manastır ile cümle
manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Честно говоря, отучившись в монастыре, я решила покончить с религией.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.אחרי שעזבתי את המנזר שלי, סיימתי עם דת, באמת.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.إذ بعد مغادرتي الدير فإنني وبكل صراحة خلصت من الدين.¥
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.思っていました
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.Абатство звертається до середньовічної традиції, але тепер від неї відступили.
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.Аббатство отсылает назад к средневековым традициям, но сейчас это исчезло.
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.و يرجع الدير لعرف القرون الوسطى و لكنه دُمر الأن
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı.Klasztorny ksiądz schował się na drzewie i za to go zastrzelili.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Farář se schoval v dutém stromě, ale utekl, když do něj stříleli.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Pastor biara bersembunyi di sebuah pohon dan menembaknya.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Ο ιερέας του μοναστήριου κρύφτηκε σε ένα δέντρο και τον πυροβόλησαν έξω από αυτό.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Един свещеник от манастира се беше качил на дървото, и те го свалиха с един изстрел.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı.Samostanski duhovnik se je skril na drevo in oni so ga sestrelili dol.
Meşe ağaçları ise manastırdan da eskiler.و الأقدم من ذلك هي أشجار البلوط
'Meşe Ormanındaki Manastır' ismindeki tablosuna bakmaktayız."Абатство в дубовому лісі".
'Meşe Ormanındaki Manastır' ismindeki tablosuna bakmaktayız.الدير في الاوكوود.
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Am întrebat-o cât timp avea de gând să stea în mănăstire şi a răspuns:
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Ich fragt sie, wie lange sie vorhatte, in dem Kloster zu leben, und sie sagte:
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Ik vroeg haar hoe lang ze van plan was in het klooster te blijven. Ze zei:
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Je lui ai demandé pendant combien de temps elle pensait vivre au couvent, et elle a dit,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;제가 얼마나 오랫동안 여성 승원에 있을 거냐고 물었더니,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Le ho chiesto per quanto tempo aveva pensato di stare in convento e mi ha detto:
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Le pregunté por cuánto tiempo pensaba vivir en el convento y me dijo,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Megkérdeztem, meddig szeretne a zárdában élni, és azt mondta:
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Tôi hỏi cô ấy định sống ở tu viện bao lâu, cô ấy nói,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Zapytałem jak długo planuje być zakonnicą, odpowiedziała
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Zeptal jsem se, jak dlouho chce žít v klášteře, a ona řekla,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Τη ρώτησα πόσο καιρό σκοπεύει να ζήσει στο μοναστήρι και είπε
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Когда я спросил, сколько лет она собирается жить монахиней, она ответила:
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;Попитах я колко време планира да живее в женски манастир и тя каза,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;שאלתי אותה כמה זמן היא מתכוונת לחיות במנזר והיא אמרה,
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;سألتها كم من الوقت تنوي العيش في دير الراهبات و قالت،
Ne kadar daha rahibe manastirinde yasamayi planladigini sordum ona, dedi ki;「もちろんずっとではないけれど
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,하루는 스승께서 수도원에서 나가라며 그것이 제 운명이라 하셨습니다.
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,שבעט אותי החוצה מהמנזר יום אחד ואמר לי כי זהו היעוד שלי-
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,الذي بدأ لي من الدير يوم واحد وقال لي أن مصير بلدي-
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,あなたの天命はWHOで働き 天然痘を根絶するために
Önce kışlalar, sonra manastırlar.Budilka se je ustavila.
Önce kışlalar, sonra manastırlar.Budzik się zatrzymał.
Önce kışlalar, sonra manastırlar.Nejdřív kasárna, potom kláštery.
Önce kışlalar, sonra manastırlar.Πρώα οι στρατώνες και οι μονές.
Önce kışlalar, sonra manastırlar.Първо в казармата, а след това манастир.
Resimde bir manastırın kalıntılarını görüyoruz, oldukça eski bir manastır.هذا صحيح في هذه اللوحة نرى الدمار لدير،دير قديم
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,로미오와 숙박, 대수 - 벽 뒤에 좋은 간호사, :
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Romeo a pobyt, dobrý zdravotní sestra, za opatství na zeď:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Romeo a pobyt, dobrý zdravotný sestra, za opátstva na stenu:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO Dan tetap, perawat yang baik, di belakang biara-dinding:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO E ficar, boa enfermeira, atrás da abadia de parede:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO En verblijf, goede verpleegster, achter de abdij-wall:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO E soggiorno, bravo infermiere, dietro l'abbazia-wall:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Rómeó és tartózkodás, a jó nővér mögött az apátság-fal:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO et le séjour, bonne nourrice, derrière l'abbaye-mur:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Romeo in bivanje, dobra medicinska sestra, za Abbey-wall:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO I stay, good pielęgniarka, za opactwa ścianie:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO JA pysyä, hyvä hoitaja, takana Abbey-Wall:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Romeo och vistelse, bra sjuksköterska, bakom klostret vägg:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Romeo og ophold, god sygeplejerske, bag klostret-væg:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,Romeo şi şedere, asistentă bună, în spatele mănăstire-perete:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO und Aufenthalt, gute Krankenschwester, hinter der Abtei-Wand:
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO Và ở lại, y tá tốt, đằng sau tu viện tường: