Kocaman bir matbaa makinesi aldım,واشتريت ألات الطباعة الضخمة,
Kocaman bir matbaa makinesi aldım,使い方をまったく知らずに です
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.추앙받곤 하는 인쇄 매체만 하더라도 과학 저널이 만들어지기보다 150년 전에 에로 소설부터 만들어졌죠.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.A szent nyomdagéppel is: erotikus regényeket 150 évvel korábban nyomtattak, mint tudományos folyóiratokat.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.Bahkan di ranah media massa, selama 150 tahun orang mencetak novel porno sebelum menerbitkan jurnal ilmiah
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.Dokonce s posvátným tiskařským strojem, erotické romány existují 150 let, to je dříve než vědecké žurnály.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.Incluso en la sagrada prensa escrita tuvimos novelas eróticas 150 años antes de tener revistas científicas.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.Mesmo na sagrada imprensa, tivemos romances eróticos 150 anos antes de termos jornais científicos.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.Weźmy świętą prasę drukarską: powieści erotyczne wyprzedziły o 150 lat czasopisma naukowe.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.Дори със свещенната печатарска преса получихме еротични романи 150 години преди научните журнали.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.אפילו הדפוס המקודש, קיבלנו ממנו רומנים ארוטיים 150 שנה לפני שקיבלנו ממנו כתבי-עת מדעיים.
Kutsal matbaa ile bile erotik romanları bilimsel makalelerden 150 yıl önce aldık.科学論文誌が現れる150年前に ポルノ小説が現れているのですから LOLcatsとUshahidiの
Matbaa, 200 yıllık kaosa yol açtı,인쇄술은 200년간의 혼돈을 촉진했습니다.
Matbaa, 200 yıllık kaosa yol açtı,מכבש הדפוס הוביל ל200 שנים של כאוס,
Matbaa, 200 yıllık kaosa yol açtı,الصحافة المطبوعة إنشأت منذ 200 عام من الفوضى ،
Matbaa, 200 yıllık kaosa yol açtı,カトリック教会によって-
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.카톨릭의 지적 헤게모니가 유럽 전역을 지배하는 도구가 될 것이라고 여겨졌습니다.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.la hegemonía intelectual católica en toda Europa.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.l'egemonia cattolica intellettuale in Europa.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.l'hégémonie intellectuelle catholique dans toute l'Europe.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.נחשב לכלי שיעזור להשליט הגמוניה קתולית ברחבי אירופה.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.كان من المفترض أن يكون أداة ستقوم بفرض الهيمنة الفكرية الكاثوليكية في جميع أنحاء أوروبا.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.ツールとして 捉えられていたのです しかし実際に起きたのは マルティン・ルターの95ヶ条に
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaAnche la carta stampata, anche la carta stampata si supponeva fosse uno strumento per rinforzare
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaIncluso la imprenta, incluso la imprenta se suponía que era una herramienta que impondría
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslında인쇄 매체조차도, 심지어 인쇄 매체조차도
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaMême la presse à imprimer, était supposée être un outil qui allait faire respecter
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaאפילו מכונת הדפוס, אפילו הדפוס
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaحتى جهاز الطباعة
Matbaa da bu zincirin halkalarından biriydi aslındaカトリック知識人の支配を ヨーロッパに広める
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,예. 인쇄술의 도입과 마찬가지로, 진짜 그것이 혁명이라면 A지점에서 B지점으로 가도록 하는 것이 아닙니다.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,Akárcsak a nyomtatott sajtó megjelenése, ez egy forradalom, ami nem visz minket A pontból B pontba.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,Het is als met de drukpers: als het echt een revolutie is, dan neemt het ons niet mee van Punt A naar Punt B.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,Je to ako s kníhtlačou. Ak je to ozajstná revolúcia, neposunie nás z bodu A do bodu B.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,Okay. Come per la carta stampata, se è davvero una rivoluzione, non ci porta dal punto A al punto B.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,Tal como com a imprensa, se é de facto uma revolução, não nos leva o Ponto A ao Ponto B.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,Както с печатарската преса, ако това наистина е революция, тя няма да ни заведе от точка А до точка Б.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,נכון. בדומה למכבש הדפוס, אם זו באמת מהפיכה, אז זה לא מוביל אותנו מנקודה A לנקודה B.
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,حسناً. بالنسبة للصحافة المكتوبة ، إذا كانت حقاً ثورة ، فانها لا تأخذنا من النقطة "أ" الى النقطة "ب".
Matbaada olduğu gibi, eğer gerçekten bir devrim oluyorsa, bizi A noktasından B noktasına değil,ポイントA からポイントB へ というようには推移しません ポイントA から混乱状態へと推移するのです
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.A nyomdász elvesztette a fájlt, és nem szólt nekünk.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.A tipográfica perdeu o ficheiro e não nos disse nada.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Cel care le imprima a pierdut fisierul, nu ne-a spus.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.De drukker verloor het bestand, vertelde het ons niet.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Der Drucker hat die Datei verloren, und sagte uns nichts.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Drukarz zgubił plik, nie powiedział nam.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.El impresor perdio el archivo y no nos dijo
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.인쇄업체가 파일을 잃어버렸는데, 우리에게 말하지 않았죠.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.L'imprimeur avait perdu le fichier, il nous avait rien dit.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Lo stampatore perse il file e non ci disse nulla.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Nhà in đánh mất file ảnh mà không báo với chúng tôi.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Percetakan kehilangan berkasnya, namun tidak memberi tahu kami.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Tiskar je izgubil podatke in nam tega ni povedal.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Tiskař ten soubor ztratil a neřekl nám to.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Tlačiar stratil ten súbor a nepovedal nám to.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Ο τυπογράφος έχασε το αρχείο, δεν μας το είπε.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Печатарят загубил файла и не ни каза.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Принтер втратив файл, але ми не знали.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.Принтер потерял файл, но мы не знали.
Matbaa dosyayı kaybetti ve bize haber vermedi.המדפיס איבד את הקובץ, ולא סיפר לנו.