Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Mitos são metáforas para as ações divinas que os humanos não podem entender completamente.
Deyimlerin çoğu mecazlı anlamlarıyla kullanıldıkları için kinayeli sözlerdir.Eles tomam a maioria dos morfemas usados com verbos.
Başlangıçta, hasar verme olarak değil, mecazi olarak iş anlaşmazlıklarına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.Originalmente, isso era usado metaforicamente para se referir a disputas trabalhistas, e não a danos.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Na Złotnie wydawane jest pismo „Złotniak”.
Tam ve mecazi anlamıyla, İran küçüldü.Dasht-e Sīyah Ragī är en slätt i Iran.
Mecazi anlamda sembole, aynı anlamın iki ayrı temsilini birbiriyle irtibatlandıran bütün de denebilir.I satslogik betyder det att två termer är samextensionella om de refererar till samma objekt.
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Мавпи володіють також почуттям гумору.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Ця збірка видавалась під назвою «Введення в Магію як в науку Я».
Buffy bölümleri genellikle derin manalar ya da mecazlar barındırmaktadır.Díly Buffy často obsahují hlubší myšlenky nebo metafory.
Nagatachō'nun adı, idari anlamda Kasumigaseki'nin aksine, mecazi olarak Japon hükümetine atıfta bulunur.Naopak oslovení někoho příjmením Panie Nowaku je považováno na rozdíl od češtiny za neslušné.
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.Muita merkityksiä on täsmennyssivulla Totuus.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Οι μύθοι είναι μεταφορές για τις πράξεις των θεών, τις οποίες δεν μπορούν να κατανοήσουν πλήρως οι άνθρωποι.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Hans store bidrag til videnskaben var, så at sige, at "sætte jord på kort."
Mecazi konuşmayı sever.Talmy likte låta.
Söz konusu mecazlar, bölgeye bir kimlik verir.For å se disse trenger man lokalkjennskap til området.
İhvan üs-Safâ filozofları Kur'an'ı mecazî olarak yorumlama yolunu kabul etmişlerdir.Poeter og filologer trenger kunnskap om korrekte uttale.
Yani şarap, edebiyatta mecaz anlamda kullanılır.Diterjemahkan sebagai anggur berkwalitas dengan predikat.
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.Trẫm ít ra còn có trung thần dám nói sự thật như khanh.
Gözüpekliği, cesâreti mecazen ifade eder.外見は発光するメカニカルな目玉。
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.」事実を口伝で代々伝えられているとのことである。
Vampir Angel ile Buffy arasındaki aşk ilişkisi bir sürü mecaz anlamı ile doludur." 而吸血鬼Angel和巴菲的愛情也充滿了隱喻。
Ancak İsa'nın genel olarak sözlerinin önemli bir kısmının mecazi anlamlar içerdiği görülür.可是,在许多人看来,耶稣的开场白必然有点自相矛盾。
Teşbih, istiare, mecaz, hüsni talil ve mübalağaya açık bir dildir.是故,或言體,或言性,或言法,或言有,或言物,莫不皆是有之差別。
Bunlardan bit yeniği terimi mecazen deyim olarak gündelik hayatta hâlâ kullanılmaktadır.十分熱愛萌系相關的事物,就算是在日常生活中也會使用喵喵語。
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".כך למשל האמרה הסינית "זוג ברווזי מנדרין המשחקים במים" מתייחסת לזוגות אוהבים.
Mecazi anlamda sembole, aynı anlamın iki ayrı temsilini birbiriyle irtibatlandıran bütün de denebilir.נרדפות מלאה (full synonymous) מתקיימת כאשר לשתי מילים יש משמעות זהה בכל הקשר.
İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır.Но и да казват всички, че се мразят те се обичат.
Müslüman Endülüs Devleti'nde mecusî sözcüğü mecazî olarak pagan anlamında kullanılıyordu.В мюсюлманските части на Африканския рог думата се използва като почетно звание.
