Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Es ist ein bisschen Jaggery-Zucker, ein bisschen Brennnessel, ein bisschen andere Sachen, ich weiss nicht was.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Hieman raakasokeria ja virtsaa ja muita asioita, joita en tunne.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Ini terdiri dari sedikit gula tebu, sedikit tanaman urens dan sedikit hal-hal lain yang saya tidak tahu.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Je v tom trocha cukru, trocha moči a trocha dalších věcí, které neznám.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.그것은 약간의 야자즙 설탕과 약간의 소변 그리고 제가 모르는 약간의 무언가들이 섞인 것이지요
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Met wat rietsuiker, wat urine en nog een beetje andere dingen die ik niet ken.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Nó gồm vật liệu thô, và một vài thứ gì đó mà tôi không biết.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Un peu de mélasse, un peu d'ortie et un peu d'autres choses dont je n'ai aucune idée.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Un po' di zucchero non raffinato, foglie di palma e un po' di altre cose che non so.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Użyły do tego cukru z karioty parzącej i czegoś jeszcze, nie wiem.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Έχει λίγο ζαχαρότευτλο, κάποια φυτά και κάποια άλλα πράγματα που δεν ξέρω.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Включва палмова захар, растения и други неща, за които нямам идея какви са.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Немного неочищенного тростникового сахара, немного мочи и немного других материалов, о которых я не знаю.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.Трохи пальмового цукру, трохи сечі, та деяких інших, невідомих мені складових.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.יש בזה מעט מולסה, מעט שתן ומעט דברים אחרים שאני לא יודע עליהם.
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.إنه قليل من السكر الأسمر وقليل من الأورين وقليل من أشياء أخرى لا أعرفها
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.他の何かを使っています 1986年以来 水漏れしていません
Bir miktar palmiye özü, bir miktar idrar ve bilmediğim başka malzemelerden oluşuyordu.防水材料有棕櫚糖、蕁麻 仲有一啲我唔知嘅嘢
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.Ca arhitect, lemnul e singurul material pentru construcţii care a crescut datorită energiei solare.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.Dla architekta drewno to jedyny materiał, duży materiał budowlany, który urósł sam z pomocą słońca.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.건축가로서, 나무는 태양에너지에 의해서 완전히 성장해 있고 건축에 사용될 수 있을만큼 충분히 큰 유일한 재료입니다.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.Как архитектор я могу сказать, что дерево - прекраснейший материал, который растёт благодаря Солнцу.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.כאדריכל, עץ הוא החומר היחיד, חומר חשוב, שניתן לבנות איתו ושכבר צמח באנרגיית השמש.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.الخشب هو المادة الوحيدة، وهو مادة كبيرة، أستطيع كمهندس معماري البناء بها وهي مادة نمت بقوة الشمس.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.作為一位建築師,木材係唯一一種 我可以使用、兼靠太陽生成嘅大型建材
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.建築に使えるほど大きく 太陽の力で成長する素材なのです 森の中で木が成長する時には 酸素を発しながら
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.De cierta manera limpio todo, aíslo el material y después experimento con él.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Ich reinige alles, isoliere das Material, und dann führe ich Versuche damit durch.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Jeg tilrettelægger og isolerer materialet og udfører så eksperimenter med det.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Je nettoie tout, j'isole le matériau puis j'expérimente avec lui.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Tak jakby oczyszczam wszystko, oddzielam materiał a następnie przeprowadzam na nim eksperymenty.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Au tot felul de ingrediente pe care le pui pe carnea de pui sau de peşte şi arată ca şi carnea de vită.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Hanno delle specie di ingredienti che si spalma su un pezzo di pollo o pesce, e lo fa sembrare manzo.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Hay un tipo de ingrediente que uno le pone a un trozo de pollo o pescado y lo hace pasar por carne de res.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.그들은 닭고기나 생선에 바르면 소고기처럼 보이게 만드는 물질을 가지고 있습니다
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Mají různé druhy přísad, které smícháte s kousky kuřete nebo ryby, aby to pak vypadalo jako hovězí.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Máme isté prísady, ktoré sa nanesú na kuracinu alebo rybu a zrazu vyzerajú ako hovädzie.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Posebne sestavine premaza po kosu piščanca ali ribe ustvarijo videz govedine.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.Те имат различни съставки, които нанесени върху парче пиле или риба го правят да изглежда като говеждо месо.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.У них є види інгредієнтів якими ви фарбуєте шматок курки або риби, і виявляється - він виглядає як яловичина.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.יש להם מיני מרכיבי מזון שמברישים בעזרתם נתחי עוף או דג, והם נראים כמו בשר בקר
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.لديهم نوع من المكونات التي تطلى على على قطعة من الدجاج أو السمك، وتجعل اللحم يبدو مثل لحوم البقر.
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.鶏肉や魚肉に塗布すると まるで牛肉のように見えるのです ごく最近のことですが
Bir parça tavuk veya balığa karıştırılan ve bu etleri sığır etiymiş gibi gösteren malzemeler var.黎種牛肉精包含多種成分 如果你把距塗喺雞魚肉 睇落就似牛肉。
Bir sergi üzerinde çalışırken, sadece ana parçalar halinde olan malzemeleri kullanarak kafaları yapıyorum.전시를 준비할 때, 주요한 부분을 만드는 데 사용한 재료를 활용하여 머리를 만들죠.
Bir sergi üzerinde çalışırken, sadece ana parçalar halinde olan malzemeleri kullanarak kafaları yapıyorum.Работая над экспозицией, я подбираю для голов материалы уже использованные в основных экспонатах
Bir sergi üzerinde çalışırken, sadece ana parçalar halinde olan malzemeleri kullanarak kafaları yapıyorum.عندما كنت اعمل في برنامج تلفازي, كنت اصنع رؤوس من مواد مستعملة في الاجزءه الرئسيه
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Am descoperit că putem folosi aceste biomateriale inteligente, ca pe o punte.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Básicamente, descubrimos que se pueden usar estos biomateriales inteligentes, que se pueden usar como puente.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Descobrimos que podemos usar estes materiais biológicos inteligentes, que podemos usar como uma ponte.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Havaitsimme, että älykkäitä biomateriaaleja voi käyttää siltana.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Im Grunde haben wir herausgefunden, dass sich diese intelligenten Biomaterialien als Brücke verwenden lassen.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.우리는 이러한 기능성 바이오소재를 일종의 결합체로 사용할 수 있다는 것을 발견했습니다.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Odkryliśmy, że można użyć inteligentnych biomateriałów jako pomostu.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Vi fandt dybest set ud af, at man kan bruge disse smarte materialer som man faktisk kan bruge som en bro.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Vi tog egentligen reda på att om man använder dessa smarta biomaterial, så kan man använda det som en bro.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.We ontdekten dat je deze biomaterialen kunt gebruiken als een brug.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Ανακαλύψαμε ότι μπορείς να χρησιμοποιήσεις αυτά τα έξυπνα βιο-υλικά, σαν μια γέφυρα.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Ми побачили, що можна використовувати ці розумні біоматеріали, їх можна використовувати як міст.
Biz basitce bu akıllı biyolojik malzemeleri bir köprü oluşturacak şekilde kullanıyoruz.Фактически, мы обнаружили, что можно использовать эти умные биоматериалы, что их можно использовать как мост.