manastır ile cümle

manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Enkarnasyon Manastırında.Στη Μονή Encarnacion.
Enkarnasyon Manastırında.В метоха.
Genelevi bir manastıra girmek için mi terkettim?No nie, porzuciłam burdel by trafić do klasztoru. - Jakie niewygodne łóżko!
Genelevi bir manastıra girmek için mi terkettim?Sem zapustila kurbišče zato da vstopim v samostan? - Kako ozke postelje!
Genelevi bir manastıra girmek için mi terkettim?To jsem vypadla z bordelu, abych vstoupila do kláštera?
Genelevi bir manastıra girmek için mi terkettim?Нима трябваше да оставя публичния дом, за да вляза в манастир?
Gökyüzüne, bulutlar arasında bir aralığa bakarsınız. Ve Muhraka'nın tepesinde manastırı görürsünüzJe kijkt naar de lucht en door de wolken zie je het klooster op de top van de Muhraka.
Gökyüzüne, bulutlar arasında bir aralığa bakarsınız. Ve Muhraka'nın tepesinde manastırı görürsünüzVous levez la tête, et au-delà des nuages, vous apercevez le monastère au sommet de Muhraka --
Harabe halindeki bu manastıra doğru yürüyen bir sıra insan var, ve bu insanlar bir tabut taşıyorlar.و موكب من الرهبان يدخل هذا الدير المتدمر حاملً كفن
Himalayalardaki bir manastırda yaşamış, bilge bir öğretmenden eğitim almıştım.Ik woonde in een klooster in de Himalaya en studeerde bij een zeer wijze leraar.
Himalayalardaki bir manastırda yaşamış, bilge bir öğretmenden eğitim almıştım.저는 히말라야 수도원에 살면서 현인을 스승님으로 모시며 살았는데
Himalayalardaki bir manastırda yaşamış, bilge bir öğretmenden eğitim almıştım.גרתי במנזר בהימליה, ולמדתי אצל מורה חכם מאד,
Himalayalardaki bir manastırda yaşamış, bilge bir öğretmenden eğitim almıştım.وكنت أعيش في دير الواقعة على جبال هيمالايا، ودرست مع معلم حكيم جداً،
Himalayalardaki bir manastırda yaşamış, bilge bir öğretmenden eğitim almıştım.彼は私を僧院から追い出し言ったのです- まるでヨーダみたいに
Himalaya manastırına yaşamaya gittik.우리 부부는 히말라야의 한 수도원에 들어갔습니다.
Himalaya manastırına yaşamaya gittik.lebten wir in einem Himalayakloster.
Himalaya manastırına yaşamaya gittik.leven in een klooster in de Himalaya.
Himalaya manastırına yaşamaya gittik.הלכנו לגור במנזר בהימלאיה.
Himalaya manastırına yaşamaya gittik.ذهبنا لنعيش في دير في جبال الهمالايا.
Himalaya manastırına yaşamaya gittik.(笑い)
-Makineli tüfekleri onlara verdi. Genelevi bir manastıra girmek için mi terkettim?-Τους έδωσε τα όπλα. "φησα μια πόρνη σπίτι απλά να ηγείται της μονής?
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Anh ấy muốn sống thọ trong tu viện.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Chciał wieść długie życie w klasztorze.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Chtěl žít dlouhý život v klášteře.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Er wollte ein langes Leben im Kloster verbringen.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Hij wilde een lang leven in een klooster doorbrengen.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Hosszú életet akart leélni a kolostorban.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Il voulait vivre une longue vie au monastère.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.수도원에서 오래도록 살고 싶어 했습니다.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Quería vivir una larga vida en el monasterio.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Voia să ducă o viaţă lungă la mănăstire.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Voleva vivere una lunga vita al monastero.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Ήθελε να περάσει μία μακρά ζωή στο μοναστήρι.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Искаше да живее дълго в манастира.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.Он хотел прожить долгую жизнь в монастыре.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.הוא רצה לחיות חיים ארוכים במנזר.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.أراد أن يعيش حياة طويلة في الدير.
Manastirda uzun bi hayat yasamak istiyordu.顔の左側のほくろに驚くべき毛が生えており
Manastır açıldığı zaman bunu düşünebilirim.Budu o tom přemýšlet, až znovu otevřou kláštery.
Manastır açıldığı zaman bunu düşünebilirim.Θα το σκεφτώ όταν ανοιξουν τις μονές.
Manastır açıldığı zaman bunu düşünebilirim.Ще помисля върху това, когато отворят манастира.
Manastır artık bana hapishane gibi görünüyor. -Belki ölmüş olabilirsin baba... ...ama beni dinle.Klášter mi teď připadá jako vězení.
Manastır artık bana hapishane gibi görünüyor. -Belki ölmüş olabilirsin baba... ...ama beni dinle.Το μοναστήρι φαίνεται σαν φυλακή για μένα τώρα. "κουσα καλά?
Manastır artık bana hapishane gibi görünüyor. -Belki ölmüş olabilirsin baba... ...ama beni dinle.Сега вече манастирът ми изглежда като затвор.
Manastır artık bana hapishane gibi görünüyor.Duhovnik ji dvori. - Lahko si mrtev, Oče... ...toda poslušaj me.
Manastır artık bana hapishane gibi görünüyor.- Możesz być martwy, ojcze... ...ale wysłuchaj mnie.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Après avoir quitté mon couvent, j'en avais fini avec la religion, franchement.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Depois de sair do convento, digo francamente, cortei com a religião.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Dopo aver lasciato il convento, avevo veramente chiuso con la religione.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.După ce am părăsit mănăstirea, terminasem cu religia, sincer.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Eerlijk gezegd was ik, na mijn vertrek uit het klooster, klaar met religie.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.솔직히 말해서 저는 수녀원을 나온 뒤에 종교와는 끝을 봤다고 생각했습니다.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Miután kiléptem a zárdából, végeztem a vallással, ezt őszintén mondom.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Nachdem ich mein Kloster verlassen hatte, hatte ich, ehrlich gesagt, mit Religion abgeschlossen.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Opuszczając zakon, szczerze mówiąc, skończyłam z religią.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Potom, ako som opustila kláštor, som skončila s náboženstvom, úprimne.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Setelah keluar dari biara, sebenarnya saya tak mau lagi berhubungan dengan agama.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Tras dejar el convento, terminé con la religión, la verdad.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Από τότε που άφησα το μοναστήρι, τελείωσα είναι η αλήθεια, με τη θρησκεία.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.След като напуснах манастира, приключих с религията, честно казано.
İlgili Sayfalar