manastır ile cümle
manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Passou o resto de sua vida no mosteiro.
Daha sonra Konstantinopolis'te bulunan meşhur Studios Manastırı'nı yeniden inşa etmiştir.Em seguida, Constantino mandou reconstruir o famoso Mosteiro de Estúdio em Constantinopla.
Buna Theofilos'un tepkisi, akrabasını keşiş olmaya zorlayıp, evini manastır yapmak olmuştur.Como reação, Teófilo forçou-o a se tornar um monge e converteu a casa dele num mosteiro.
San Juan de la Peña Manastırı'na gömüldü.Foi enterrada no Mosteiro de San Juan de la Peña, em Jaca.
Bu listede 200 tanesi manastır, 1.600 tanesi kilise olmak üzere 2.549 dini yer vardı.A lista continha 2.549 lugares religiosos, dos quais 200 eram mosteiros, enquanto 1.600 foram igrejas.
Heykelin altında bir Budist manastırı yer almaktadır.Abaixo da estátua existe um mosteiro budista.
Bu manastır ülkedeki ilk Budist Manastırı idi.Esta foi, por assim dizer, a primeira casa sacerdotal do país.
Konstantinos Lips, en çok Konstantinopolis'te adını taşıyan manastırın vakfıyla tanınır.Ele é mais notável por sua fundação do convento que leva seu nome em Constantinopla.
Bu sayede manastırın da politik gücü arttı.O santuário foi também ganhando importância política.
Sonraları burada bir manastır inşa edilmiştir.Então ela fundou lá um convento.
Manastırın iç kısımları.Interior do mosteiro.
Hadım edilip, manastıra sürgün edildi.Ele foi castrado e confinado num mosteiro.
Kentin yakınlarında ise Sapara Manastırı bulunur.Há loja de artigos sacros ao lado do Convento.
1442 yılında tacı bırakıp bir manastıra kapanarak emekli olmuştur.Em 1442, Alexandre abdicou e se retirou para um mosteiro.
Yaşadıkları yer Theodote yaşarken manastıra çevrilmiştir.A residência deles se converteu num mosteiro ainda durante a vida de Teódota.
Yalnızca iyi ve güçlü kaleler ile korunan şehir ve manastırlar bu saldırılara karşı koyabildi.Somente cidades e mosteiros fortificados lograram repelir o assalto.
978'de Saint Augustine Manastırı kurulmuştur.Fundou o Mosteiro de Santo Tirso no ano de 978.
Manastırın mezarlığı da bugün bütünüyle kaybolmuştur.As construções do convento desapareceram completamente.
İzniklilere esir düşen sabık III. Aleksios ise İznik'te bir manastıra kapatılıp 1211'de orada ölmüştür.Aleixo III foi encerrado num mosteiro em Niceia, onde veio a falecer em 1211.
Böylelikle 88 yıl aradan sonra Sümela Manastırı'nda yeniden ayin yapılmış oldu.Oitenta e quatro anos depois, o prédio foi elevado à categoria de rijksmonument.
Herkes ailenin tekrar birleşmesini kutlamak için manastıra gitmek üzere sahneden ayrılır.Todos retornam à Terra para celebrar o Ano Novo.
O zamanlarda manastırlar eğitim ve edebiyatın merkezi halindeydiler.A monarquia era o mecenas da literatura e educação.
Manastır, Hermits Our Lady'ye adanmıştır.Este templo é dedicado à Nossa Senhora de Fátima.
Törene, manastırın aşağısındaki düzlüğe kamp yapmış ordu yanında, tüm saray da katıldı.Toda a corte assistiu, enquanto o exército estava acampado na planície abaixo do mosteiro.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Nesta igreja há o convento de freiras franciscanas.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Os parentes de Zautzes foram exilados ou confinados em mosteiros, e o poderoso clã desintegrado.
Manastır bundan sonra boş bırakıldı.Sindsdien staat het klooster leeg.
Manastır orijinal olarak "Mağara Manastırı" anlamına gelen Ayrivank (Այրիվանք) olarak adlandırılmıştır.Het klooster werd oorspronkelijk Ayrivank (Այրիվանք) genoemd, wat "het klooster van de grot" betekent.
1252 yılında bir yangında manastır tamamen yok oldu.Rond 1252 werd het klooster vernield door een brand.
