Ana içeriğe geç
Sözlük

masum ile cümle

masum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Önce masum Teğmen Ross'u öldürdü, şimdi Bayan Bradley'i almış!Primeiro, mata o inocente Tenente Ross, agora tem a Mrs. Bradley!
Önce masum Teğmen Ross'u öldürdü, şimdi Bayan Bradley'i almış!Primero mata a la inocente teniente Ross y ahora tiene a la Sra. Bradley.
Önce masum Teğmen Ross'u öldürdü, şimdi Bayan Bradley'i almış!Πρώτα σκοτώνει την αθώα υπολοχαγό Ρος τώρα έχει την κ. Μπράντλεϊ!
Önce masum Teğmen Ross'u öldürdü, şimdi Bayan Bradley'i almış!Сначала он убивает лейтенанта Росс, а теперь взял госпожу Брэдли?
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Consiguieron sus derechos al destruir a inocentes comerciantes Coreanos.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Họ có quyền đập phá những người thương gia Hàn vô tội.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Ils ont pris le droit de détruire les boutiques de Coréens innocents.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.그들은 그들의 권리를 무고한 한국인 상인들을 괴롭힘으로써 얻었어요.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Loro hanno i loro diritti distruggendo mercanti koreani innocenti.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Oni zdobyli swoje prawa kosztem niewinnych koreańskich kupców.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular. Onlar Dr.あの人達も私と同じく キング牧師を尊敬しているのでしょ
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Și-au obținut drepturile distrugând negustori coreeni inocenți.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Zij hebben 't recht gekregen door onschuldige Koreaanse winkelieren kapot te maken.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Они получили свои права, разорив неповинных корейских торговцев.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Получиха правата си чрез унищожаване на невинни корейски търговци.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.הם השיגו את הזכויות שלהם בעזרת הרס של סוחרים קוריאניים תמימים.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.لقد تحصلوا على حقهم بعد ان افسدوا بضائع الكوريين المساكين
O varlık orada, o bir anlamda saf, o çok masum, bir anlamda, o sadece var.C'est une sorte de pur... c'est tellement innocent, en un sens, il est tout simplement.
O varlık orada, o bir anlamda saf, o çok masum, bir anlamda, o sadece var." ...e așa de inocent...!"
O varlık orada, o bir anlamda saf, o çok masum, bir anlamda, o sadece var.Esse Ser está lá, sabes. É mais ou menos puro. É tão inocente, de certa forma.
O varlık orada, o bir anlamda saf, o çok masum, bir anlamda, o sadece var."Vedo il mio Essere, e' li'..e' puro..." "...e' cosi'...innocente...!"
O yerine sürünme bu masum tatma Amerikan içecekler gibi그녀는 오히려 크리프 순진한 - 시음 미국 음료 중 하나 같았다
O yerine sürünme bu masum tatma Amerikan içecekler gibiبل كانت وكأنها واحدة من تلك المشروبات الأبرياء المذاق الأمريكي الذي زحف
O yerine sürünme bu masum tatma Amerikan içecekler gibi何をやっているかを知る前に、いつの間にかあなたのシステムになるように、、あなたはだ
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Aber diese Tiere haben eine gewisse Unschuld.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Ale jest w nich jakaś niewinność.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Dar într-un fel -- aceste animale au o anumită inocență.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.De valahogy -- ezekben az állatokban van ártatlanság.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.그러나 그 동물들에게는 일종의 순결함이 있다는 것입니다.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Maar - er is een soort onschuld in deze dieren.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Mais, comment dire ... Il y a une sorte d'innocence chez ces animaux.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Nhưng tôi -- có một sự trong sáng ở những con vật này.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Però penso che ci sia innocenza in questi animali.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Pero yo... Hay inocencia en estos animales.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Αλλά, υπάρχει μια αθωότητα σε αυτά τα ζώα.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Но, мне кажется, эти животные простодушны и чисты.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.Но някак... има една невинност в тези животни.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.אבל אני בערך -- ישנה תמימות בחיות האלו.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.لكنني نوع من ال -- هناك براءة في هذه الحيوانات.
Öyle olmasalar da, bu hayvanlarda bir tür masumiyet seziyorum.キングコブラが「シュー」と言えば
O zaman daha masum bir vakitti.C'étaient des temps plus innocents...
O zaman daha masum bir vakitti.Eran tiempos más inocentes.
O zaman daha masum bir vakitti.Время было невиннее.
Pekâlâ, anlatmaya çalıştığım, bunun masumiyet olduğu.Takže, co vám chci říct... Je to nevinnost.
Pekâlâ, anlatmaya çalıştığım, bunun masumiyet olduğu.Was ich dir damit sagen will: Es ist Unschuld.
Pekâlâ, anlatmaya çalıştığım, bunun masumiyet olduğu.Так, вот, что я хочу сказать тебе. Это невинность.
Peki 1992'da ne oldu? Bir sürü masum insanı tahrip ettiler.하지만 1992년에 어땠나요? 그들은 무고한 사람들을 괴롭혔어요.
Peki 1992'da ne oldu? Bir sürü masum insanı tahrip ettiler.אבל מה קרה ב-1992? הם הרסו אנשים תמימים.
Peki 1992'da ne oldu? Bir sürü masum insanı tahrip ettiler.لكن ماذا عن 1992؟ لقد اعتدوا على اناس بريئين
Peki 1992'da ne oldu? Bir sürü masum insanı tahrip ettiler.あれが平等を勝ち取るための
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.A fost ca a vizita o perioadă mai inocentă pe planetă.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Bolo to ako navštíviť nevinnejšie časy na tejto planéte.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Cảm giác như là quay về thời hoang sơ của trái đất.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.C'était comme de visiter une époque plus innocente sur notre planète.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Czułam się zupełnie tak, jakbym cofnęła się do dawnych, bardziej niewinnych czasów.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Det var som at besøge en mere uskyldig tid på planeten.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.É stato come trovarsi in un'era più innocente del pianeta.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Es war so, als besuchte man eine unschuldigere Zeit auf diesem Planeten.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Foi como visitar uma época mais inocente no planeta.
Planet üzerinde daha masum bir zaman dilimini ziyaret etmek gibiydi.Fue como visitar una época más inocente del planeta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod