Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Nessun altro vedrà mai, potrebbe mai vedere quei panorami, quegli scorci che ho visto per 10 settimane.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Niemand kan ooit datgene zien wat ik 10 weken lang zag.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Niemand wird jemals die gleichen Ausblicke haben, die ich 10 Wochen lang hatte.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Nikdo jiný už nikdy asi nebude mít možnost vidět ji tak, jako já za těch 10 týdnů.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Nikto nikdy nebude môcť vidieť toto prostredie tak, ako som ho pozoroval ja počas tých 10 týždňov.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Nimeni nu va putea vreodată vedea panoramele, priveliştile pe care le-am văzut eu timp de 10 săptămâni.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Nunca mais ninguém poderá ver as vistas e as paisagens que eu vi nessas 10 semanas.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Senki nem fogja, nem tudja, ugyanazt a látványt, látképet átélni, amit én a 10 hét alatt.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Tidak ada orang yang pernah melihat suasana, pemandangan yang saya lihat selama 10 minggu itu.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Κανένας άλλος δεν θα το δει ποτέ, δεν θα μπορούσε να δει τη θέα και τα τοπία που έβλεπα εγώ για 10 βδομάδες.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Больше никто на свете, никогда не увидит те перспективы, те виды, которые я видел эти 10 недель.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Можливо, більше ніхто не міг і не зможе побачити ці панорами, ці краєвиди, які я спостерігав 10 тижнів.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.Никой друг никога няма и не може да види гледките които виждах през тези 10 седмици.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.נועד לעיני בלבד. איש לא יראה ולא יוכל לראות לעולם את המראות, את הנופים, שאני ראיתי במשך 10 שבועות.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.كان مميزا. لا أحد آخر يمكنه أو سوف يمكنه، مشاهدة هذا المنظر، وتلك الآفاق ،شاهدتها لمدة 10 أسابيع.
Başka hiç kimse benim 10 hafta boyunca gördüklerimi, manzaraları asla hiçbir şekilde göremeyecek.後にも先にも 同じ景色は 二度とないのですから これが家から出る最大の理由でしょう
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Asta este cu ce o parte din noi ua crescut si s-au obisnuit.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Chúng ta, những người ở một lứa tuổi nhất định đã lớn lên và quen thuộc với những điều này.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Das ist das womit diejenigen von uns in einem bestimmten Alter aufgewachsen sind und an was sie gewöhnt sind.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.É aquilo com que alguns de nós — com uma certa idade — cresceram e a que estão habituados.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Esto es aquello con lo cual algunos de nosotros de cierta edad crecimos y a lo que estamos acostumbrados.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Ez az, amivel mi, akik egy bizonyos korban vagyunk, felnőttünk, és amihez hozzászoktunk.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Hier zijn we, als we niet te oud zijn... mee opgegroeid. Dat zijn we gewend.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.거기에 익숙합니다. 그런데 이 미디어지형에는 흥미로운 비대칭성이 있습니다.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Ma qui si ha una strana asimmetria.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Media, przy których wielu z nas się wychowało.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.To so tisti mediji, s katerimi smo odrasli in smo jih navajeni.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Toto je něco, s čím ti z nás jistého věku vyrostli a na co jsou zvyklí.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Εμείς που είμαστε κάποιας ηλικίας, με αυτά μεγαλώσαμε και είμαστε εξοικειωμένοι.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.С това ние, хората на определена възраст, сме израстнали и свикнали.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Это то, к чему многие из нас привыкли, с чем мы выросли.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.אלו הדברים שהאנשים שבגיל המתאים גדלו איתם ורגילים אליהם.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.كبروا معه ، وتعودوا عليه ولكن هناك عدم توافق عجيب هنا
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.その中で育ち 慣れ親しんできたものです しかし ここには妙な非対称性があります
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.15歳の時 救急医療技師のコースを取得し
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Có thể đó là bởi vì những gì tôi đã nhìn thấy khi còn là một đứa trẻ.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.제가 어린 시절에 본 그 일 때문인지도 모르죠.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Magari per via di quello che avevo visto da bambino.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Misschien om wat ik als kind gezien had.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Może powodem był ten widok z dzieciństwa.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Možná kvůli tomu, co jsem viděl ještě jako dítě.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Mungkin ini dikarenakan oleh apa yang saya lihat sewaktu kecil.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Plus tard j'ai décidé que je deviendrais docteur et que je sauverais des vies.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Poate pentru că am văzut aceste lucruri când eram copil.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Quizás debido a lo que vi cuando era niño.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Talán annak a hatására, amit gyerekként láttam.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Talvez por causa do que vi quando era criança.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Ίσως αυτό να έγινε λόγω όσων είδα όταν ήμουν παιδί.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Возможно, из-за того, что я видел, будучи ребёнком.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Може би заради това, което видях като дете.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.Можливо це сталося через те, що я побачив у дитинстві.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.אולי זה בגלל מה שראיתי כשהייתי קטן.
Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı.ربما كان ذلك بسبب ما رأيته عندما كنت طفلا.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."Aku tidak pernah berharap untuk melihat pemandangan seperti sebagai itu lagi, Mr Holmes.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."En koskaan toivoa nähdä tällainen näky kuin kerran, herra Holmes.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."Eu nunca esperamos ver tal visão que isso de novo, Mr. Holmes.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."Ich habe nie Hoffnung auf einen solchen Anblick, wie das noch mal, Mr. Holmes zu sehen.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."Ik heb nooit hoop om zo'n gezicht te zien als dat nog eens, meneer Holmes.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."Jag hoppas att aldrig se en sådan syn som den igen, Mr Holmes.
"Ben asla o yine, Bay Holmes gibi bir manzara görmeyi umuyoruz."Jaz nikoli ne upam, da takšen pogled, kot je še enkrat, gospod Holmes.