדומים.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.في الأزمنة السحيقة، المائة بليون مجرة هذه كانت مضغوطة في منطقة بهذا الحجم-- حرفيا، في الأزمنة السحيقة.
Erken dönemlerde, bu 100 milyar galaksi şu kadarcık bir alana sığıyorlardı -- mecazi anlamda değil, gerçekten.このくらいの大きさに圧縮されていたのです 実際初期にはこの大きさでした その圧縮をどう行うか考えてみると