Bir mecaz kullanamaz mıyız burada?Can't we use a simile here?
Mecazi anlam artık kullanımda değildir.The figurative meaning is no longer in current use.
Mecazlar gerçeklerden çok daha inatçıdırlar.Metaphors are much more tenacious than facts.
Bu mecazi bir ifadedir.This is a figurative expression.
Mecazi olarak mı konuşuyorsun?Are you speaking metaphorically?
Bu abartmasız ve mecazi olarak harikulade.This is literally and figuratively out of this world.
Şiir mecazi dilde gerçeğin ifadesidir.Poetry is the expression of truth in metaphorical language.
Vampir Angel ile Buffy arasındaki aşk ilişkisi bir sürü mecaz anlamı ile doludur.The love affair between the vampire Angel and Buffy was fraught with metaphors.
Nahum, çok sayıda mecaz ve metafor kullanır.Nahum uses numerous similes and metaphors.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Myths are metaphors for the gods' actions, which humans cannot fully understand.
Bir diğer olasılık da bizzat "fabula"nın Yunan stilinde mecazî olarak "örtülü" (palliata) olmasıdır.Another possibility is that the fabula itself is metaphorically "cloaked" in a Greek style.
Mecazi konuşmayı sever.Megan loves to get a response.
İki yerde, Yahudi kralları mecazi olarak "tanrı" diye anılmaktadır.There are two instances where Jewish kings are figuratively referred to as a god.
Eserlerinde genellikle sembolik veya mecazi önemi vardır.His works often take on symbolic or metaphorical significance.
Mecazi olarak bir yeraltı direnişi olması anlamında “yeraltı”ydı.It was figuratively "underground" in the sense of being an underground resistance.
Teşbih, istiare, mecaz, hüsni talil ve mübalağaya açık bir dildir.Evil being, evil face, evil mouth, evil tongue.
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Sculptors choice medals as well.
Bu durumda anlamlarda biri öz anlam, diğeri yan anlam, bir başkası mecaz anlamdır.He is known for being merciful in his judgment of others and a warm and considerate companion.
Kendisinden sonra gelen birçok düşünür onun kapalı ve mecazi bir anlatımı olduğunu söyledi.He hated saying some things to me because he has such a wonderful and beautiful heart.
Tam ve mecazi anlamıyla, İran küçüldü.Both literally, and figuratively, Iran shrank.
Buffy bölümleri genellikle derin manalar ya da mecazlar barındırmaktadır.Buffy episodes often include a deeper meaning or metaphor as well.
Yanılsamayı mecazi anlamda düşünmenizi istiyorum.I want you to think about illusion as a metaphor.
Yani, mecazi anlamı tamamen kaçırıyorlar.So, they completely miss the metaphorical meaning.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-We just sized -- no, really, I mean that, literally.
Görünen o ki mecazi anlamda penceresiz bir arka oda var.It turns out there is a back room that is kind of windowless, metaphorically speaking.
'Tutmak' gibi kelimeleri mecazi anlamda kullanıyoruz, mesela anlamak anlamında.We use words like "grasp" metaphorically to also think about understanding things.
Rumi'nin hikâyeleri ilahi yolun mecazlarıdır.And Rumi's stories are metaphors for the spiritual path.
Mecazen değil.I don't mean this metaphorically.
Hadi bunu, mecazi olarak değerlendirdik, diyelim.Now, maybe we want to treat it as metaphorical.
Fiziksel bir mecazla bitirmek istiyorum.So I'd like to conclude with a physical metaphor.
Ve kod dediğimde, mecazi olarak değil tam anlamıyla koddan bahsediyorum.And when I say code, I do literally mean code.
Şu mecaz burada yerinde olacaktır:A metaphor will serve here:
Mecazi anlamda sormuyorum bunu.And this is not a rhetorical question.
Mecazi olarak.Figuratively.
