Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Acesta este peisajul mediatic pe care il cunoastem in secolul 20.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.C'est le paysage médiatique tel que nous l'avons connu au XXème siècle.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Đây là toàn cảnh về truyền thông mà chúng ta đều biết trong thế kỷ 20.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Dies ist die Medienlandschaft des 20. Jahrhunderts.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Dit is het medialandschap zoals we het in de 20e eeuw kennen.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.È quello con cui sono cresciuti quelli di una certa età ormai avvezzi ad esso.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Este é o panorama dos "media" tal como o conhecíamos no século XX.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Este es el estado de los medios como los conocimos en el siglo XX.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Így néz ki a média, ahogy a 20. században ismertük.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Inilah tataran media yang kita kenal di abad ke-20.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.우리 중 특정 연령대는 이 환경에서 성장했고
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.To je medijski prostor, kot smo ga poznali v 20. stoletju.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.To media znane z XX wieku.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Toto je mediální prostor, jak jsme jej znali ve 20. století.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Αυτός είναι το τοπίο των ΜΜΕ όπως τον γνωρίζαμε στον 20ο αιώνα.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Так выглядит картина средств коммуникаций в 20 веке.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.Това е медийният пейзаж, какъвто го познавахме през XX век.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.זהו הנוף של אמצעי התקשורת כפי שהכרנו אותו במאה ה-20.
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.هذا الذي بعضنا في عمر معين
Bildiğimiz 20. yüzyılın medya manzarası işte bunlardan oluşuyordu.我々の中で年齢が一定より上の者が
Bir anne ve bir yavru. Ne kadar güzel bir manzara.30年か40年後には
Bir anne ve bir yavru. Ne kadar güzel bir manzara.엄마와 아기곰입니다, 너무나 아름다운 모습이죠
Bir anne ve bir yavru. Ne kadar güzel bir manzara.Samica a mláďa, aký krásny pohľad.
Bir anne ve bir yavru. Ne kadar güzel bir manzara.אמא וגור. מראה כה מלבב.
Bir anne ve bir yavru. Ne kadar güzel bir manzara.ام و ديسم ياله من مشهد جميل.
Biraz alternatif bir evren. Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Это своего рода параллельный мир, своего рода интерпретация одной местности.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.C'est une sorte d'une ré-interprétation du paysage.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Es de alguna manera una reinterpretación del paisaje.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Es ist eine Art Neuinterpretation der Landschaft.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Het is soort van een re-interpretatie van het landschap.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.이것은 풍경을 재해석하는 것입니다.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Nó là một kiểu diễn giải lại những khung cảnh.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.To reinterpretacja krajobrazu.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Una specie di reinterpretazione del paesaggio.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Un fel de reinterpretare a peisajului.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.Един вид реинтерпретация на пейзажа.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.זה סוג של הבנה מחודשת של הנוף.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.انها نوع من إعادة تفسير للمناظر الطبيعية.
Biraz da manzaranın farklı yorumlanması.これらは私たちが北米のあちこちに設置した飾り板です
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.A ναυτικός ο αδελφός είχε δει αυτό το υπέροχο θέαμα που πολύ πρωί.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Brat Mariner je videl to čudovito pogled, ki zelo zjutraj.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Brat námorník videl tento nádherný pohľad, ktorý dnes ráno.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Bratr námořník viděl tento nádherný pohled, který dnes ráno.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Brother mariner látta ezt a csodálatos látvány, hogy aznap reggel.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Ein Bruder Seemann hatte diesen wunderbaren Anblick zu sehen, die sehr früh.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.En bror sjöman hade sett denna underbara syn denna morgon.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Mariner brat widział ten wspaniały widok, bardzo rano.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.동생 Mariner는 매우 아침 멋진 광경을 보았습니다.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Michael's Lane. Een broeder mariner had gezien dit prachtig gezicht, dat zeer ochtend.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Mihail. Marinarilor frate a văzut această privelişte minunată, care foarte dimineaţa.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Một thủy thủ người anh em đã nhìn thấy điều này cảnh tuyệt vời rất sáng đó.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Pelaut saudara telah melihat pemandangan yang indah yang sangat pagi.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Um marinheiro irmão tinha visto esta vista maravilhosa naquela mesma manhã.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Un marinaio fratello aveva visto questa meravigliosa vista quella mattina.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Un marinero hermano había visto esta maravillosa vista esa misma mañana.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Un marin frère avait vu ce spectacle merveilleux que le matin même.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Veli Mariner oli nähnyt tämän ihanan näky aamuna.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.А брат моряк е виждал тази прекрасна гледка, че много сутрин.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Брат моряк бачив це дивовижне видовище, що самого ранку.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Брат моряк видел это удивительное зрелище, что самого утра.