meşgul ile cümle

meşgul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İcadiye’deki köşkünde sanatla meşgul olarak yaşadı.他在鹿儿岛的生活很忙碌。
Bu çalışma ile meşgul, o dönemde çok az bilimsel araştırma gerçekleştirdi.因忙于这种人道主义工作,一战期间她几乎没有做科研工作。
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.她是古代貓群的利爪。
Durumu Meşgul / Özgür olarak değiştirebilirsiniz.且他可自由改變外觀年齡,還可以改變自我。
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.召還为侍中,任治都曹事。
Von Braun normal insanların gurur duyabileceği ancak katkıda bulunamayacakları projeler ile oldukça meşguldü.沃納·馮·布勞恩推動普通人可以自豪,但不參加的方案。
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.但在另一方面,被當做高嶺之花的她其實十分在意同級生對她敬而遠之的事情。
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.예를 들어 그들은 그들에게 해를 끼치는 천적의 냄새를 무시하였다.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.원래 옛 기장 시가지 주변을 에워싸고 있었다고 한다.
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın."싱가포르에 대해 걱정하지 마십시오.
Yoksa terörist miydi?" sorusuyla meşgul olup dertlidir.신체와 영혼(靈魂)은 하나인가 혹은 별개의 것인가?
Bu sezonda Atavuslara karşı mücadele veren Renee epey meşgul olacaktır.랜디는 최근 시즌에서 많이 빈번하게 등장하게 되었다.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.이와 동시에 그는 과학 연구를 재개하였다.
Durumu Meşgul / Özgür olarak değiştirebilirsiniz.택트를 휘둘러 벼락의 방향을 자유자재로 바꿀 수도 있다.
Kırk sene irşad meşgul oldu.40년이상 비상업주의를 견지중이다.
Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür.그러나 그는 부왕이 숨겨둔 책들을 찾아내어 독서를 계속하였다.
Yeniden talebe yetiştirmekle meşgul oldu.이후 다시 제과업으로 생계를 유지했다.
Ben her zaman meşgulüm.저는 항상 바빠요.
Meşgul müsünüz?바쁘세요?
Şimdi meşgulüm.지금 바빠요.
Alacaksanız indireyim, yoksa beni boş yere meşgul etmeyin" diye sesleniyordu.אֲנִי מַשְׁבִּיעַ אוֹתְךָ בֵּאלֹהִים, אַל תְּעַנֶּה אוֹתִי!"
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.הם גם הפרישו לעצמם אחוז מהמתנות (שניתנו לאלילה) כשכר, ומכך התפרנסו.
Ölümüne kadar da orada bilimle meşgul oldu.הוא המשיך עד מותו לעסוק במדע.
Kırk sene irşad meşgul oldu.השותפות נמשכה כ-40 שנה.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.נועם הליכותיו ורוחו הבדוחה חיבבוהו מאוד על תלמידיו.
Barney'se bu arada kendi ilişkisiyle meşguldür.עם הזמן יחסיו עם ברטיאנו התהדקו.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.כמו כן הייתה אחראית על שלל ניסויים מדעיים.
Yarın sabah meşgul müsün?אתה עסוק מחר בבוקר?
Yarın sabah meşgul müsün?את עסוקה מחר בבוקר?
Bu hafta meşguldüm.הייתי עסוקה השבוע.
Tom meşgul değildi.טום לא היה עסוק.
Meşgulseniz, size yardım edeceğim.אם אתם עסוקים, אעזור לכם.
Tom ve Mary meşgul değiller.טום ומרי אינם עסוקים.
Tom ve Mary meşgul değiller.טום ומרי לא עסוקים.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Колко време вече се разтакава тая работа.
Bu çalışma ile meşgul, o dönemde çok az bilimsel araştırma gerçekleştirdi.Заета с тази работа, тя провежда много малко научни изследвания през този период.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Занимава се и с научно изследователски труд.
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.Той участва в политиката.
Bunlardan Dîvân-ı Emaret baş­lıca askerî işlerle meşgul olurdu.Семейството е на потомствен дворяни Ориентира се към военното поприще.
Resim yapma sanatıyla meşgül kişiler, ressam olarak adlandırılırlar.Художник, който е ненадминат в рисуването, се нарича майстор на рисунъка.
"Şarkının demosu hala bende var fakat o aralar meşguldüm.Взех лиценз за песента от неговата версия и продължавам до ден днешен да я свиря."
O zamana kadar II. Konstantius Sasaniler'le savaşmakla meşguldü.В този период сътрудничи тясно с Константинос Г. Караманлис.
Osmanlı o sıralar taht kavgalarıyla meşguldü.По време на османската власт тук се водили битки с поробителите.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Други композитори с много спорен талант, дори ученикът му Долес били много повече на мода от самият Бах.
Bu zaferden sonra babasıyla beraber Sloven topraklarının fetih çalışmalarıyla meşgul olmuştur.Както баща му и той се бие срещу славянските си съседи.
Ölümüne kadar da orada bilimle meşgul oldu.Там той продължава да се занимава с научната си дейност до смъртта си.
Bir komşu sonraları şöyle dedi: "Bayan Clemm her zaman meşguldü.Самата ѝ преподавателка по домакинство е казала за нея: „Нанси Клътър винаги бърза, но винаги има време.
Durumu Meşgul / Özgür olarak değiştirebilirsiniz.Синовиални стави – те са свободно подвижни.
Seyahate hazırlanmakla meşgul.Зает е с подготовката за пътуването.
Çok meşgul olacağım.Ще бъда много зает.
"Bunu benim yerime yapabilir misin?" "Üzgünüm, ben çok meşgulüm."Можеш ли да направиш това вместо мен? Съжалявам, много съм зает.
Fadıl mesaj atmakla meşguldü.Фадъл беше заета да пише смс-и.
Yemek hazırlamakla meşguldüm.Бях зает да приготвям вечерята.
Sonra özellikle eğitim işleriyle meşgul olmuştur.Posebno se angažirao u radu sa studentima.
Daha sonraki yıllarda, kamuoyunda daha fazla meşgul oldu.Narednih godina intenzivno se radilo u društvu.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.Vučetići su stari brinjski rod.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Uz književno stvaralaštvo bavio se i znanstvenim radom.
Ölümüne kadar da orada bilimle meşgul oldu.Na Sveučilištu je ostao sve do smrti.
Beklendiği gibi hiçbir yerden cevap gelmez ve üyeler okullarını bitirmekle meşgul olurlar.Kad je krenuo napad, Splićani su napustili svoja radna mjesta, a škole prekinule rad.
Diğer taraftan siyasetle meşgul oldu.Angažoval sa aj v politike.
İlgili Sayfalar