Sünni kelâmcılara göre bu ifadeler mecazidir.Podľa Mistríka sú jeho vyjadrenia jasné.
Saydam veya Şeffaf: mecazi olarak iç bilgilerini dış gözlemcilerden gizlemeyen.Večje razlitje/razsutje: Ne čistite ali odstanjujte, to opravite pod nadzorom strokovnjaka.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.80-90년대에 이 클리셰는 너무 널리 퍼져서 모두 언급이 불가능할 정도입니다
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.Während der 80er und 90er wurde die Trope so weit verbreitet, dass es fast unmöglich wäre, alle zu erwähnen.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.W latach 80. i 90. topos ten stał się tak popularny, że niemożliwe jest wymienienie wszystkich przykładów.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.במשך שנות ה80 וה90 הדימוי נהיה כה נפוץ, שזה יהיה כמעט בלתי אפשרי להזכיר את כל הדוגמאות.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.すべての例を挙げるのは無理です。 何百もの例がプラットフォームゲーム、
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.아프리카에 산다는 것은 비유하자면 벼랑끝에 서있는 것과 같습니다. 하지만 2008년 이전의 연결성을 생각한다면 꼭 비유적인 표현만은 아니지요.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.לחיות באפריקה זה להיות על הקצה, באופן מטאפורי, וגם באופן מילולי כשחושבים במושגים של חיבוריות לפני 2008.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.إن العيش في افريقيا هو بمثابة العيش على الحافة مجازا، وحرفيا إلى حد بعيد عندما نتذكر وسائل الاتصال قبل 2008.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.喩える人もいますが 実際そうなんです 2008年以前のインターネットの 接続状況は まさにそうでした 人間の知的技術的な革新が
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.하지만 또한 은유적인 연결 능력도 잃게 되죠.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Lisäksi he menettävät kykynsä ajatella metaforisesti.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Sie verlieren außerdem das Verständnis für Metaphern.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Zij herkennen ook geen metaforen meer.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.וגם היכולת המטפאורית.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.ولكنهم أيضا يفقدون القدرة على الانخراط في المجاز (الاستعارة).
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.その人に「光るもの全てが金ではない」
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Ik wil snel enkele vaak voorkomende misverstanden over deze trope uitklaren.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.이 클리셰에 대한 흔한 오해를 살펴보겠습니다
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Lad os lige få styr på et par udbredte misforståelser om denne skabelon.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Lasst uns kurz ein paar häufige Missverständnisse zu dieser Trope aufklären.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Prendiamoci un istante per chiarire alcune idee sbagliate su questa figura.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Prenons un instant pour expliquer quelques idées fausses sur la Demoiselle en détresse.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Tomémosnos un breve momento para aclarar algunos de los pensamientos erróneos más comunes de este tropo.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.Warto poświęcić nieco czasu na wyjaśnienie kilku nieporozumień wiążących się z tym toposem.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.בואו נקח רגע כדי להבהיר כמה תפיסות מוטעות ונפוצות בנוגע לדימוי הזה.
Bakalım bu mecaz ile ilgili bazı yaygın yanlış kadar temizlemek için hızlı bir dakikanızı ayırın.プロットデバイスとしての「悲嘆の女性」は、 他のトロープと一括にされることがあります。
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --다른 은유를 사용해보죠. 만약 사회연결망을 사람들을 엮은 커다란 천이라고 상상해본다면
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --תופסים מיקום שונה במבנה בתוך הרשת. כך שיש אמצע וקצה לרשת הזאת,
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --إذاً لإستدعاء إستعارة أخرى، إن تخيلتم الشبكة الإجتماعية كنوع من النسيج الهائل للبشرية--
Başka bir mecazda bulunacak olursak, sosyal ağları insanlığın geniş bir kumaşı olarak hayal edersek --社会的ネットワークを 巨大な人類の構造のようなものだと想像すると 私はあなたとつながっていて あなたは彼女とつながっている