Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.掴みどころのない価値を目指す傾向にあります 例えば「やっていて楽しいか?」とか
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Come potete immaginare, non sono né un materialista né un immaterialista.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Én, ahogy kitalálhatták, nem vagyok materialista, immaterialista vagyok.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Eu, așa cum ați putut ghici, nu sunt un materialist, sunt un non-materialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Eu, como podem adivinhar, não sou um materialista, sou um imaterialista.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Ich bin, wie Sie ahnen können, kein Materialist, ich bin ein Immaterialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Ik ben, zoals jullie kunnen raden, geen materialist, ik ben een immaterialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Jak asi tušíte, nejsem ani materialista, ani nematerialista.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Kot lahko uganete, nisem materialist, ampak imaterialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Nie jestem, jak możecie się domyślić, materialistą, jestem immaterialistą.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Tôi, như mọi người có thể đoán được tôi không theo chủ nghĩa vật chất tôi theo chủ nghĩa phi vật chất
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Είμαι, όπως μπορείτε να μαντέψετε, όχι ένας υλιστής, αλλά ένας αϋλιστής.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Аз, както може да се досетите, не съм материалист - аз съм нематериалист.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Я, как вы можете предположить, не являюсь материалистом, я имматериалист.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Ada sisi intelektual, sisi emosional, dan sisi spiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.C'è la parte intellettuale, quella emotiva, quella spirituale.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Da ist die intellektuelle Seite, die emotionale Seite und die spirituelle Seite.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Den intellektuella sidan, den känslomässiga sidan, den andliga sidan.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Er is een intellectuele kant, een emotionele kant, een spirituele kant.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Există o parte intelectuală, una emoţională și una spirituală.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Existuje intelektuálna stránka, je emocionálna stránka, a spirituálna stránka.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Há o lado intelectual, o lado emocional, o lado espiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Hay un lado intelectual, hay un lado emocional, hay un lado espiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Il y a le côté intellectuel, le côté émotionnel, le côté spirituel.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Intelektualna plat, čustvena plat, tukaj je tudi duhovna plat.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Jde o intelektuální stránku, emoční stránku, duchovní stránku.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Jest aspekt intelektualny, emocjonalny, duchowy.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.지적인 면이 있고, 감정적인 면이 있으며, 정신적인(영적인) 면이 있습니다.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Van az intellektuális oldal, az érzelmi oldal és a spirituális oldal.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Υπάρχει η διανοητική πλευρά, η συναισθηματική πλευρά, η πνευματική πλευρά.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Есть интеллектуальная сторона, эмоциональная, есть духовная сторона.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Є інтелектуальна сторона, емоційна, є духовна сторона.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Има интелектуална страна, има емоционална страна, има духовна страна.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.יש את הצד האינטלקטואלי, הצד הרגשי, הצד הרוחני.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.هناك جانب فكري , هناك جانب عاطفي , هناك جانب روحي.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.精神的な部分 バランスを取るには
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirהוא זקוק לעזרת האם, או האם המאמצת, כדי לשרוד.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirAre nevoie de ajutorul mamei sau al unei mame adoptive pentru a supravieţui.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirDia memerlukan bantuan ibunya, atau ibu angkatnya, untuk bertahan.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirEs braucht die Hilfe einer Mutter, oder einer Pflegemutter, um zu überleben.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirHa bisogno dell'aiuto della madre, o di una madre adottiva, per sopravvivere.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirHet heeft de hulp van de moeder of een pleegmoeder nodig om te overleven.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirIl a besoin de l'aide d'une mère, ou d'une mère adoptive, pour survivre.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirJe odkázáno na pomoc od matky nebo chůvy, aby přežilo.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilir어릴 때는친모나 양모의 도움이 있어야 살아남을 수 있습니다.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirNecesita ayuda de su madre, o una madre adoptiva, para sobrevivir.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirNó cần sự giúp đỡ của mẹ ruột, hoặc mẹ nuôi, để sinh tồn.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirPotrebuje pomoc matky, alebo pestúnky, aby prežilo.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirPotrzebuje pomocy matki, lub przybranej matki, aby przeżyć.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirPrecisa da ajuda da mãe, ou de uma mãe adotiva, para sobreviver.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirSzüksége van édesanyja, vagy egy nevelőanya segítségére a túléléshez.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirΧρειάζεται την βοήθεια της μητέρας, ή μιας παραμάνας, για να επιβιώσει.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirИма нужда от помощта на майка или осиновителка, за да оживее.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirЇй необхідна допомога матері чи опікуна, для того щоб вижити.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirОн нуждается в помощи матери или кормилицы, чтобы выжить.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilirانه بحاجة الى مساعدة أمه, أو أمه بالتبني, ليبقى على قيد الحياة.
Bir annenin veya manevi bir annenin yardımı ile hayatta kalabilir面倒を見てくれる人を疑うことはできません
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Aber eines Tages kam ich nach Hause und meine Pflegemutter hatte zum Abendessen Hühnerflügel gemacht.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Ale jedného dňa som prišiel domov a moja pestúnska matka urobila na večeru kuracie krídelká.
Bir gün, eve geldim ve manevi annem akşam yemeği için tavuk kanadı kızartmıştı.Ale jednoho dne jsem přišel domů a má pěstounská matka udělala k večeři kuřecí křidélka.