manastır ile cümle
manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peter the Iberian, Beytüllahim'in yakınlarında bir Gürcistan manastırı buldu.Peter av Iberien grundar ett georgiskt kloster nära Betlehem.
12. yüzyılda şehir refaha kavuştu, kiliseler, manastırlar ve evler inşa edildi.Under 1100-talet utvecklades staden, kyrkor, kloster och hus byggdes.
Orta Çağ Sırp devletinin kurucusu olan Stefan Nemanja, manastırı 1190 yılında kurmuştur.Stefan Nemanja, medeltida Serbiens grundare, grundade klostret år 1190.
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.Divša kloster förklarades som ett Monument av särskild kulturell betydelse under 1990.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Under sin exil ägnade han stor del av sin tid åt sitt måleri.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Hon tillbringade resten av livet i kloster.
İlk manastırı olan El Carmen, İspanyol misyonerler tarafından 1629 yılnda inşa edildi.Den hade ett kloster som hette 'El Carmen', grundat 1629.
Manastırın ilk binası 1198 ve 1205 yılları arasında yapılmıştır.Klostrets första byggnader ska ha uppförts mellan 1110 och 1119.
Fakat birden Donati'nin bütün mirasını bir manastıra bıraktığı haberi yayılır.Men snart tisslar och tasslar de med varandra om att Donati har skänkt sin förmögenhet till ett kloster.
Bu manastırların en ünlüsü de Apostolos Andreas Manastırı'dır.Som grundare räknas aposteln Andreas.
Mamacunalar manastırlarda yaşarlardı.Munkar och nunnor bodde i kloster.
İskoçya'da pek rahibe manastırı yoktu.I Rom hade hon en särskild präst.
Örnek olarak La Trappe Manastırı 1685'ten bu yana kendi bira imalathanesine sahiptir.Bromma kyrkas klockstapel har sedan 1685 legat uppe på Kråsberget.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Manastır tekrar restore edildi.Efter andra världskriget restaurerades kyrkan.
Sonra Manastır'a gitti.Han gick sedan i kloster.
Manastır bundan sonra boş bırakıldı.Monumentet har efterhand förfallit.
Yanında bir Kapusenler manastır okulu da inşa edilmiştir.Också en skola öppnades inom klosteranläggingen.
İleriki yüzyıllarda manastır birçok kez genişletilmiş ve yenilenmiştir.Genom århundraden har klostret förstörts och återuppbyggts ett flertal gånger.
Hacı Martha manastırınna Eugenia ismi ile rahibe olmuştur.Hon gick då i kloster under namnet Eugenia.
Manastırın dağılmasından sonra, 1848 yılına kadar yıkıma uğradı.Det förblev klostrets egendom fram till 1848.
6. yüzyılda bir manastıra dönüştürülmüştür.Ett kloster grundades här på 600-talet.
Gerçekten de dağda 147 adet manastır bulunmaktaydı.Här fanns ursprungligen sju jättegrytor i en bergssluttning.
İki manastır hizmetlisi manastırın dışında erzak getirmek için gelmişlerdir.Endast två nunnor fick kvarstanna i själva klostret.
En büyük ve en zengin Sırp Ortodoks manastırlarından biridir.Det är ett av de största och rikaste serbiskortodoxa klostren.
Elde edilen bütün gelir, Tatev Manastırı'nın restorasyonuna ve yerel halkın kalkındırılmasına ayrılmaktadır.Hela vinsten investeras i restaureringen av Tatevklostret och utvecklingen av lokalsamhället.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Utbildningen avslutades hos buddhistiska munkar där han bodde i ett kloster i ett halvår.
"Hristos Manastırı" bu tepede bulunmaktadır.Dess motiv är "Kristus på förklaringsberget".
Bu manastır ülkedeki ilk Budist Manastırı idi.Detta blev världens första klostergemenskap.
Dadivank manastırı.Vreta klosterförening.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Istället blev det ett dominikanskt nunnekloster.
Fakir bir aileden olduğu için küçük yaşta manastıra verilmiştir.Hon placerades i klostret av sina föräldrar i mycket ung ålder.
