mecaz ile cümle

mecaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu cümle daha çok mecaz anlamda kullanılıyor.Это предложение имеет намного более метафорический смысл.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".Китайская поговорка о любящей паре — «две мандаринки, играющие в воде» (кит. трад.
Mecazi konuşmayı sever.Джуди любит поговорить.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Нагрудный знак «Золотой маски» сделан из золота.
Olan nesneler ki ondan müşâhede olunur, mecâzdır hakîkatte fâil ve kāil gayridir.И лишь в довольстве тем, что придет от Него, и есть истинное приобретение.
Don Juan ismi mecazi olarak "zampara" anlamında kullanılır.Об этом можно с уверенностью говорить, потому что ала носит прозвище «Мавретанская».
Bu lugat ma’nâsıdır, mecâzdır.هذا مذهب شيخي واستاذي ومذهبي به القى الله يوم القيامة.
Dolayısıyla bu haberleri kabul etmeyen veya onları tevil ederek mecâzî mânâlar veren âlimler bulunmaktadır.والتأويل (يودّ أحدُهم التعميرَ). - قوله تعالى: «إنّ الذين كفروا سواءٌ عليهم أأنذرتهم أم لم تنذرهم لايؤمنون».
Yüzsüzün mecaz anlamı; utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız demektir.المعنى المجازي للوقح هو الذي لا يخجل , عدم الحياء , لا يستحي , عديم الناموس
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Mitos são metáforas para as ações divinas que os humanos não podem entender completamente.
Deyimlerin çoğu mecazlı anlamlarıyla kullanıldıkları için kinayeli sözlerdir.Eles tomam a maioria dos morfemas usados com verbos.
Başlangıçta, hasar verme olarak değil, mecazi olarak iş anlaşmazlıklarına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.Originalmente, isso era usado metaforicamente para se referir a disputas trabalhistas, e não a danos.
Adının anlamı Rüya veya Almış (mecazen rüyada alınan) demektir.De namen van de god werden consequent naast of onder de afbeelding van de zonneschijf geschreven.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Na Złotnie wydawane jest pismo „Złotniak”.
Tam ve mecazi anlamıyla, İran küçüldü.Dasht-e Sīyah Ragī är en slätt i Iran.
Mecazi anlamda sembole, aynı anlamın iki ayrı temsilini birbiriyle irtibatlandıran bütün de denebilir.I satslogik betyder det att två termer är samextensionella om de refererar till samma objekt.
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Мавпи володіють також почуттям гумору.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Ця збірка видавалась під назвою «Введення в Магію як в науку Я».
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.Bohyně je doslova matkou nesčetného množství věcí ve vesmíru.
Buffy bölümleri genellikle derin manalar ya da mecazlar barındırmaktadır.Díly Buffy často obsahují hlubší myšlenky nebo metafory.
Nagatachō'nun adı, idari anlamda Kasumigaseki'nin aksine, mecazi olarak Japon hükümetine atıfta bulunur.Naopak oslovení někoho příjmením Panie Nowaku je považováno na rozdíl od češtiny za neslušné.
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.Muita merkityksiä on täsmennyssivulla Totuus.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Οι μύθοι είναι μεταφορές για τις πράξεις των θεών, τις οποίες δεν μπορούν να κατανοήσουν πλήρως οι άνθρωποι.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Hans store bidrag til videnskaben var, så at sige, at "sætte jord på kort."
Mecazi konuşmayı sever.Talmy likte låta.
Söz konusu mecazlar, bölgeye bir kimlik verir.For å se disse trenger man lokalkjennskap til området.
İhvan üs-Safâ filozofları Kur'an'ı mecazî olarak yorumlama yolunu kabul etmişlerdir.Poeter og filologer trenger kunnskap om korrekte uttale.
Yani şarap, edebiyatta mecaz anlamda kullanılır.Diterjemahkan sebagai anggur berkwalitas dengan predikat.
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.Thông thường, kiến chúa là mẹ của các con kiến khác trong tổ kiến đó.
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.Trẫm ít ra còn có trung thần dám nói sự thật như khanh.
Toprağın, dağın (mecazen mezarın yani ölümün) oğlu.Cảnh lăng (景陵); mộ của Khang Hi Đế.
