Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıEzek a szokásos gyenge kifogások az öregség mellett.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıkları지금부터 제가 말하려고 하는 것은 사람들이 노화에 대해서 하는 말도 안되는 변명들에 대한 것입니다.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıQueste sono quel genere di scuse incredibili che le persone usano quando si parla di invecchiamento.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıSon las increíbles excusas que la gente da para el envejecimiento.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıTakimi niewiarygodnymi wymówkami ludzie tłumaczą konieczność starzenia.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıΑυτά είναι τα είδη των απίστευτων δικαιολογιών που οι άνθρωποι δίνουν για τη γήρανση.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıВот какие невероятные аргументы приводятся против борьбы со старением. [слайд: Жить станет скучно.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıТова са видовете невероятни извинения, които хората дават за остаряването.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıאלה הם סוגים של תירוצים שלא יאמנו שאנשים נותנים להזדקנות.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıوهناك عدد لا حصر له من الحجج التي يبرّر بها النّاس الشيخوخة.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıkları実に 信じがたいものもありますが 私が言いたいのは それらの言い訳が
Bunun için hiçbir mazeret.Κάνω καμία δικαιολογία για αυτό.
- Bu yalnızca bir mazeret.- Asta nu e decât o scuzã.
- Bu yalnızca bir mazeret.-Det där är svepskäl.
- Bu yalnızca bir mazeret.- Es sólo una excusa.
- Bu yalnızca bir mazeret. - Ne dersen de.Ce n'est qu'une dérobade.
- Bu yalnızca bir mazeret. - Ne dersen de.- Du suchst nach Entschuldigungen.
- Bu yalnızca bir mazeret. - Ne dersen de.- Du suchst nach Entschuldigungen.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Aşa că nimeni din această sală nu are nici o scuză.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Así que no hay excusa para nadie de esta audiencia.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.A tak pro všechny z nás v publiku neexistuje žádná omluva.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Donc il n'y a aucune excuse pour chacun de nous dans ce public.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Dosyć wymówek.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Er is geen excuus voor ieder van ons hier in dit publiek.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Es gibt also keine Entschuldigung für jemanden hier in diesem Publikum.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Jadi tidak ada alasan untuk semua penonton di sini.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Joten meillä täällä yleisössä ei ole mitään tekosyytä.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.그렇기에 여기있는 우리 중 누구도 변명의 여지가 없습니다.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Por isso não há qualquer desculpa para nós nesta audiência.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Quindi non ci sono scuse, per nessuno in questo pubblico.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Takže ani pre nikoho z nás tu v publiku neexistuje ospravedlnenie.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Úgyhogy egyikünknek sincs kifogása itt a nézőtéren.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Và trong khán đài này, không ai trong chúng ta là ngoài lệ cả.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Και δεν υπάρχει καμιά δικαιολογία για κανένα από μας εδώ στο κοινό.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Така че няма оправдания за всички нас тук, в тази аудитория.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Так что у вас нет отмазок.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.Тому відмовок не існує ні для кого.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.אז אין תרוץ לאף אחד כאן בקהל.
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.لذا لا يوجد اي عذر لاي شخص هنا بين الجمهور بان يفكر بعكس هذا
Bu yüzden burada bu kitleye karşı hiçbir mazeretimiz yok.カッコよく見せたい服装は カッコよく見せられるはずです
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.1996年12月10日「ミスター午前4時」 ファロン ヤングが
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Cô ấy có chứng cứ ngoại phạm rõ ràng nhất thế giới.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Dia memiliki alibi yang paling tidak terbantahkan di dunia.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ea are cel mai bun alibi din lume.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ella tenía la coartada más irrebatible de todas.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ha l'alibi più a prova di bomba possibile.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.그녀는 세계에서 가장 완벽한 알리바이를 가지고 있습니다.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ma najlepsze na całym świecie alibi.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ő bombabiztos alibivel rendelkezik.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ona má k dispozícii absolútne vodotesné alibi.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Où était alors Wislawa Szymborska? Elle a l'alibi le plus parfait de l'histoire du crime.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Sie hat das absolut wasserdichteste Alibi der Welt.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ta má snad to nejvíce neprůstřelné alibi na světě.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Έχει το καλύτερο άλλοθι στον κόσμο.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Тя има възможно най-непоклатимото алиби в света.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.У неё самое неопровержимое алиби на свете.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.לה יש את האליבי המוצק הכי טוב בעולם.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.كانت لها الغيبة الاكثر تأكيدا في العالم عن موقع الجريمة.
Elim doğal olarak oraya gitti. Ne müthiş bir mazeret!- פשט... לכוון במה שאתה יכול לקחת. - היי, בואו הנה.
Erkek: Yani hiçbir mazeret olmazsa İsrail duracak mı?Czyli bez alibi Izrael ją zakończy?