manastır ile cümle
manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tamirine izin verilmeyen kilise ve manastır bölümleri yıkılmaya terk edilmiştir.Nustatyta, kad aukšti valstybės ir bažnyčios postai negali būti parduodami.
Resim, Santa Maria Della Grozia Manastırı'nın yemekhanesindedir.Teatras pastatytas Santa Maria della Scala bažnyčios vietoje.
8.-10. yüzyıllarda burada çok sayıda manastır inşa edildi.XX a. 8–9 dešimtmetyje pastatyta daugiaaukščių gyvenamųjų namų kvartalų.
1911 Manastır - ö.1911 m. kunigas.
978'de Saint Augustine Manastırı kurulmuştur.1375 m. įkurtas Augustinų vienuolynas.
Angelico manastırdaki yaşamını yalnızca ibadetle geçirmiyordu.Vilhelmas nesistengė pats valdyti vienuolyno.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.Nesvyžiuje pastatė jėzuitų bažnyčią ir vienuolyną.
Westmalle Manastırı'nın ürettiği dubbel kısa sürede diğer bira üreticileri tarafından taklit edildi.Westmalle vienuoliai laikomi dubbel ir trippel alaus rūšių išradėjais.
Orta çağda inşa edilmiş olan Gürcü manastırı İşhani burada yer alır.Gyvenvietė įžymi dėl viduramžiais čia veikusio vienuolyno.
Sonra Chora Manastırı'na keşiş yapıldılar.Tarpukariu vienuolyne įsikūrė vienuoliai sileziečiai.
Kurduğu manastırlar nedeniyle (özellikle de Klosterneuburg manastırı) ölümünden sonra aziz ilan edildi.Et ta asutas kloostreid (eelkõige Klosterneuburgi), kuulutati ta pühakuks.
Roxane manastıra kapanma kararı alır.Roxane läheb kloostrisse.
1529'da eski bir Dominik manastırı olan Paulinerkirche'de ilk Protestan vaazı verildi.1529. aastal toimus esimene protestantlik jutlus endises dominiiklaste kloostri kirikus Paulinenkirches.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Ta tahtis lõpetada elupäevad kloostris.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Tänapäeval on kloostris 30 nunna.
Dadivank manastırı.Kindlustatud kloostrid.
1909 ya da 1908, Manastır; ö.9 – 1910 ja Pärnus 1908, nr.
Manastırlar yüzyıllar içerisinde halktan aldığı her türlü bağışla oldukça zenginleşmişlerdi.Klooster muutus sajandite jooksul rikkaks annetuste ja nunnade tööga.
Manastır, en iyi 13. ve 14. yüzyıl Bizans tarzı fresk tabloları koleksiyonu ile bilinir.Bulgaaria kaunite kunstide peavool 13. ja 14. sajandil on tuntud kui Tărnovo maalikoolkond.
Manon babasının isteklerine uyarak bir manastıra gitmektedir.Manon peab vastu tahtmist perekonna sunnil kloostrisse minema.
Yedi Kilise Meryem Ana Kilisesi Meryem Ana Evi Meryem Ana ManastırıThe Anglocatholic Church Anglokatoliku Kiriku Pühima Neitsi Maarja Jumalaema piiskopkond
Manastırların kurulmasından sonra çocuklar için okullar kuruldu.Oma kloostrite juurde asutasid mariaanid koole.
Manastırın baş kesişi sonunda ona manastırdan ayrılmak için izin verdi ve 1432'de manastırı terk etti.Ta jätkas maalimist ning jäi kloostrisse kuni oma surmani aastal 1482.
Sürgüne gitmek yerine bir manastıra çekilmeyi tercih eder.Kloostrisse minemise asemel haaratakse pommivöö.
Prenses vesika ile manastırdan ayrılır.Kogudus tegutseb Laiuse kirikus ja pastoraadis.
İnşa ettiği 13. manastırda ise birkaç keşiş ile birlikte kendisi de yaşamaya başlamıştır.Kuna klooster rajati juba 13. sajandil, siis võib ka Kloostri mõis olla umbes sama vana.
Manastır Benedikt manastırı olup 10. yüzyılda inşa edilmiştir.Klooster rajati 10. sajandil benediktiini munkade poolt.
Pachomios'un dünyada bilinen ilk hristiyan manastırının kurucusu olduğu kabul edilir.Pachomiost peetakse esimeseks kristlaseks, kes võttis kasutusele palvehelmed.
Bu manastırın başrahibesi onları ne olursa olsun korumaya kararlıdır.Asetsedes kloostri taga, oli tema põhiroll kaitsta seda rünnakute eest.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,오바진 수녀원(Abbey of Aubazine) 담장 뒤에는 고아원이 있었습니다.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Der var et børnehjem bag et klosters mure:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Orpokoti, joka sijaitsi nunnaluostarin muurien takana:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Un orfanato detrás de los muros de un convento:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Un orfanotrofio dietro le mura di un convento:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Un orphelinat derrière les murs d'un couvent.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Volt egyszer egy árvaház, amely egy zárdában mûködött.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Это история девочки-сироты, которая провела в стенах
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,لقد كانت دار أيتام وراء جدران الدير
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,ガブリエルはそこで 7年近くを過ごします
Akşam olup karanlık çökünce de... ..manastıra geri dönermiş.Λέγε ότι θες, μα το σύστημα έχει και τις αρετές του. Ξέρεις... καμιά φορά λέω στον εαυτό μου...
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Aber sie hatte die letzten sieben Jahre in einem Kloster verbracht.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Ale ona žila posledních sedm let tady v klášteře.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.A ona żyje w powołaniu od siedmiu lat.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Dar acolo locuise într-o mănăstire vreme de şapte ani.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.De ehelyett ő itt élt már hét éve a zárdában.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.하지만 그 스님은 지난 칠 년 동안 승원에서 살고 있었습니다.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Maar zij had de afgelopen 7 jaar in een klooster gewoond.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Mais là elle vivait dans un couvent depuis sept ans.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Ma lei aveva vissuto in monastero negli ultimi sette anni.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Nhưng cô ấy đã sống trong một nữ tu viện 7 năm.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Pero había vivido en un convento por los últimos siete años.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Αλλά ζούσε εδώ στο μοναστήρι τα τελευταία επτά χρόνια.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Но она прожила в женском монастыре последние семь лет.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Но тук тя живееше в женски манастир от седем години.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.אך היא חיה במנזר בשבע השנים האחרונות.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.و لكنها تعيش هنا في دير الراهبات على مدى السنوات السبع الماضية.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.私は洞窟のことや そこに行ったら
-Ben mi? Manastır açıldığı zaman bunu düşünebilirim.Je kdo tukaj za pohane kotlete?
-Ben mi? Manastır açıldığı zaman bunu düşünebilirim.Wyobrażacie sobie kotlety?
Bir başrahibe, manastırına aittir.Ibu biara terikat pada biaranya.