Saint-Remi Manastırı, Fransa'nın Reims kentinde bulunan, altıncı yüzyılda kurulmuş olan bir manastırdır.Het klooster van Saint-Remi is een klooster in Reims, Frankrijk, gesticht in de 6e eeuw.
Elisabeth ona ya sürgüne gitmesini ya da bir manastıra girmesini tavsiye ettiğini bildirir ve oradan ayrılır.Elisabeth vertelt haar dat ze in het klooster moet treden of in ballingschap moet gaan en vertrekt.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Ze brachten er een tijd samen door in gebed; regelmatig werd een periode van vasten ingelast.
1442 yılında tacı bırakıp bir manastıra kapanarak emekli olmuştur.In 1442 abdiceerde hij en trok zich terug in een klooster.
İmparatoriçe Konstantina ve üç kızı rahibe yapılıp manastırlara gönderildiler.Keizerin Constantina en haar drie dochters werden gespaard en naar een klooster gestuurd.
Orta Çağ Sırp devletinin kurucusu olan Stefan Nemanja, manastırı 1190 yılında kurmuştur.Stefan Nemanja stichtte het klooster in 1190.
15 Şubat - İtalya Cephesi’nde Monte Cassino Manastırı’na yönelik Müttefik bombardımanı başladı.Op 15 februari werd het klooster van Monte Cassino door een geallieerd bombardement verwoest.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.Het geheel bestaat uit een kerk en een klooster.
Fakat artık manastırdan ayrılıp çalışmak zorundadır.Uiteindelijk besluit ze het klooster te verlaten.
Manastır Sancağı beş kazaya ayrılmaktaydı.In Reiderland hebben vijf kloosters gestaan.
Kentteki ilk manastır 1250'de inşa edildi.Het betreffende klooster werd in 1250 gesticht.
Ayrıca manastır biraları ticari amaçlar doğrultusunda da üretilebilir.Deze chatbots kunnen ook voor commerciële doeleinden worden ingezet.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.In het klooster verblijven 150 monniken.
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.In het klooster woonden ongeveer 100 monniken.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.In het gebied vestigden zich diverse kloosters.
Kız da ertesi gün kendini manastırın kulesine asar.De volgende dag gaat ze in haar eentje naar de vuurtoren.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Dit klooster behoorde tot de orde der dominicanessen.
Finlandiya Savaşı'nın ardından 1812'de manastır Finlandiya Grandüklüğü'nün bir parçası haline geldi.In 1812 werd de stad een onderdeel van het Grootvorstendom Finland.
Manastır 1676 yılında tamamen yanmış ve yerine yeni bir manastır inşa edilmiştir.In 1662 werd het klooster uitgebreid en een nieuwe kapel werd gebouwd.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Manastır tekrar restore edildi.Kort voor het uitbreken van de Tweede Wereldoorlog werd het klooster opnieuw in beslag genomen.
Kilise ve manastırlar inşa etti.Kerk en klooster werden gesloopt.
Behtlapete yakınında bir manastır kurdu.Dichterbij lag een klooster.
1142 yılında ise Hohenholte Manastırı'nın 4 km. çevresi Havixbeck beldesi olarak kuruluyor.1097 - na 1142) die het klooster Hohenholte te Havixbeck in 1142 stichtte.
Manastır 1920 yılına kadar kullanılmıştır.Het klooster bleef operatief tot 1920.
Macaheli bölgesinde, eski tarihlerde inşa edilmiş çok sayıda Gürcü kilisesi ve manastırı vardı.In Hasselt zijn vele tientallen oude en monumentale bouwwerken bewaard gebleven.
Civar köylerdeki Rumlar ibadet için bu manastırları kullanırlardı.Monniken uit de omgeving gebruikten het klooster nog om hun diensten te houden.
Sonra Manastır'a gitti.Zij brachten hem naar het klooster.
Manastırın mezarlığı da bugün bütünüyle kaybolmuştur.Wel werd de begraafplaats van het klooster volledig ontheiligd.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Tegenwoordig zijn van het klooster nog twee vleugels aanwezig.
Manastır, ana kiliseyi kapsıyordu.Het monument behield het grote kruis.
Kısa bir süre sonra tekrar manastıra döndü.Hij trok zich uiteindelijk in een klooster terug.