Bina, donanım ve bakım masraflarıStroški za stavbo, opremo in tekoči stroški
Bina, donanım ve bakım masraflarıΚτήρια, εξοπλισμός και δαπάνες λειτουργίας
Bina, donanım ve bakım masraflarıСгради, оборудване и текущи разходи
Bina, donanım ve bakım masraflarıСтроительные и производственные издержки, оборудование
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Chtěl jsem být právníkem, ale nemám peníze, Abych se mohl učit a stát se právníkem.
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Debido a que nuestra casa está muy lejos de la ciudad
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Đối với tôi, tôi muốn trở thành luật sư, nhưng tôi không có tiền để trả tiền học phí của tôi
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."För mig jag ville vara jurist, men jag har inte pengar att betala mina skolavgifter
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."For mig jeg ønsket at blive advokat men jeg har ikke penge til at betale min skolepenge
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Ik wilde advocaat worden maar ik heb geen geld om dat te betalen van mijn schoolgeld
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."전 변호사가 되고 싶지만 학비를 낼 돈이 없어요
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum.""Moi, je voulais être avocat" "mais... sans argent..." "Je n'ai pas d'argent pour payer l'école"
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Pentru mine, am vrut să fie avocat, dar nu am bani să plătească taxe meu school
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Por mim, queria ser advogado, mas não tenho dinheiro para pagar a faculdade
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."Ügyvéd akartam lenni, de nincs rá pénzem, hogy fizessem az iskolát.
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."אני רציתי להיות עורך דין אבל אין לי כסף לשלם בשביל הלימודים
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."أتمنى أن أكون محامي، لكني لا أملك المال لأدفع تكاليف الدراسة
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."「そしたら、勉強して、弁護士になるんだ。」
"Bir avukat olmak isterdim ama okul masraflarını karşılayamıyorum."我嗎, 我想成為一位律師, 但我沒有錢繳學費
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.제가 초등학교 1학년이 되었을 때, 정부에서는 제가 체육 학교로 전학하기를 원했습니다, 모든 학비를 대주는 조건으로요.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Amikor elsős voltam, a kormány át akart helyezni egy sporttagozatos iskolába, minden kiadást fizettek volna.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.În clasa întâi, statul a vrut să mă transfere într-o școală pentru atleți, plătindu-mi toate cheltuielile.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Když jsem byla v první třídě, úřady mě chtěly přemístit do školy pro atlety, s pokrytím všech nákladů.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Keď som bola v prvom ročníku, vláda ma chcela dať do atletickej školy, všetky poplatky by uhradili.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Khi tôi còn học lớp 1, chính phủ muốn chuyển tôi đến một trường dành cho vận động viên, chịu tất cả chi phí.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Ko sem bila v prvem razredu, me je vlada želela premestiti v šolo za atlete z vsemi plačanimi stroški.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Mas a minha mãe, super-protetora, disse: "Não." Os meus pais queriam que eu fosse engenheira como eles.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Toen ik in het eerste leerjaar zat, besloot de regering om me over te plaatsen naar een school voor atleten.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Когда я училась в первом классе, государство предложило перевести меня в школу для атлетов за казённый счёт.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.Коли я була у першому класі, уряд хотів перевести мене до школи для атлетів, пропонуючи оплатити всі витрати.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.כשהייתי בכיתה א', הממשלה רצתה להעביר אותי לבית ספר לספורטאים, כל ההוצאות משולמות.
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.عنما كنت في الصف الاول ، كانت الحكومة ترغب في تحويلي الى مدرسة للرياضيين ، مع دفع كامل المصاريف
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.体育学校へ私を転校させようとしました しかも無償で でも 厳格な母は「それは許しません」と
Birinci sınıfta iken, devlet beni bir atletizm okuluna göndermek istedi, tüm masraflarım karşılanacaktı.到小學一年級嘅時候 當地政府想將我轉去一間體育學校就讀 全部公數
Birkaç gün için kullanabilirsiniz. Miktarda para vardır Tüm masraflarını karşılamak için gövde.Tam je dost peněz kmen k pokrytí všech nákladů.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.A barátom, aki néhány héten belül megnősül, ugyanezt tette az esküvői költségvetéssel.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Bạn của tôi sắp cưới trong vài tuần nữa cũng làm điều tương tự cho thu chi cho đám cưới.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Een vriend die over enkele weken gaat trouwen, heeft hetzelfde gedaan voor zijn huwelijksbudget.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Ein Freund von mir heiratet in ein paar Wochen und hat dasselbe mit seiner Hochzeitsplanung gemacht.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.En vän som ska gifta sig om några veckor har gjort samma sak med bröllopsbudgeten.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Jeden môj priateľ, ktorý sa bude o pár týždňov ženiť, urobil to isté so svojím rozpočtom na svadbu.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.몇주후에 결혼할 제 친구도 결혼예산을 똑같은 이유로 조정했습니다.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Mi amigo que se casa dentro de unas semanas ha hecho lo mismo con su presupuesto para la boda.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Min ven der bliver gift om et par uger har gjort det samme med hans bryllups budget.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Mój przyjaciel, który niedługo się żeni, podszedł do ślubnego budżetu w ten sam sposób.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Mon ami qui se marie dans quelques semaines a fait de même pour le budget de son mariage.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Můj přítel se za pár týdnů žení a provedl to stejné se svým svatebním rozpočtem.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Prietenul meu, care se căsătorește peste câteva săptămâni a făcut la fel pentru bugetul de nuntă.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Um amigo meu, que se casa dentro de semanas, fez o mesmo com o orçamento para o casamento.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Un mio amico che si sposa tra qualche settimana ha fatto lo stesso con il budget del suo matrimonio.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Ο φίλος μου που παντρεύεται σε μερικές εβδομάδες έκανε το ίδιο για τον προϋπολογισμό του γάμου του.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Мій друг, який одружується через декілька тижнів, зробив те саме із своїм весільним бюджетом.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Мой друг, вступающий в брак через несколько недель, так же изменил свой свадебный бюджет.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.Приятелят ми, който ще се ожени след няколко седмици, направи същото за бюджета си за сватбата.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.ידיד שלי המתחתן בעוד מספר שבועות עשה את אותו הדבר עבור תקציב החתונה שלו.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.صديقي المقبل على الزواج في غضون بضعة أسابيع قام بنفس الشيء بالنسبة لميزانية زفافه.
Birkaç hafta içinde evlenecek olan arkadaşım aynı şeyi düğün masrafları için yaptı.結婚式の予算について同様に調整しました ところで 彼に離婚の確率を聞いてみたら
Bir müşteriyi edinmek ne kadar tuttu? Kampanya masrafı ne kadardı?고객 한 명을 얻는 데 비용이 얼마가 들었느냐 광고비가 얼마 들었느냐
Bir müşteriyi edinmek ne kadar tuttu? Kampanya masrafı ne kadardı?كم كلف استقطاب عميل واحد؟ كم كلفت الحملة الإعلانية؟
Bir müşteriyi edinmek ne kadar tuttu? Kampanya masrafı ne kadardı?顧客が商品を検討するのにいくらかかったか?