Mecaz geri Antik Yunan mitolojisi kahraman hikayesi ile takip edilebilir.The trope can be traced back to Ancient Greek mythology with the tale of Perseus.
Onun kalbinde, küçük hanım mecaz gerçekten kadınlar hakkında hiç değildir.At its heart, the Damsel trope is not really about women at all.
Şimdi her iki boğulma mecazındaki anafikirNow, what's encapsulated in both these drowning metaphors
Gerçekleri, benzetmeye, mecaza ve kurguya bile dönüştürüyoruz.We turn facts into similes and metaphors, and even fantasies.
Böylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir.And it is given to them in likeness.
Mecazi olarak bir yeraltı direnişi olması anlamında “yeraltı”ydı.It was figuratively "underground" in the sense of being an underground resistance.
Baden-Powell, bir İzcinin mecazi anlamda kendi kanosuyla kürek çekmesi gerektiğini yazdı.Baden-Powell wrote that a Scout should paddle his own canoe, metaphorically speaking.
Mevcut engeller, hem fiziksel hem de mecazi olarak nasıl aşılabilir?" [2]How can existing hurdles be overcome, both physically and metaphorically?"[13]
"Kirli" mecazi değildir, daha çok temizlikle bağlantılıdır."Impure" is not literal but rather linked to cleanliness.
Mecazi AtıfMetaphorical usage
Bir mecaz kullanmak gerekirse kesirli türev, at gözlüklerini çıkartmayı gerektirir.Inhalt: Der Brillenschlumpf verliert seine Brille.
Mecazen ev, aile demektir.Der Ortsname bedeutet Mühle der Familie Has.
Kendisinden sonra gelen birçok düşünür onun kapalı ve mecazi bir anlatımı olduğunu söyledi.Vieles, was sie ihn fragen, ist ihm ein Rätsel.
Bu durumda anlamlarda biri öz anlam, diğeri yan anlam, bir başkası mecaz anlamdır.L'un est exécuté au sai, et l'autre est exécuté en prolongement à la voie.
Şarkının sözlerinde "Blood on your hands" şeklinde mecaz içeren bir ifade de vardır.Blood on your Hands, littéralement, « du sang sur les mains », se fait l'écho de cet appel.
Benim için, çocukluğumun mecazlarla geçmesinden dolayı birçok şeyi geride bırakmak bir alışkanlık olmuştu.Ma chance a peut-être été toute une suite de longues maladies infantiles qui m’ont retenu à la maison.
Bir mecaz kullanmak gerekirse kesirli türev, at gözlüklerini çıkartmayı gerektirir.Dispara potentes rayos de calor de sus ojos, por lo que tiene que usar unas gafas especiales.
Vampir Angel ile Buffy arasındaki aşk ilişkisi bir sürü mecaz anlamı ile doludur.Gli intrighi amorosi tra Buffy e il vampiro Angel sono tutti avvolti in metafore.
Değirmenler aynı zamanda mecazi anlamlara da sahiptirler.Però anche i pel di carota vogliono Maometto per la stessa ragione.
Bir mecaz kullanmak gerekirse kesirli türev, at gözlüklerini çıkartmayı gerektirir.Per aiutarlo, Rekkit evoca un paio di occhiali.
Bu cümle daha çok mecaz anlamda kullanılıyor.Это предложение имеет намного более метафорический смысл.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".Китайская поговорка о любящей паре — «две мандаринки, играющие в воде» (кит. трад.
Mecazi konuşmayı sever.Джуди любит поговорить.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Нагрудный знак «Золотой маски» сделан из золота.
Don Juan ismi mecazi olarak "zampara" anlamında kullanılır.Об этом можно с уверенностью говорить, потому что ала носит прозвище «Мавретанская».
Yüzsüzün mecaz anlamı; utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız demektir.المعنى المجازي للوقح هو الذي لا يخجل , عدم الحياء , لا يستحي , عديم الناموس