Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiMi si formò quest'immagine mentale, una specie di Cenerentola.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiQuando começámos a falar, ele gritou e a Hyun Sook veio trazer-nos comida.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiȘi în mintea mea aveam o imagine cu un fel de Cenușăreasă.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiTrong đầu tôi hiện ra hình ảnh Lọ Lem.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiTuve esta imagen mental de algo como Cenicienta.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiWyobraziłem sobie ją jako takiego Kopciuszka.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiΕίχα αυτή την εικόνα στο μυαλό μου, σαν τη Σταχτοπούτα.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiПредставих си цялата тази картинка, като в приказката за Пепеляшка.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiУ меня в голове сразу возникла картина:
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiוהיה לי סרט שלם בראש, של מעין סינדרלה.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiو كانت لدي هذه الصورة الذهنية، مثل سندريلا نوعا ما.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiとてつもなく素晴らしく頭がよく幸せな子供が
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses.Chẳng ai làm được tích sự gì ở đây cả.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses. Geldiđim ilk günden itibaren katlanmasý güç bir yerdi."Серые стены, серые столы, серый шум Первый день я появился здесь, я просто не мог взять его
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses. Geldiđim ilk günden itibaren katlanmasý güç bir yerdi.昼食の時間、文字通りトイレの個室に 鍵を掛け閉じこもり、そして涙が出てきた。
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses.Graue Wände, graue Tische, graue Geräusche.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Grå vægge, grå borde, grå støj.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Grijze muren, grijze bureaus, grijs geruis.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses.Muros grises, escritorios grises, ruidos grises.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Murs gris, bureaux gris, bruits gris.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Pareti grigie, scrivanie grigie, rumore grigio.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Šedé zdi, šedé stoly, šedý hluk.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Γκρι τοίχους, γκρι γραφεία, γκρι θόρυβο.
Gri duvarlar, gri masalar, gri ses."Сиви стени, сиви бюра, сив шум.
Hadi masaları temizleBersihkan itu.
Hadi masaları temizleCurata.
Hadi masaları temizleDọn dẹp mấy thứ này đi.
Hadi masaları temizleMach es sauber.
Hadi masaları temizleNettoie tout ça.
Hadi masaları temizlePočisti.
Hadi masaları temizlePulisci quello.
Hadi masaları temizleRuim het op.
Hadi masaları temizleStäda upp.
Hadi masaları temizleWyczyść to
Hadi masaları temizleΚαθάρισε το.
Hadi masaları temizleУбери здесь.
Hadi masaları temizle.נקה את זה
Hadi masaları temizleنظف هذا
Hadi masaları temizleはい
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.A on povedal: "Nie, nie, ocko, toto je pohľadnica za to, že vieš čítať rozprávky najlepšie na celom svete."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.A on řekl: "Ne, ne, ne, táto - to je přáníčko za to, že jsi nejlepší čtenář pohádek na světě."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.En hij zei, "Nee, nee, nee, papa -- dit is een kaart voor de beste verhalen-voorlezer van de wereld."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Erre azt mondta: "Nem, apa - ez egy kártya a legjobb meseolvasónak a világon."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Et il a dit, "Non, non, non, Papa -- c'est une carte du meilleur liseur d'histoire du monde."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.아이는 얘기했습니다. "아니, 아니에요, 아빠 -- 이건 세상에서 최고로 이야기를 잘 읽어주는 사람을 위한 카드에요."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Odpowiedział: "Nie, nie tato. To za najlepsze czytanie historyjek na dobranoc."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Og han sagde, "Nej, nej, nej far -- det her er et kort for at være den bedste historiefortæller i verden."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Si el a zis "Nu, nu, nu, tati -- este o felicitare pentru ca esti cel mai bun cititor de povesti din lume."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Und er sagte, "Nein, nein Papa, die Karte ist für den besten Geschichtenvorleser auf der Welt".
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Y el dijo, "No, no, no, papi -- esta tarjeta es por ser el mejor lector de cuentos del mundo."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.Και είπε, "Όχι, όχι Μπαμπά -- είναι μια κάρτα γιατί διαβάζεις παραμύθια καλύτερα από όλους στον κόσμο".
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.А він сказав: "Ні, ні, ні, татку -- це листівка за те, що ти - найкращий читач казок у світі."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.И он сказал: "Не-не-не, пап - это открытка за то, что ты - самый лучший читатель сказок в мире!"
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.И то каза, "Не, не, не Татко -- това е картичка за това че си най-добрия разказвач на приказки на света."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.והוא אמר, "לא, לא, לא, אבא. זה כרטיס ברכה בגלל שאתה מקריא הסיפורים הכי טוב בעולם."
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.فقال لي ، " لا,لا,لا, والدي --- هذه بطاقه "لكونك أفضل قاريء قصص في العالم"
"Hayır, hayır Baba-- bu, dünyanın en iyi masal okuyanı olduğun için" dedi.本を読むのが上手だからだよ」 やはりスローダウンすることは大切ですね
Her gece onlara masal okumayın.Đừng đọc truyện trước khi đi ngủ hằng đêm cho con cái.
Her gece onlara masal okumayın.아이들에게 매일 밤 이야기를 읽어주지 마세요.
Her gece onlara masal okumayın.Lees ze niet elke avond in bed voor.