manastır ile cümle

manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İmparatoriçe Maria'yı tutukladı ve Aziz Diomedes manastırı ya da yakınındaki bir hapishaneye koydu.同時に、皇后マリアは聖ディオメデス修道院か牢獄のどちらかに幽閉された。
Bu eesr 1563’te tamamlanmış ve 235 yıl manastir yemekhanesinin duvarında kalmıştır.『カナの婚礼』は、15か月かけて1563年に完成し、その後235年間サン・ジョルジョ・マッジョーレ修道院の食堂に飾られていた。
Manastır 18. yüzyılda terk edildi.この修道院は18世紀に世俗化された。
Manastır 1676 yılında tamamen yanmış ve yerine yeni bir manastır inşa edilmiştir.1169年、修道院が再建され、1187年には新しい教会が建てられた。
1514 yılında kurulan manastır, Ortodoks din adamı Maksim Branković ve annesi Angelina'ya adanmıştır.クルシェドル修道院(Krušedol Monastery)はヴォイヴォディナ絵画の宝庫で、1514年に正教の司教であるマクシム・ブランコヴィッチと彼の母であるアンジェリナの寄付により設立された。
Manastır 934 yılında inşa edilmiştir.修道院は963年に成聖された。
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.修道院には現在もなお約30人の修道士が生活を送っている。
Yeni tapınaklar ve manastırlar yapılmasına izin verilmedi.教会や寺院は存在しない。
Manastır'daki tutumu ilk günden beğenmemiştim.ホスを転入初日から気に入っている。
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.週に一度宮殿に参内する。
Aya Nikola Manastırı içeriden英彦山神宮内。
Sonraları burada bir manastır inşa edilmiştir.後に、その場所に記念碑が建てられた。
Cimarosa o şehirde bulunan manastırların birine bağlı olan bir parasız okulda eğitime başladı.紋四郎は、 戸代部落で私塾を開いていた僧のもとで勉強した。
Ancak Dördüncü Haçlı Seferinin ardından kurulan Latin İmparatorluğu sırasında manastır yıkılmıştır.在第四次十字军后的拉丁帝国期间,该修道院消失。
En bilinen iki eseri Kırmızı ve Siyah (1830) ve Parma Manastırı´dır (1839).最有名的作品是《红与黑》(1830)和《帕尔马修道院》(1839)。
Daha sonra Floransa'nın 35 kilometre güneybatısındaki Vallombrosa'daki Camaldolese Manastırı'nda eğitim gördü.之后,他在离佛罗伦萨东南35公里的瓦隆布罗萨的卡马多莱斯修道院裏学习。
Sonra Manastır'a gitti.然后她离开了修道院。
Estonya’daki örgün eğitimin tarihi manastır ve katedral okullarının kurulduğu 13. ve 14. yüzyıllara dayanır.愛沙尼亞正規教育的歷史可追溯到13和14世紀,當第一所修道院和教堂學校成立時。
İtalya'nın kuzeyinde bir manastırda cinayet işlenmiştir.故事发生在一间北意大利的修道院中。
Sonradan Benediktin Manastırına bağlanmıştır.此后为本笃会修道院。
Davranışların değişmesi demek özetle manastır yaşamı kurallarına uyulması demektir.經營方式必須符合修道院生活。
Cenazesi yetiştirildiği manastıra defnedilir, ancak keşişler kemanı da onunla birlikte mezara gömerler.我的儿子本应带着尊严被埋葬,而不是连同在教堂外喧哗的一群小丑。
Bu tarihten itibaren manastır ve kilise Mouchliōtissa (Yunanca "Moğolların") lakabını almıştır.此后修院和教堂就得到“蒙古人”称号(Mouchliōtissa)。
Peçenga, 1533 yılında bir manastır olarak kurulmuştur.1533年这里建造了一座修道院。
Ama o bilinmeyen bir nedenden dolayı henüz 15 aylıkken öldü ve Westminster Manastırına gömüldü.他在生命的第十五个月时逝世,死因不明,随后被葬在了威斯敏斯特教堂。
Hadım edilip, manastıra sürgün edildi.他因此被囚禁在修道院和流放。
Manastır bundan sonra boş bırakıldı.后来该寺倾废。
Bu nedenle manastıra yeni katı kurallar getirdi.因此,教會正式開始新的層次。
İskoçya'da pek rahibe manastırı yoktu.他在倫敦的姊妹也沒有當過修女。
Bu dönemde Kavadar, Manastır merkezli bir paşalık yönetiminde olmuştur.此后至今,科普特人便主导了该修道院。
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.鼎盛时期,该寺有僧人300名。
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.目前修道院内有15名修士。
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.在这区域里,也有几栋重要的建筑物。
Manastır, onun yaşaması ve ebedi istirahtgarı olarak inşa edildi.他要他的屍體永世保存。
Aya Nikola Manastırı içeriden今新竹縣寶山鄉。
Babasıyla birlikte Fransiscan Manastırında okumuştur.他年轻时在一个方济会修道院里学习。
1673'ten itibaren manastır sınıflarında avama mensup kişiler de eğitim görebilmeye başladı.同时从1668年开始另一个市内的修道院也开始向市民传授教育。
Kalküta'da büyümüştür ve ilk eğitimini bölgesel bir manastırda almıştır.她出生于法兰克福,早年在修道院接受教育。
761 yılında bir Benedikt keşişleri günümüzde şehrin bulunduğu mevkide bir manastır inşa etmişlerdir.1142年西多会教士在现今该城区域内的一处建立了一座修道院。
Diğer manastırlar kadar tanınmış olmamakla birlikte gelen yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.外人關中舊僧道恒等以為顯異惑眾。
Haftada bir kez manastır dışına yürüyüşe çıkarlar.하루에 한 번은 산책에 데리고 나간다.
Elyazması adını, yüzyıllar boyu korunmuş olduğu Kells manastırından almıştır.켈스의 서라고 하는 명칭은 수백년 동안 간직했던 켈스 수도원에서 유래하다.
Binanın kendisi orijinal manastır kilisesidir.이 건물은 천주교 원주교구 주교좌 성당이다.
Sonra Manastır'a gitti.나중에 그녀는 수녀원장으로 피선되었다.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.오늘날 이 수도원에는 약 15명의 수사들이 있다.
Koyu Ortodoks Studion Manastırı Başkeşişi Theodore'un büyük etkisi altında kaldı.종교적으로도 완고한 수도원 극단주의자인 스투디움의 테오도루스의 영향력 아래에 있었다.
Kendini manastıra kapayan kız kardeşi akli dengesini yitirip 28 yaşında öldü.결핵에 걸린 그의 어머니가 혼수상태에 빠지자 30세의 나이로 자살했다.
Fakat bu manastır İngiltere'de Protestan Reformu döneminde yıkılmış ve Henry'nin mezarı da kaybolmuştur.그러나 프랑스 대혁명 기간 중 수도원은 파괴되고 그의 무덤과 시신은 실종되었다.
Manastır'daki tutumu ilk günden beğenmemiştim.처음에는 억지로 아스코에 다니는 나오가 마음에 들지 않았다.
Kilise ve manastırlar inşa etti.교회당과 수녀원으로 이뤄져 있다.
Kasabanın etrafında da Meryem Ana'ya ayrılan birkaç manastır vardı.당시 메리아의 주교들이 이 마을에 도착했다는 기록이 남아 있다..
Gerçekten de dağda 147 adet manastır bulunmaktaydı.산둥 성에서는 174 mm의 강수량이 관측되었기도 했다.
Southampton Fransiskan manastırı takriben 1233'te kurulur .1233년에는 사우샘프턴 프란치스코회 수도원이 건립되었다.
Resim, Santa Maria Della Grozia Manastırı'nın yemekhanesindedir.산타 마리아 델레 그라치에 성당 교회에 있는 벽화이다.
Barajuen, Papa'nın doğduğu gün manastıra girdiğini açıklayarak dikkatleri üzerine çekmişti.그가 당면한 걱정거리는 같은 해에 교황의 방문을 준비하는 것이었다.
1893 yılında Manastır’da dünyaya geldi.1834년에 그녀는 천주교에 대한 이야기를 들었다.
Herkes ailenin tekrar birleşmesini kutlamak için manastıra gitmek üzere sahneden ayrılır.כולם יוצאים למנזר לחגוג את האיחוד המשפחתי.
Ama o bilinmeyen bir nedenden dolayı henüz 15 aylıkken öldü ve Westminster Manastırına gömüldü.הוא מת בגיל 15 חודשים מסיבה לא ידועה, ונקבר במנזר וסטמינסטר.
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.באותה תקופה חיו במנזר כ-300 נזירים.
Sonra Manastır'a gitti.ואז הוא שב למנזר.
İlgili Sayfalar