Ana içeriğe geç
Sözlük

masal ile cümle

masal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Efsaneler olmayacak, peri masalları.Żadnych legend, bajania.
Efsaneler olmayacak, peri masalları.Нет легенд и сказок.
Efsaneler olmayacak, peri masalları.Никакви легенди, никакви приказки.
Efsaneler olmayacak, peri masalları.אין אגדות, אין מעשיות.
Efsaneler olmayacak, peri masalları.لا أساطير , لا قصص خيالية.
Efsaneler olmayacak, peri masalları.物語のない世界です
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirAber das ist nicht das einzige Märchen, das wir uns über die Natur erzählen.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirAle tohle není jediná pohádka, kterou si o přírodě namlouváme.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirAle to nie jedyna bajka, którą opowiadamy o naturze.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirAle toto nie je jediná rozprávka, ktorú si o prírode rozprávame.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirDar nu e singurul basm despre natură pe care ni-l spunem.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildir하지만 이것은 자연에 관해 우리 자신에게 얘기하는 유일한 이야기는 아니죠.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirMaar dit is niet het enige sprookje dat we onszelf over de natuur vertellen.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirMais ce n'est pas le seul conte de fée que nous nous racontons sur la nature.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirMa non è l'unica favola che ci raccontiamo sulla natura.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirMas este não é o único conto de fadas que contamos acerca da natureza.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirNhưng đây không phải câu chuyện cổ tích duy nhất về chúng ta và tự nhiên.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirTapi ini bukan satu-satunya dongeng yang kita ceritakan pada diri kita sendiri tentang alam.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirY este no es el único cuento de hadas que nos decimos a nosotros mismos, respecto a la naturaleza.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirΑλλά, αυτό δεν είναι το μόνο παραμύθι που λέμε στους εαυτούς μας για τη φύση.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirАле це не єдина казка, яку ми говоримо собі, про природу.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirНо това не е само приказка, която ние си разказваме за природата.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirНо это не единственная сказка о природе, которую мы рассказываем себе.
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirאך זו לא האגדה היחידה שאנו מספרים לעצמנו
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirولكن ليست هذه القصة الخرافية الوحيدة التي نقصها على انفسنا فحسب
Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildirもう一つ 同じくらい重要なおとぎ話があります
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Aber seit das passiert ist, gehören ihnen diese Pulte.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Ale odkedy sa to stalo, sú to už ich lavice.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Ale od té chvíle svoje lavice vlastnili.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Amióta ez megtörtént, tudják, hogy az asztal az övék!
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.A skoro się tak stało, są właścicielami tych biurek.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Dar de când s-a întâmplat asta ei posedă acele mese.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.하지만 그 일 이후 아이들은 그 책상을 갖게 됩니다.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Maar sinds dat is gebeurd, zijn die bureaus van hen.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Ma da quando è successo, possiedono quei banchi.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Mais depuis que c'est arrivé, ces tables leur appartiennent.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Mas desde esse momento que eles são os donos dessas mesas.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Nhưng khi làm vậy, chúng sở hữu bàn học của mình.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Pero desde entonces, son propietarios de esos pupitres.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Tapi karena kejadian itu, mereka merasa memiliki meja-meja itu.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Όμως από τότε που συνέβη αυτό τα θρανία αυτά τους ανήκουν.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Но после этого эти столы стали их собственными.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.След тази случка децата вече притежават чиновете.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.והשני נקרא לעשות וקס מחדש. אבל מאז שזה קרה
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.ومنذ أن حدث ذلك، إمتلكوا تلك الأدراج.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.机を大事に扱うようになりました 子供達は自らの環境をコントロールできることを知っています
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:A pořád na tom zarážející, zatímco myši mluvil, tak že její nápad příběh byl něco jako: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:A stále na tom zarážajúce, zatiaľ čo myši hovoril, tak že jej nápad príbeh bol niečo ako: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:En ze bleef puzzelen over, terwijl de muis sprak, zodat haar idee van het verhaal was ongeveer als volgt: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:És ő tartott rejtélyes róla, miközben az egér beszélt, hogy ő ötlete mese valami ilyesmit: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:In ona hrani na zmedo o tem, medtem ko je miška je govoril, tako da je njena ideja o tale je nekako takole: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:Ja hän piti siitä hämmentävä siitä kun hiiri puhui, niin että hänen ajatus tarina oli jotenkin näin: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:마우스가 말하는 동안 그녀는 그것에 대해 수수께끼에 보관, 그 때문에 그녀의 생각 이야기는 다음과 같이했다 : -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:Og hun blev ved gådefuldt om det, mens musen talte, så hendes idé om Fortællingen var noget som dette: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:И тя, отглеждани в озадачаващо за него, а мишката е казано, така че идеята на приказка е нещо като това: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:והיא המשיכה תמוה על זה בעוד העכבר דיבר, כך לה מושג על הסיפור היה בערך כך: -
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:وقالت انها ابقت على الحيره حوله بينما كان يتحدث الماوس ، بحيث لها فكرة والحكاية شيئا من هذا القبيل : --
Fare konuşuyordu ve o bu konuda şaşırtıcı devam etti, böylece onun fikri. masal böyle bir şeydi:物語はこのようなものだった: - "フューリーは、マウスによると、彼
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibiIk kreeg een mentaal beeld van een soort Assepoester.
Gözlerinizin önüne geliyo mu? Siderella masalı gibi저는 마치 신데렐라 이야기를 보는것 같은 느낌이었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod