Ana içeriğe geç
Sözlük

malzeme ile cümle

malzeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Roma Çimentosu, James Parker tarafından 1796'da patentleştirdiği malzemeye verilen addır.Романцемент являє собою речовину, розроблену Джеймсом Паркером в 1780-х роках, запатентована в 1796 році.
Vücudundan ameliyat malzemesi çıkarabilir.Може діставати свої внутрішні органи з тіла.
Elmina’ya sahip çıkarak bütün inşaat malzemelerini 10 karavela ve iki yük gemisiyle gönderir.Коулз представив проект корабля з десятьма куполоподібними баштами по дві гармати в кожній.
Bunu anlamak için fotoğrafsal bir malzeme kullanıyordu.Для розвідки використовувалася аерофотозйомка.
Plastik malzemeden yapılırlar.Виготовлений з пластику.
Kıyı açığı veya kıta sahanlığı üzerindeki çökeller genellikle kırıntı ve döküntü malzemelerinden oluşur.На палубі бака або всередині його зазвичай розташовують якірні й швартовні пристрої.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Матеріал має фізичні якості і краї.
18. yaş gününden beri sık sık magazini basınına malzeme olmuştur.З 18 років вже регулярно друкувався у місцевій пресі.
Bölge mutfağı pek çok pişirme teknikleri ve malzemeler ihtiva eder.Колгосп придбав чимало техніки й інших засобів виробництва.
Romanya yetkilileri gemiye malzeme gönderilmesine izin vermeyi reddediyorlardı.Румунська влада відмовилася надати бунтівному кораблю необхідні припаси.
Malzemeler karıştırılarak harmanlanır.Можна привчити приносити предмети.
Yapı malzemesi olarak ateş tuğla ve yerel taşları kullanırlar.Як будівельний матеріал використали місцевий камінь і цеглу.
Böylece malzeme almak istediğinizde bunları elde etmek için para vermek zorunda kalmazsınız.Щоб не збільшувати його кількість, не треба купляти такі речі.
Daha sonra Carol ve Mika ormana malzeme aramaya giderler ve orada bir geyik ile karşılaşırlar.Одної ночі Сава з Михайлом пішли в ліс за деревом, щоб полагодити пліт.
Malzemeler iyice karıştırılır.Заготівлі ретельно очищають.
Kritik sıcaklık her malzeme için farklı.Критична температура крихкості різних металів різна.
Malzemeleri Malezya'dan alırız.Ми отримуємо матеріали з Малайзії.
BBC'nin onaylamasıyla, mümkün olduğunca bölümlerin mevcut malzemelerden geri yüklenmesi için çalışılmaktadır.Se svolením BBC je nyní v úsilí obnovit tolik epizod, kolik je možno z existujícího materiálu.
Lisans aynı zamanda sanatsal ve yazılı malzemelere de uygulanabilir.Kromě toho může být licence aplikována také na umělecká díla a psaný materiál.
Yapımdan önce malzemeyi seçmek gerekir.Před objednáním je třeba si produkt pečlivě vybrat.
Adliye'nin var olan jeneratörü devredeyse, bu malzemelerin içeri sokulmasında kimler yardım etmiştir?A když člověk otevře tuto krabici, co je uvnitř?
Yapı malzeme ucuzluğu.Lehké stavební látky.
Kritik sıcaklık her malzeme için farklı.Teplota tuhnutí je různá pro různé látky.
Üst sınırlardan hem kadınlar hem de erkekler peruk takar, mücevher ve kozmetik malzemeler kullanırlardı.Muži i ženy horních vrstev nosily paruky a šperky.
Ancak bu klipsler mutlaka inox malzemeden olmalıdır.Nové jádro nemusí nutně být Linuxové.
Ay'ın yüzeyine irili ufaklı asteroit ve kuyrukluyıldız malzemesi milyarlarca yıl çarpmıştır.Povrch Měsíce je miliardy let vystavován působení dopadů malých asteroidů a komet.
İsveç hükümeti gıda ve benzeri yardım malzemesi yardımı yaptı.Syrská vláda pošle kamiony s jídlem a pomocí.
Malzeme olarak cam veya plastik örtü kullanılmaktadır.Jako obaly se používají skleněné nebo plastové láhve.
HCV; sarılma, öpme ya da yeme ve pişirme malzemelerinin paylaşılması gibi gelişigüzel temas yoluyla bulaşmaz.HCV se nešíří příležitostnými dotyky jako je objímání, líbání či půjčování příborů či kuchyňských potřeb.
Kullanılan malzemeler de farklıdır.Jejich výbava je různá.
