manevi ile cümle
manevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şovu, bir tür manevi bir sonuca getiriyorlardı ve bu doğru olandı bence ...Ho accettato questo cliché come una finzione, questo è tutto.
Onunla yakın bir dostluk sürdürdüğü rahibe María de León Bello y Delgado'un manevi danışmanıydı.Lì incontrò la suora María de León Bello y Delgado, con il quale mantenne una stretta amicizia.
Mustafa Kemal Atatürk’ün sekiz manevî evladından birisi idi.Era uno degli otto figli adottivi di Mustafa Kemal Atatürk.
İlçe halkı tarihine, millî ve manevi değerlerine bağlıdır.Il primo è l'apprezzamento per la Terra in funzione del proprio livello e consapevolezza spirituali.
Eğer Kader Zinciri kasten kopartılırsa, bu manevi aşağılaşmaya neden olur.Ma senza una guida spirituale, tale libertà può portare ad un declino spirituale.
Bu açıdan müeyyidesi manevidir.Questa faccenda della colonizzazione è folle, ad ogni modo.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.Contiene le virtù morali e l'abilità di distinguere tra bene e male.
Aynı zamanda kendisini Süleyman Mâbedi'nin (Beytü'l-Makdis) bakımına ve maddî-mânevî hizmetine adamıştı.Сули-бей был справедливым и милостивым для своих граждан, но жестоким и безжалостным к противникам.
Budizm, Kausīdya terimi genellikle "tembellik" veya "manevi miskinlik" olarak tercüme edilir.В буддизме термин kausīdya обычно переводится как «лень» или «духовная леность».
Bunu da "emr-i mânevî" denilen Allah'tan bir işaret olmadan genellikle başlanmaz.И тот, кто говорит „Коран — речь Бога“, не добавляя „несотворённая“, говорит слова хуже, чем предыдущие».
Bu süre boyunca yazma genel olarak manevi görevleri anlatan bir şiir olarak tanımlandı.В то время документ представал как поэма о моральных обязанностях.
Ölümsüz ve manevi olan ruh doğrudan doğruya Tanrı tarafından yaratılmıştır.Мировая душа бессмертна и создана богом из того же начала, что и души людей.
Son üç basamak ise; manevi boyutta ruhsal arınmadan bahseder.Количество ромашек — три, аллегорически говорит о возвышенной духовности, гармоничном порядке.
Konseyi Başkanı Rusya Müslümanların manevi lideridir.Центральное духовное управление мусульман России.
Perinçek'in maddi ve manevi tazminat talepleri ise reddedildi.Правовая и моральная обоснованность обвинения не вызывала сомнений.
Hem maddi hem manevi açıdan.Как в физическом, так и в духовном плане.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.Разум — психологическая способность, тогда как рациональность — стратегия оптимизации.
Ben yine de manevi biriyim.Но мы очень духовны.
Bazı ÇDA programları dini ve manevi etkinlikleri içerir.بعض البرامج تتضمن أنشطة دينية وروحانية.
Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.وكن قد وُهبن قدر من القدرة الروحية.
Bu eylemlerin şeriat anlayışında maddi ya da manevi karşılıkları bulunur.سواء كان لتلك الحقوق تقدير مادي أو معنوي.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.أنه يحتوي على الفضائل الأخلاقية والقدرة على التمييز بين الخير والشر.
Ben yine de manevi biriyim.وهو أمر معنويّ.
O şahıs onun manevi babası haline gelerek onu iyice tanır.رغم انه هو من اسسها وكان بمثابة الاب الروحى لها.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Minha jornada espiritual é estar aberta a tudo.
Bazı dinlerde, aforoz grup ya da bir üyenin manevi kınamasını da içerir.Em algumas religiões, excomunhão inclui condenação espiritual do membro ou grupo.
İnsan, vücuduyla maddi dünyaya, ruhu ile de manevi dünyaya bağlıdır.O homem é composto de corpo, alma e espírito.
Ancak bu durum zamanla Quakerler için manevi bir çöküntü oluşturmuştur.Infelizmente, isso o leva a ter problemas com Quagmire.
Takıları sadece süslenmek için değil, aynı zamanda manevi olarak korunmak için kullanıyorlardı.Utilizada não apenas colar como, também, descolar.
Manevi enerji ile birlikteliğin başlangıcından beri vardırlar.Grupos existem desde o início da raça humana.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.A meta biológica é a sobrevivência, e a meta psicológica é a segurança.
Kandinskiy için sanat, manevi değerlerin betimlenmesidir.Para Dworkin, o Direito é um conceito interpretativo.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.De Roemeense historicus Nicolae Iorga ziet Eminescu als de vader van de moderne Roemeense taal.
II. Abdülhamit manevi annesini çok severdi.Maudgalyayana hield zeer veel van zijn moeder.
Hesse, kitaplarının birçoğunda çile hayatını ve manevi ilhama erişmeyi konu edinmiştir.Veel van de boeken van Hesse gaan over persoonlijke ontwikkeling en groei.
Manevi enerji ile birlikteliğin başlangıcından beri vardırlar.Natuur en arbeid zijn vanaf het allereerste begin met menselijke productie verbonden.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.Nicolae Iorga, rumuński historyk, uważa Eminescu za ojca współczesnego języka rumuńskiego.
O şahıs onun manevi babası haline gelerek onu iyice tanır.Mnich ten stał się jej ojcem duchowym.
Onunla yakın bir dostluk sürdürdüğü rahibe María de León Bello y Delgado'un manevi danışmanıydı.Przyjaźnił się z Maríą de León Bello y Delgado.
Epaphos, manevi babası Telegonos'tan sonra Mısır kralı olur.W dorosłym życiu został on królem Egiptu, następcą Telegonosa.
Manevi oğlu oldu.Był trollim synem.
1997 yılında Intel Şirketinin manevi başkanı olarak adlandırıldı.W 2011 został dyrektorem kreatywnym firmy Intel.
Hem maddi hem manevi açıdan.Detta både fysiskt och mentalt.
Bu süre boyunca yazma genel olarak manevi görevleri anlatan bir şiir olarak tanımlandı.Över större delen av tiden sågs dokumentet generellt som ett poem om moralisk förpliktelse.
Hem maddi hem manevi açıdan.Як фізично, так і духовно.
Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.Мав визначну фізучну силу.
Ben yine de manevi biriyim.Звичайно ж я розсудливий дух.
Manevi tazminat toptan ödenir.Заплата повністю вистарчає для мене.
Bunların hepsi Çin "Manevi Kültür Mirası"na aday gösterilir.Не зовсім вірно говорити про «чайну культуру Китаю» в цілому.
Ayrıca bunlardan düşman saflarını yarmak ve maneviyatlarını bozmak için faydalandırdı.Також вони можуть посилати прокляття на поля та худобу своїх ворогів.
Manevi oğlu oldu.Він був позашлюбним сином.
Ruşizm temellerinden biri, ÇHC'nin Rusların “ilahi seçimi” hakkındaki manevi teorisinin ideolojisidir [3] .Однією з основ рашизму є ідеологія духовної теорії РПЦ про «богообраність» росіян[20].
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.Historik Nicolae Iorga ho pokládá za otce moderního rumunského jazyka.
2005 - için Templeton Ödülü'nü "Araştırma ve Manevi Gerçekler hakkında Keşifler Karşı İlerleme."2014 – Templetonova cena za „pokrok ve výzkumu a objevy týkající se duchovních skutečností“.
İnsan, vücuduyla maddi dünyaya, ruhu ile de manevi dünyaya bağlıdır.Člověk přijde na svět tělem, duší a srdcem.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Všem cestujícím začíná být jejich vztah nápadný.
Manevi oğlu oldu.Byl nemanželský syn.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Călătoria mea spirituală e deschisă către orice.
İstirahatından sonra ise kendini manevi anlamda eskisinden daha canlı hissetmiştir.După ce s-a însănătoșit, a devenit mai preocupat de spiritualitate decît înainte.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.Mare liric de limba spaniolă, a fost considerat părintele modernismului hispano-american.