meşgul ile cümle

meşgul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mektubuna cevap vermedim, çünkü meşguldüm.En vastannut kirjeeseesi, koska minulla oli kiire.
Şu anda biraz meşgulüz. Bir dakika bekleyebilir misiniz?Olemme hieman kiireisiä nyt, joten voitteko odottaa hetken?
Malta millî futbol takımının oyuncularına profesyonel olarak ilk kez eğitimleri ile meşgul olunmuştur.Για πρώτη φορά οι παίκτες της εθνικής ομάδας της Μάλτας προπονήθηκαν σε επαγγελματικό επίπεδο.
(Meşgul müydün?) "wh" sorularında soru zarfı başa gelir: When did you visit them?Πότε έλαβε χώρα το συμβάν; (When did it take place?)
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.Παράλληλα ασχολήθηκε με την πολιτική.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.Καταγόταν από την παλιά οικογένεια των Βουτσαράδων.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Από τότε αφιερώθηκε στις επιστημονικές μελέτες.
Bunlardan Dîvân-ı Emaret baş­lıca askerî işlerle meşgul olurdu.Ήταν πασίγνωστος για τα παλικαρίσια τα στρατιωτικά κατορθώματά του.
Ticaretle meşgul oldu.Ασχολούνταν με το εμπόριο.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Έκτοτε παρέμενε όσο απασχολημένος γινόταν.
Şimdi meşgulüm.Είμαι απασχολημένος τώρα.
Şimdi meşgulüm.Είμαι απασχολημένη τώρα.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Hans største betydning lå i den rent personlige indflydelse, han udøvede på sine elever.
Ticaretle meşgul oldu.Han var handelsuddannet.
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.Praktiktiden tilbragte hun på Politiken.
Doğu ve güney cephelerinde de meşguldüler.De er koncentreret i den sydlige og østlige del af landet.
Durumu Meşgul / Özgür olarak değiştirebilirsiniz.Der udskiftes frit og efter behov.
Ken gelmek için çok meşgul.Ken har for travlt til at komme.
Telefon hattını yine meşgul ediyor."«I bånd igjen».
Insanlar sürekli çalışmayla meşguller.Man fikk alltid arbeid.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.De søkte de gamle stier.
Karakter yasa dışı işlerle meşgul olan bir avukattır.Han er utdannet jurist, med arbeidsrett som spesialfelt.
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.Organisasjonen stod nær KPD politisk.
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.Gak hjem, og tag din Dotter ved Haand!
Bunun hakkında "Eğlenmekle fazla meşguldum" diyor.Jeg var egentlig litt lei meg, vi hadde så mye moro med den.»
Öldüğü sırada hâlâ Vincent'ın mektuplarını İngilizce'ye çevirmekle meşguldü.Pada masa kematiannya, ia masih sedang menerjemahkan surat-surat Vincent kepada bahasa Inggris.
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.Maka dari itu mereka menyewakan domain mereka kepada perantara ("arendator").
İşlemci devirleri için gereken sürede; işlem yürütülür yani; işlemciyi meşgul eder.Pada saat itulah kegiatan kepabeanan dibekukan, sehingga hanya cukai saja yang dijalankan.
Jaffa yolunda bulunan, Kudüs merkez otobüs durağı, İsrail’in en meşgul durağıdır.Stasiun Bus Pusat Yerusalem, terletak di Jalan Yafo, merupakan stasiun bus tersibuk di Israel.
Thomas yazmakla meşgul iken, Jane ev işleriyle meşgul oldu.Selama Kate tidak di rumah, Tom harus mengurusi seluruh anak-anak.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Ia akhirnya aktif dalam kegiatan ilmuwan.
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.Ia juga terlibat dalam dunia politik.
Alacaksanız indireyim, yoksa beni boş yere meşgul etmeyin" diye sesleniyordu.Cepatlah, larilah ke sana, sebab aku tidak dapat berbuat apa-apa, sebelum engkau sampai ke sana."
Larry, genelde Bikini Plajında halter kaldırmakla meşguldür.Laba-laba ini biasanya banyak ditemui di Pantai Gading, Bioko.
Savaştan sonra çeşitli savaş-tarihsel çalışmalar yazarak meşgul oldu.Sau chiến tranh, ông đã viết nhiều nghiên cứu lịch sử chiến tranh khác nhau.
Barney'se bu arada kendi ilişkisiyle meşguldür.Đồng thời, Barney cũng có một mối quan hệ khá rắc rối.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Bạn có bận không?
Sonra özellikle eğitim işleriyle meşgul olmuştur.Sau đó ông chủ yếu làm công tác nghiên cứu.
Başkalarının savaşıyla ne meşgul olup durursun!”Họ hủy hoại cuộc sống của người khác".
Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür.Trong lán có ông cụ ngồi đọc sách.
Bu dönemde Jeffreys sürekli olarak bilgi almak isteyen insanlar yüzünden meşgul edildi.Riêng Jefferson phải ở lại để tìm hiểu điều gì đang thực sự xảy ra.
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın.Đừng nhầm lẫn với Camposaurus.
Bu süre içinde ailelerini aramakla meşgul olurlar.自らの一族を探すために主人公と同行を申し出てきた。
Başkalarının savaşıyla ne meşgul olup durursun!”「人の世の仁義に反するものに栄華はおまへん!
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.年寄大嶽を襲名。
Durumu Meşgul / Özgür olarak değiştirebilirsiniz.職業なども自由に変更できる。
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.衆生を導き、仏道に引き入れ導くこと。
Insanlar sürekli çalışmayla meşguller.仕事が忙しくいつも家にいない。
Bunun hakkında "Eğlenmekle fazla meşguldum" diyor.本人曰く、「楽して投げようとしすぎた」とのこと。
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın.」 「小児を書物でいじめるな。
Çünkü bunlar var olanın birbirine çok yakın ilk biçimleriyle meşgul oluyorlar.イネとのつながりは前2種より本種のほうがもっとも近いとされる。
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.ほんわかした見た目だが、一生懸命な性格で生徒からの信頼も厚い。
Savaştan sonra çeşitli savaş-tarihsel çalışmalar yazarak meşgul oldu.また、戦後は戦史に関する著作活動を多く行なった。
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.また、政治に通じていた。
Bu arada hububat ticareti ile meşgul olan dayısından haksız vergi alındığını gördü.私がわざと労働者に不当な扱いをしたことがあったか、と。
Dün meşguldüm.私は昨日忙しかった。
Ben üniversitedeyken siyasetle meşgul oldum.私が大学にいたとき政治の活動をしていた。
Meşgulüm. Aksi takdirde davetini kabul ederdim.私は忙しい、そうでなければ君の招待を受けるだろう。
Bu süre içinde ailelerini aramakla meşgul olurlar.沒收家產,其親族亦判處斬監候。
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.故此,已有計劃保護牠們的棲息地,以保護牠們。
İlgili Sayfalar