manastır ile cümle
manastır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çırak keşiş ve ustası günlerini dua ederek ve meditasyon yaparak bu manastırda geçirir.Тувинский народ молится и совершает священные обряды на этой горе.
1910 yılında Manastır’da dünyaya geldi.Торжественно взошёл на престол в 1910 году.
Sürgüne gitmek yerine bir manastıra çekilmeyi tercih eder.Они решают, что предпочтительнее оказаться вне бункера.
Mamacunalar manastırlarda yaşarlardı.Остальные мутанты остаются в монастыре.
Daha sonraki hayatını rahibe manastırında geçirmiştir.В итоге отец сам пошёл за ней в монастырь.
Manastırın kuruluşu ile ilgili bir de efsane vardır.Существует три легенды об основании монастыря.
Azledildikten sonra Mihail, mağara manastırı olan St.Sabas'ta keşiş olmaya zorlandı.Смещённого Михаила заставили постричься в монахи монастыря святого Саввы.
Manastırın çevresinde rahiplerin kaldığı konutlar da mevcuttur.Многие Чортены также стоят около монастыря.
Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir.Монастырь долгое время оставался заброшенным.
Daha sonra merkez Manastır oldu.После чего основал монастырь.
Erken Hristiyanlık döneminde adı Nicopolis (Anniaca) olup, bir manastır bulunurdu.В коптский период здесь была христианская базилика и, вероятно, монастырь.
Ancak Dördüncü Haçlı Seferinin ardından kurulan Latin İmparatorluğu sırasında manastır yıkılmıştır.Не стало Латинской империи, созданной после IV крестового похода.
8.-10. yüzyıllarda burada çok sayıda manastır inşa edildi.В IX—XI веках здесь были возведены большие церкви.
Manastır, ana kiliseyi kapsıyordu.Церковь была приписана к Посольскому монастырю.
Kompleks 1620'de hastane, kilise ve manastır olarak düzenlenmiştir.في عام 1620، أعيد بنائه ككنيسة ومستشفى ودير.
Cromwell’in manastırlar sürecini tamamlaması için dört yıl geçti.استغرق الأمر أربع سنوات لإكمال عملية كرومويل.
Manastır Ortaçağ'da Ermenistan'ın en önemli dinî merkezlerinin biriydi.وكان الدير واحد من الأديرة الأرمنية الرئيسية في القرون الوسطى .
Bu adaya Türkler eski zamanlarda Taşlı Manastır olarak da adlandırmışlardır.وهذه الجزيرة في العصور التركية القديمة سميت أيضا بإسم الدير الحجري.
Bu listede 200 tanesi manastır, 1.600 tanesi kilise olmak üzere 2.549 dini yer vardı.وقد تضمنت القائمة 2,549 من الأماكن الدينية منها 200 دير وحوالي 1,600 كنيسة.
Fakat 1915 senesinde manastıra saldırılmıştır ve ancak kütüphanesi sağlam kalmıştır.خلال حريق عام 937، تم تدمير الدير، لكنه بقيت المكتبة سليمة.
İrini ve Anna Kecharitomene manastırına sürgüne yollanmıştır.وسيقت كل من ايرنا وانا إلى الحبس الموجود بالدير.
2004 yılında UNESCO, Deçan Manastırı'nı olağanüstü evrensel değeri nedeniyle Dünya Mirası olarak listeledi.عام 2004، اعترفت اليونسكو بدير ديتشاني لقيمته العالمية الاستثنائية.
Her yıl bu tören Londra'daki Westminster Manastırı'nda yapılır.في كل عام، تنعقد صلاة في دير وستمنستر في لندن.
Manastır neredeyse tamamen yıkılacak şekilde bombalanarak Temmuz 1340 tarihinde isyan bastırıldı.وبعدها قد وقع قصف للأديرة الهامة بناء على عصيان في يوليو 1340.
Devletim sınırları içerisinde olan manastırlarına geri dönebilirler.وسيُسمح لهم بالعودة إلى أديرتهم الواقعة ضمن حدود دولتنا العليّة.
Manastır bundan sonra boş bırakıldı.تم التخلي عن القلعة في وقت لاحق.
1539’da, bir öncekinden arta kalan daha geniş manastırların feshedilmesine girişti.وفي 1539، انتقل إلى حل الأديرة الكبيرة التي نجت في وقت سابق.
Örnek olarak La Trappe Manastırı 1685'ten bu yana kendi bira imalathanesine sahiptir.عرفه الرحالة الدرعي بأنه فقيه مدينة الأغواط سنة 1685.
Önderleri Robert Aske, 26 kuzey manastırının feshedilen 16’sının restorasyonu hakkında görüşme yaptı.وتفاوض قائد فريقهم روبرت آسك على استعادة ستة عشر من الأديرة الشمالية الستة والعشرين التي تم حلها بالفعل.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.ووجد في داخله معبد وقصر.
11. ve 12. yüzyıllarda Selçuklu ve Bizans İmparatorlukları arasındaki savaş sırasında manastır hasar gördü.لكنه دُمر جزئياً خلال الحروب بين الدولة السلجوقية والإمبراطورية البيزنطية في القرنيين الحادي عشر والثاني عشر.
"Manastır taşlarıyla örmüşler Muş'u dört baştan".الدير محاط بسور حجري فيه اربعة ابراج.
Burada hastalanmış ve Dominik manastırına götürülerek tedavi görmüştür.وقد أحضر الجنود الفرنسيون الذين أُصيبوا بالوباء إلى الدير لمعالجتهم.