Adının anlamı Rüya veya Almış (mecazen rüyada alınan) demektir.名は託美または詫美とも記される。
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).誰に対しても敬語で話す礼儀正しい人柄。
Gözüpekliği, cesâreti mecazen ifade eder.外見は発光するメカニカルな目玉。
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.」事実を口伝で代々伝えられているとのことである。
Vampir Angel ile Buffy arasındaki aşk ilişkisi bir sürü mecaz anlamı ile doludur." 而吸血鬼Angel和巴菲的愛情也充滿了隱喻。
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.这个女神也是宇宙中无数事物之母。
Ancak İsa'nın genel olarak sözlerinin önemli bir kısmının mecazi anlamlar içerdiği görülür.可是,在许多人看来,耶稣的开场白必然有点自相矛盾。
Teşbih, istiare, mecaz, hüsni talil ve mübalağaya açık bir dildir.是故,或言體,或言性,或言法,或言有,或言物,莫不皆是有之差別。
Bunlardan bit yeniği terimi mecazen deyim olarak gündelik hayatta hâlâ kullanılmaktadır.十分熱愛萌系相關的事物,就算是在日常生活中也會使用喵喵語。
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).입목저당(立木抵當)은 입목을 목적으로 하여 설정하는 저당권을 말한다.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".כך למשל האמרה הסינית "זוג ברווזי מנדרין המשחקים במים" מתייחסת לזוגות אוהבים.
Mecazi anlamda sembole, aynı anlamın iki ayrı temsilini birbiriyle irtibatlandıran bütün de denebilir.נרדפות מלאה (full synonymous) מתקיימת כאשר לשתי מילים יש משמעות זהה בכל הקשר.
İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır.Но и да казват всички, че се мразят те се обичат.
Müslüman Endülüs Devleti'nde mecusî sözcüğü mecazî olarak pagan anlamında kullanılıyordu.В мюсюлманските части на Африканския рог думата се използва като почетно звание.
Onun hayâtı, astronomiyle ilgili bir mecâzdır.Vlastito gibanje je pojam iz astronomije.
Sünni kelâmcılara göre bu ifadeler mecazidir.Podľa Mistríka sú jeho vyjadrenia jasné.
Saydam veya Şeffaf: mecazi olarak iç bilgilerini dış gözlemcilerden gizlemeyen.Večje razlitje/razsutje: Ne čistite ali odstanjujte, to opravite pod nadzorom strokovnjaka.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.80-90년대에 이 클리셰는 너무 널리 퍼져서 모두 언급이 불가능할 정도입니다
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.Während der 80er und 90er wurde die Trope so weit verbreitet, dass es fast unmöglich wäre, alle zu erwähnen.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.W latach 80. i 90. topos ten stał się tak popularny, że niemożliwe jest wymienienie wszystkich przykładów.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.במשך שנות ה80 וה90 הדימוי נהיה כה נפוץ, שזה יהיה כמעט בלתי אפשרי להזכיר את כל הדוגמאות.
80 Ve 90 mecaz yaygın oldu, o-cekti var olmak neredeyse hepsini bahsetmek mümkün.すべての例を挙げるのは無理です。 何百もの例がプラットフォームゲーム、
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.아프리카에 산다는 것은 비유하자면 벼랑끝에 서있는 것과 같습니다. 하지만 2008년 이전의 연결성을 생각한다면 꼭 비유적인 표현만은 아니지요.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.לחיות באפריקה זה להיות על הקצה, באופן מטאפורי, וגם באופן מילולי כשחושבים במושגים של חיבוריות לפני 2008.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.إن العيش في افريقيا هو بمثابة العيش على الحافة مجازا، وحرفيا إلى حد بعيد عندما نتذكر وسائل الاتصال قبل 2008.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.喩える人もいますが 実際そうなんです 2008年以前のインターネットの 接続状況は まさにそうでした 人間の知的技術的な革新が
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.하지만 또한 은유적인 연결 능력도 잃게 되죠.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Lisäksi he menettävät kykynsä ajatella metaforisesti.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Sie verlieren außerdem das Verständnis für Metaphern.

İlgili Sayfalar