manevi ile cümle

manevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirAre nevoie de ajutorul mamei sau al unei mame adoptive pentru a supravieţui.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirDia memerlukan bantuan ibunya, atau ibu angkatnya, untuk bertahan.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirEs braucht die Hilfe einer Mutter, oder einer Pflegemutter, um zu überleben.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirHa bisogno dell'aiuto della madre, o di una madre adottiva, per sopravvivere.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirHet heeft de hulp van de moeder of een pleegmoeder nodig om te overleven.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirIl a besoin de l'aide d'une mère, ou d'une mère adoptive, pour survivre.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirJe odkázáno na pomoc od matky nebo chůvy, aby přežilo.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilir어릴 때는친모나 양모의 도움이 있어야 살아남을 수 있습니다.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirNecesita ayuda de su madre, o una madre adoptiva, para sobrevivir.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirNó cần sự giúp đỡ của mẹ ruột, hoặc mẹ nuôi, để sinh tồn.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirPotrebuje pomoc matky, alebo pestúnky, aby prežilo.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirPotrzebuje pomocy matki, lub przybranej matki, aby przeżyć.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirPrecisa da ajuda da mãe, ou de uma mãe adotiva, para sobreviver.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirSzüksége van édesanyja, vagy egy nevelőanya segítségére a túléléshez.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirΧρειάζεται την βοήθεια της μητέρας, ή μιας παραμάνας, για να επιβιώσει.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirИма нужда от помощта на майка или осиновителка, за да оживее.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirЇй необхідна допомога матері чи опікуна, для того щоб вижити.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirОн нуждается в помощи матери или кормилицы, чтобы выжить.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirהוא זקוק לעזרת האם, או האם המאמצת, כדי לשרוד.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirانه بحاجة الى مساعدة أمه, أو أمه بالتبني, ليبقى على قيد الحياة.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilir面倒を見てくれる人を疑うことはできません
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Aber eines Tages kam ich nach Hause und meine Pflegemutter hatte zum Abendessen Hühnerflügel gemacht.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Ale jedného dňa som prišiel domov a moja pestúnska matka urobila na večeru kuracie krídelká.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Ale jednoho dne jsem přišel domů a má pěstounská matka udělala k večeři kuřecí křidélka.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Azonban, egy nap amikor hazajöttem az iskolából a nevelő anyám csirkeszárnyakat sütött vacsorára.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Dar într-o zi, când am venit acasă am văzut că mama mea adoptivă gătise aripioare de pui la cină.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.하루는 집에 돌아왔는데 양어머니께서 치킨윙 요리를 해주셨어요.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Maar op een dag kwam ik thuis en mijn pleegmoeder had kippenvleugels te eten gemaakt.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Mais un jour, quand je suis revenu, ma mère d'accueil avait fait des ailes de poulet pour le dîner.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Mas um dia, voltei para casa e a minha mãe adotiva tinha feito asas de frango para o jantar.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Namun suatu hari, saya pulang ke rumah dan ibu angkat saya memasak ayam goreng untuk makan malam.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Nhưng một ngày, tôi về đến nhà và mẹ nuôi tôi đã làm món cánh gà cho bữa tối.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Pero un día, llegué a casa y mi madre de acogida había hecho alitas de pollo para la cena.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Raz po powrocie do domu moja przybrana matka zrobiła skrzydełka kurczaka na obiad.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Un giorno, tornai a casa e la mia mamma adottiva aveva fatto le ali di pollo per cena.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Μια μέρα όμως, γύρισα σπίτι και η θετή μητέρα μου... είχε φτιάξει φτερούγες κοτόπουλου για βραδινό.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Але одного дня я прийшов додому і моя названа мати приготувала курячі крильця на обід.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Но един ден се прибрах вкъщи и приемната ми майка беше приготвила пилешки крилца за вечеря.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Но однажды я пришёл домой, и моя приёмная мама приготовила на обед куриные крылышки.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.אבל יום אחד, חזרתי הביתה ואם האומנה שלי הכינה כנפי עוף לארוחת ערב.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.ولكن في يوم ما، عدت إلى المنزل و أمي بالتبني أعدت أجنحة الدجاج للعشاء
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.但係有一日,我返到屋企 我嘅養母整咗雞翼做晚餐
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.夕食に鶏手羽肉を 料理していました 食べながら もうひとつ取ろうとして
Bizim de manevi hayatımız için aynı şeyi yapmamız gerekir:Y eso es lo único que tenemos que hacer para nuestra vida espiritual
Bu bizim, manevi, tinsel kısmımız.우리의 정신적이며 비물질적인 부분으로
Bu bizim, manevi, tinsel kısmımız.הרוחני, החלק הלא-חומרי שלנו,
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Atât de aproape ajunge China de un fel de rol spiritual.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.À tel point que ça en devient presque une sorte de rôle spirituel.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Dette er så tæt som Kina kommer på en form for spirituel rolle.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Dies ist so nah, wie China einer Art spirituellen Rolle kommt.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Điều này gần như Trung Quốc đạt được một kiểu vai trò tinh thần.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Esto es lo que más cerca está China de cumplir una suerte de rol espiritual.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Ini sedekat Cina sampai ke semacam peran spiritual.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Isto é o mais próximo que a China tem de uma espécie de papel espiritual.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Jest to w pewnym sensie duchowa funkcja państwa.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Kína ezzel szinte egyfajta spirituális szerepet ölt.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.이것이 바로 중국의 정신적인 역할에 가장 근접한 것입니다.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Op die manier verkrijgt China een soort van spirituele rol.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Questo è il livello a cui arriva la Cina a un ruolo quasi spirituale.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.Siinä lähestytään tavallaan Kiinan henkistä sydäntä.

İlgili Sayfalar