İrini bu isyanı duyunca, Hagios Eugenius Manastırı katliamından esir alınanları idam ettirdi.وعندما سمعت ايرين عن هذا العصيان ، أعدمت الأسرى المأخوذين من مذبحة دير أيا أفجينوس.
Gotik manastır Meryem Ana'nın taç giymesi, El Greco.إنتقال مريم العذراء، بريشة إل غريكو.
Manastırın iç kısımları.حصن الدير.
Elyazması adını, yüzyıllar boyu korunmuş olduğu Kells manastırından almıştır.أخذت المخطوطة اسمها من دير كلز والواقع في بلدة كيلز الإيرلندية، الذي كان موطنا لكتاب كيلز لعدة قرون.
İmparator ve Patrik, Theodore'a veda ettiler ve Theodore manastırına döndü."O imperador e o patriarca disseram adeus para Teodoro e ele retornou para seu mosteiro."
Daha sonra 1100 veya 1102'de öldüğü bir manastıra kapanmıştır.Ela então retirou-se para um mosteiro, onde morreu em 1100 ou 1102.
Kutsandıktan sonra ve annesinin tavsiyesi üzerine, kardeşinin zaten bir keşiş olduğu manastıra girdi.Após receber sua benção, e sobre o conselho de sua mãe, entrou no mosteiro onde seu irmão já era um monge.
Bundan kısa süre sonra, Mayıs 627 başlarında Bonus öldü ve Studios Manastırı'nda (11 Mayıs) gömüldü.Em seguida, no começo de maio de 627, Bono faleceu e foi enterrado em 11 de maio no mosteiro de Estúdio.
Efrosini, yaklaşık 823 yılına kadar hayatını manastırda geçirdi.Eufrósine ficou no mosteiro até por volta de 823.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Hoje, possui cerca de 50 monges vivendo no mosteiro.
Sonunda, 5 Aralık 612'de bir keşiş olarak 613'te öldüğü Kariye Manastırı'na kapatıldı.No final, foi tonsurado em 5 de dezembro de 612 e confinado no Mosteiro de Chora, onde morreu em 613.
2004 yılında UNESCO, Deçan Manastırı'nı olağanüstü evrensel değeri nedeniyle Dünya Mirası olarak listeledi.Em 2004, a UNESCO reconheceu o Mosteiro Decani por seu valor universal excepcional.
5 Mayıs 1306 tarihinde Konstantinopolis'te ölmüş ve Lips Manastırı'na gömülmüştür.Morreu em Constantinopla em 5 de maio de 1306 e foi enterrado no Mosteiro de Lips.
1836 yılında yeniden inşa edilen şapel, İran'ın "Ermeni Manastırları Birliği"nin bir parçasıdır.Em 1836, a capela foi reconstruída e faz parte da "União dos Mosteiros Armênios" do Irã.
2012 yılı itibarıyla manastırda 40 keşiş ikâmet etmekteydi.Em 2012, moravam 40 monges neste mosteiro.
Kısa bir süre sonra tekrar manastıra döndü.Logo depois, ela novamente se retirou para o mosteiro.
Hristoforos'un ölümünden kısa bir süre sonra Sofya, saraydan uzaklaştırıldı ve öleceği manastıra kapandı.Logo após a morte de Cristóvão, Sofia retirou-se da corte e entrou num mosteiro, onde morreu.
Aziz Stepanos Manastırı Doğu Azerbaycan Eyaleti'ndeki bir başka manastır ve kilise.Catedral de São Stepanous é outro mosteiro e igreja na Província do Leste do Azerbaijão.
Kara Kilise (St. Thaddeus Manastırı), yakınındaki Ermeni manastırı.Mosteiro de São Tadeu (Igreja Negra), perto do mosteiro armêno.
Hakkında başka bilgi olmayan manastırın ima edildiğine göre İngiltere’de bir temsilcisi vardı.O mosteiro tinha, de outra forma não atestada, isto estava implícito, um representante na Inglaterra.
Theofano, manastırında 10 Kasım 897 tarihinde ölmüştür.Teófano morreu em seu mosteiro em 10 de novembro de 897.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Manastır tekrar restore edildi.Após a Segunda Guerra Mundial o monumento foi reconstruído.
Ama o bilinmeyen bir nedenden dolayı henüz 15 aylıkken öldü ve Westminster Manastırına gömüldü.Morreu aos 15 meses de causas desconhecidas, e foi sepultado na Abadia de Westminster.
Manastır 1915 Ermeni kırımı sırasında yakılmış ve yağmalanmış, sonrasında ise terkedilmiştir.O mosteiro foi incendiado e roubado durante o Genocídio Armênio de 1915 e depois abandonado.
Gregorios Pakourianos ve kardeşi Abas, Bachkovo Manastırı yakınında bir yeraltı mezar evine gömülmüşlerdir.Gregório Pacuriano e seu irmão Apásio (Abas) foram enterrados em um ossuário próximo do mosteiro de Bachcovo.
Insei (Japonca: 院政; "manastır yönetimi"), Japonya'da Heian döneminde belirli bir hükümet şekliydi.O sistema Insei (院政, sistema Insei?) foi uma forma especifica de governo no Japão durante o período Heian.
780 yılında bir manastıra sürgüne gönderilmiş, 792 yılında dili kesilmiş ve 799 yılında kör edilmiştir.Teve a língua arrancada em 792 e foi cegado em 799.