San Salvatore-Santa Giulia Manastırı'ndaki rahibelerin korosu.Хори монашок у монастирі Сан Сальваторе-Санта Джулія.
Buda manastır yaşamını seçenlere, “kendi başına bir ada” gibi yaşamalarını söylemiştir.Монахам даються настанови Буддою жити як «острови в собі».
Manastırın kuruluşu ile ilgili bir de efsane vardır.Є згадки й про монастир.
En büyük ve en zengin Sırp Ortodoks manastırlarından biridir.Один з найбільших і багатших сербських православних монастирів.
19 Ekim 1972'de St. Neophytos Manastırı'na ekümen seçildi.19 жовтня 1972 року обраний ігуменом монастиря святого Неофіта.
Katolik Manastırı olan Gråbrödraklostret 1267 yılında kuruldu.Францисканський монастир Гробредраклострет (Gråbrödraklostret) був заснований 1267 року.
1442 yılında tacı bırakıp bir manastıra kapanarak emekli olmuştur.У 1414 році він зняв будинок, що належав монастирю.
Burada hastalanmış ve Dominik manastırına götürülerek tedavi görmüştür.Згодом він захворів, ним заопікувалися в домініканському монастирі.
Orta Çağ Sırp devletinin kurucusu olan Stefan Nemanja, manastırı 1190 yılında kurmuştur.Стефан Неманя, основоположник середньовічної сербської держави, заснував Студеницю в 1190 році.
Manastır 1676 yılında tamamen yanmış ve yerine yeni bir manastır inşa edilmiştir.Із 1668 монастир став унійним, 1746 в ньому було збудовано новий храм.
Örnek olarak La Trappe Manastırı 1685'ten bu yana kendi bira imalathanesine sahiptir.La Trappe) у Франції, монастирська броварня працювала вже з 1685 року.
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.Понад 300 монастирів налічувалось у місті.
Manastır'da doğmuştur.Дитина залишається в монастирі.
Gregorios Pakourianos ve kardeşi Abas, Bachkovo Manastırı yakınında bir yeraltı mezar evine gömülmüşlerdir.Григорія Пакуріана і його брат Апасія поховано в склепі монастиря Бачково.
Annesi Maria, bir manastıra kapatılmaya zorlandı.Матір хвилювалася, що вона може піти в монастир.
Bu manastırlar, hac merkezine uzaktır.Монастир був далеко від залізниці.
Hadım edilip, manastıra sürgün edildi.Його зловили та ув'язнили до монастиря.
En bilinen iki eseri Kırmızı ve Siyah (1830) ve Parma Manastırı´dır (1839).Le Rouge et le Noir, 1830) Пармський монастир (фр.
Kadınlar Manastırı (Beguinage).Монастирська пивоварня (нім.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Сьогодні в монастирі живе близько десятка ченців.
O dönemde kilise ve manastırlar çevredeki tek taş binalardı.Разом церква та дзвіниця були першими кам'яними спорудами містечка.
Manastır kurallarına gore 10 etin yenmesi yasaklanmıştır.Їсти м'ясо сестрам забороняє монастирський статут.
Kutsandıktan sonra ve annesinin tavsiyesi üzerine, kardeşinin zaten bir keşiş olduğu manastıra girdi.Влаштувавши свою матір до сестер, він з її благословення пішов у монастир.
"Manastır'da Hayat-ı Aile".Однаково жити, що в монастирі, що тут у містечку».
Manastır bundan sonra boş bırakıldı.Однак монастир залишався покинутим.
Bütün rahibeler manastırın avlusunda bir teneffüs için toplanmışlardır.Незабаром всі її дочки прийняли постриг в цьому монастирі.
1980 senelere kadar Surp Nışan Manastırı komple yok edildi.До 1980 року гілку повністю демонтовано.
Manastır Redif Tümeni geri çekilmeye başlar.Працею черниць монастир поступово відновлюється.
Bir manastır kilisesi olup 11. ve 13. yüzyıllarda tarihlenmektedir.Вигляд, котрий має церква сьогодні подібний до того, який був у 11—13 століттях.