Son zamanlarında, tanecikli malzemeler ve hafıza objelerinin beyindeki doğası ile ilgili çalışmıştır.V poslední době svého života pracoval na granulárních materiálech a původu objektů v paměti mozku.
Maliyeti düşürmek için roketin ucuz malzemelerden yapılmasını düşünüyordu.Pro snížení nákladů byly použity prvky již existujících raket.
Telefonun arka tarafı, yumuşak bir plastik malzeme ile kaplanmıştır.Plastová záda telefonu mají speciální povrchovou úpravu.
Ortak bir malzeme silikondur.Zásobní látkou je paramylon.
Dizinin başlarında, tıbbı bilgi, tecrübe, ilaç ve malzeme eksikliği yüzünden biraz sıkıntı çekmiştir.Na začátku seriálu je ohromena nedostatkem zdravotnických znalostí, zkušeností, léků a zásob na palubě lodi.
Teşhir için ne mükemmel malzeme olur!Je výborným materiálem k soustružení.
Hazırladığınız yufkanın alt kısmına malzemeyi koyup rulo şeklinde sarın.Ponořte nádobu s lekníny pod hladinu a postavte ji na cihly v ploché míse.
Malzeme bu özelliğinden dolayı “gerilim şiddeti hassasiyetli polimer” olarak nitelenmektedir.Mezi jeho díla hodnocená jako kontroverzní patří například „líbající se policisté“.
Aslında Romalılar tarafından kullanılan yapı malzemeleriyle hiçbir ilgisi yoktur.S nordickými runami ve skutečnosti nemá nic společného.
Gemide 15 ton çimento, 3 ton tıbbi malzeme ve çocuk oyuncakları bulunuyordu.Na palubě měl 580 kg zdravotnických potřeb a léků pro oběti zemětřesení.
Firma ise çalışanlara dağıtılmak üzere, üretim için gerekli olan malzemeleri temin etmekle yükümlüdür.Jediná firma kontroluje zdroje nezbytné pro výrobu.
Beton basınca karşı çok iyi çalışan bir malzeme olmasına rağmen çekme dayanımı çok düşüktür.Beton jako konstrukční materiál je relativně odolný na tlak, avšak jeho pevnost v tahu je neuspokojivá.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Ty pak poskládají a v průvodu odnesou na noc uložit.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Tyto látky mají velký průmyslový význam.
"Hem personel hem de malzeme olarak kaynaklarımızın sonunda gelmiş bulunuyoruz.Díky tomu se konečně Justo dočkal uznání a finanční i fyzické pomoci i od svých spoluobčanů.
Martensiti dengeli hale getirerek, malzemenin sertleştirilme özelliğini geliştirir.Při této proceduře se zlepšuje struktura martenzitu a dochází k rozpadu zbytkového austenitu.
Sistemdeki herhangi yerbenzeri gezegenler, bu malzeme ile zenginleştirilmiş olabilir.Hypotetická planeta pozemského typu by takto mohla být zásobena materiálem.
Dağcılıkta bu malzemeye "Carabiners" adı verilmektedir.Celé toto hornaté území se v polštině nazývá Sudety.
Obsidiyen malzeme çok azdır.Sumerských plastik se dochovalo velice málo.
Ama, bütün malzemeler süperiletken olamıyor.Ne všechna ale musí být oplodněná.
Bu özellik malzemenin karakterini tayin eder.Objekt kalendáře musí tuto vlastnost obsahovat.
Bu işlemlerin sonunda kalan malzeme (Tortu, kabuk gibi malzeme) hayvan yemi (pelet) üretiminde kullanılır.Zbytky mouky usazené na dně kádě (draff) se následně zpracovávají na krmivo pro dobytek.
Böyle bir durumda mevcut malzemeler hayat kurtarıcı olabilir.Za určitých okolností mohou být užitečnými pomocníky při překonávání těžké životní situace.
Bu malzemelere doğada sık rastlanılır.Tento druh bývá často chován v teráriích.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romanii, de asemenea, importau materiale de construcții din Egipt pentru a ridica structuri în stil egiptean.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.Lipsa de provizii și rezistența guvernului mexican îl forțează însă pe Walker să se retragă.
Tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır.Este realizată în totalitate din lemn.
Eğer bu durum sağlanmıyorsa, malzememiz bir yalıtkandır.Dacă nu există astfel de stări, materialul este un izolator.
Oyuncunun malzemeleri forma, şort, çorap ve spor ayakkabısıdır.Echipamentul jucătorului se compune dintr-un tricou, un șort, șosete și pantofi de sport.
Telefonun arka tarafı, yumuşak bir plastik malzeme ile kaplanmıştır.Partea de jos din spate a telefonului este din material plastic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
malzeme ile cümle - Sayfa 24 - malzeme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App