Ana içeriğe geç
Sözlük

manşet ile cümle

manşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Non è in prima pagina, non è nei notiziari, non è spettacolare.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Nu apare în titluri de ziare; nu există știri, nu este evidentă.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Sie wirft keine Schlagzeilen, sie macht keine News, sie ist unauffällig.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Δεν κάνει πρωτοσέλιδα, δεν κάνει επικεφαλίδες, δεν είναι θεαματική.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Не е в новините; не е бляскава.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Об этом не кричат заголовки газет, это не бросается в глаза.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.זה לא מגיע לכותרות; זה לא בחדשות, זה לא נוצץ.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.لا يشكل عنواناً رئيسياً. ليس مصدراً للأخبار، ليس لامعاً.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.銃が発射されることもありません
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Amikor felbukkantak ezek a főcímek, a marketingesek folyton hívogattak.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Când aceste titluri au început să apară, au început să sune comercianții.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Cuando los titulares empezaron a circular, los comerciantes empezaron a llamar.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Když byly zvěřejněny tyto titulky, najednou mi začali volat obchodníci.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Khi dòng tiêu đề hiện lên, chuyện xảy ra là, những người tiếp thị sản phẩm gọi đến.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Kiedy w mediach pojawiły się te wiadomości, zaczęli do nas wydzwaniać marketerzy.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.그 제목이 나가고 난 뒤, 어떤 일이 일어났냐하면, 마케팅 담당자들이 전화를 했습니다.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Na de krantenkoppen belden de marketeers.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Quand ces titres sont sortis, les responsables marketing ont commencé à appeler.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Quando questi titoli sono usciti, è successo che sono intervenuti anche gli uomini di marketing.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Uutisvyöryn aikana markkinoijat alkoivat soitella.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Was geschah, als die Schlagzeilen die Runde machten, war, dass Marketingfachleute anzurufen begannen.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.Η εμφάνιση τέτοιων τίτλων είχε ως αποτέλεσμα την αφύπνιση της αγοράς.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.После таких заголовков ко мне обратились маркетологи.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.כאשר הכותרות יצאו לאור, מה שקרה הוא שהמשווקים התקשרו אליי.
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.عندما انتشرت الاخبار، ما حدث كان كالتالي اتصل بنا مناديب التسويق ليسألوا
Manşetler yayınlandığında, olan şey şuydu pazarlamacılar aramaya başladı.マーケティング担当者達から 電話がかかってきました ある飲料水商品に 気分を高める効果があると
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.A képaláírás... Egy pillanatra elgyötört arcod másoknak életreszóló mosolyt jelent.
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.La légende... Votre grimace d'une seconde vaudra le sourire de toute une vie de quelqu'un d'autre.
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.Το κείμενο πρέπει να λέει..."Ο σύντομος πόνος... "Μπορεί να γίνει χαμόγελο για όλη την ζωή κάποιου"
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.النص المرفق اكتب فيه...حواجب مرفوعة ربما ابتسامة تضيء حياة شخص ما
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Acum, cei care scriu titlurile de ziare au putut scrie mult pe seama studiului nostru.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.A főcím íróknak nagy napja volt, a tanulmányunkkal kapcsolatban.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Ahora, los redactores de titulares se harían un festín con nuestros estudios.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Dem, der skriver overskrifterne fik meget sjov ud af vores studier.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Dziennikarze mieli niezły dzień opisując nasze badania.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Et puis les chroniqueurs se sont bien amusés avec notre étude.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Gli autori dei titoli sul giornale si sbizzarrirono, coi nostri studi.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.그런데 뉴스 헤드라인을 쓰는 기자들이 우리 연구에 아주 신이 났었죠.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Nedávno mali novinári možnosť jeden deň sledovať náš výskum.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler. New York Times'ın manşeti sanırım şöyleydi,Schrijvers van krantenkoppen hadden een topdag aan ons onderzoek. ik denk dat de kop in de New York Times was:
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Những nhà báo như mở cờ trong bụng với nghiên cứu của chúng tôi.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Nun, Schlagzeilentexter hatten einen Heidenspass an unseren Studien.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Ora, escritores de cabeçalhos tiveram o dia feito com os nossos estudos.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Sekarang penulis halaman utama mengunjungi studi kami.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Οι δημοσιογραφοι που γραφουν τους κυριους τιτλους "εκαναν παρτι" με τις ερευνες μας.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Авторите на заглавия много се радват на нашите проучвания.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Наше исследование оказалось большим подарком для журналистов.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.וכאן, מה שמתפשט מאדם לאדם הוא לא התנהגות, אלא יותר נורמה.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.الآن، كُتّاب العناوين الرئيسية لديهم عمل يومي ميداني مع دراساتنا.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.私たちの研究を見て大騒ぎしたのですが ニューヨークタイムズの記事の見出しは確か
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.A médiánknak ilyen szalagcímekkel kell üvöltenie, hogy felkeltse a figyelmünket.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Các phương tiện truyền thông quất vào chúng ta những kiểu tít thế này để thu hút sự chú ý.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.De media moeten ons dit soort krantenkoppen toeschreeuwen om onze aandacht te krijgen.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.I nostri media devono urlarci questi tipi di titoli per catturare la nostra attenzione.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.언론은 자극적인 말들로 소리를 지르죠. 우리의 시선을 끌기 위해서.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Los medios nos tienen que gritar con ese tipo de titulares a fin de captar nuestra atención.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Mass-media trebuie să urle la noi cu astfel de titluri pentru a ne atrage atenția.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Media kita harus berteriak dengan berita utama seperti ini untuk menarik perhatian kita.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Media muszą wykrzykiwać nagłówkami, aby przyciągnąć naszą uwagę.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Média na nás musia takýmito titulkami kričať, aby získali našu pozornosť.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod