Ana içeriğe geç
Sözlük

malzeme ile cümle

malzeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Obsidiyen malzeme çok azdır.Poetycki dorobek Wapcarowa jest niewielka objętościowo.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.畳) – tradycyjna mata japońska, używana do pokrywania podłogi.
Metalurji Bilimi, Malzeme Bilimi'nin alt dalıdır.Metaloznawstwo z podstawami nauki o materiałach.
Dizinin başlarında, tıbbı bilgi, tecrübe, ilaç ve malzeme eksikliği yüzünden biraz sıkıntı çekmiştir.Praca w tym okresie była bardzo trudna brakowało sprzętu medycznego, leków i żywności.
Bu durumda ele geçek ikmal malzemesine güvenmek zorundaydı.Oznaczało to, że jego transakcja musiała zostać przeprowadzona potajemnie.
Verçenik Dağının tırmanışı zorludur, kaya tırmanışı ve teknik malzeme gerektirir.Wejście na szczyt jest trudne, wymagające umiejetności alpinistycznych i użycia specjalistycznego sprzętu.
Oyunda herhangi bir ek malzeme takdim edilmemiştir.W 2001 drużyna nie została zgłoszona do żadnych rozgrywek.
Bunlardan başka Azerbaycan coğrafyasından derlenmiş değerli etnografik malzemer de bulunur.Występują tutaj również charakterystyczne elementy etnograficzne.
Böyle bir durumda mevcut malzemeler hayat kurtarıcı olabilir.W takich momentach właśnie aktywność członków okazywała się ratunkiem.
Silikanın yaygın olarak kaynağı volkanik malzemelerdir.W ogromnej większości są one pochodzenia wulkanicznego.
Eskimiş malzemeler ise geri gönderildi.Bogate dawniej wyposażenie zostało zniszczone.
Malzeme de Nazi politik polisi Gestapo tarafından sağlanıyordu.Dobrze udokumentowany jest fakt, że policja hiszpańska współpracowała z Gestapo.
İsveç hükümeti gıda ve benzeri yardım malzemesi yardımı yaptı.Rząd Hongkongu pomagał np. przy dostawach poczty i wody.
Toplamda 2 tona yakın asker veya malzeme taşıyabilir.Na położonym w pobliżu lodzie morskim o grubości 2 m mogą lądować samoloty, transportujące personel i sprzęt.
Ancak elektronlar malzemeye yoğun bir şekilde paketlenir.Materiał jest fabrycznie wtłaczany w hermetyczne opakowanie.
Yasa yüksek konsantrasyonlarda bozululur, özellikle eğer malzeme ışık saçılmasına yol açıyorsa.Relacja ta zależy głównie od stężenia cząstek zawiesiny, na których zachodzi dyspersja światła.
Üzeri işlenebilir malzemeleri şekillendirme olarak da tanımlanabilir.Mogą być też wyposażone w tzw. podcinanie.
Bu katsayı hakkında diyebileceğimiz, her malzeme için farklı olacağıdır.W każdym wartość funkcji dla danego wierzchołka będzie różna.
Bu nedenle refrakter malzeme yoğunluğunda değişmeler meydana gelir.W ciężkich przypadkach może dojść do retencji azotowych produktów przemiany materii.
Bütün malzemeler yerlidir.Okazuje się jednak, że wszystkie miejsca są zarezerwowane.
Ürün: Boyut, biçim, renk, malzeme, paket, paket mesajları ve görsel kimlik.Produkt: storlek, form, färg, material, förpackning, förpackningens budskap och visuell identitet.
Geri kalan malzeme artık kullanılmaz.Utrustningen används inte mera.
Inşaat Taş aynı zamanda bir yapı malzemesi olarak kullanılabilir.Stenen har antagligen kommit hit som byggmaterial.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Konflikten slutade med att kushanerna drog sig tillbaka på grund av brist på proviant.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.En förläggning med huvudsyfte på transportflyget.
Kuru otlardan ve dallarda oluşan yuva malzemesini kuyrukları ile tutarak taşırlar (kuyruklarını kıvırarak).Dessa drivs vid SSABs stålverk i Luleå (1 st) och Oxelösund (2 st).
Gıda ve inşaat malzemeleri üretimi, doğalgaz önemli ekonomik faaliyetlerdir.Återskogningen och fiskeprojekten har exempelvis visat sig ekonomiskt självförsörjande.
Öyle ki bazılarında egzotik malzemeler (örneğin flamingo) bile vardır.Några få undantag finns - som t.ex. flinta.
Ancak bu tasarım malzeme kullanımını ve fiyatı arttırmıştır.Detta kommer att leda till ökad varuefterfrågan och stigande priser.
Her türlü ikmal malzemesi de öküz ya da at arabalarıyla taşınacaktır.Tidiga varianter drogs för hand eller av hästar.
Bu özellik malzemenin karakterini tayin eder.Predikaren innehåller just sådant material.
Geleneksel malzeme ve teknoloji her bölgenin kendi kaynağına göre şekillenir.Fokus ligger på råvaror och teknologi som importerades utifrån.
Bunların en önemlisi ahşap malzemeden uzak durulması idi.Särskilt omfattande var utskeppningen av timmer.
Aynı zamanda kütüphane ile ilgili malzeme ve ekipmanlar hakkında görüşler bildirmektedir.Han har även publicerat studier om biblioteks- och informationsvetenskapens teori- och metodutveckling.
Bu gibi durumlarda biyodizelle uyumlu Viton B tipi elastomerik malzemelerin kullanımı önerilmektedir.Antag att personen B i förra exemplet använder ett polärt koordinatsystem.
Tesis, 1946 yılında yenilen Almanya'dan alınan teknoloji, malzeme ve bilimsel destek ile inşa edilmiştir.Till en början användes material, teknik och vetenskapligt stöd från det besegrade Tyskland.
Kilisenin günümüzde kullanılan renkli vitrayları ise orijinal malzemeden değildir.De örhängen som idag tillhör garnityret är inte original.
Ayrıca bu özelliğinden dolayı akvaryum filtrelerinde biyolojik filtre malzemesi olarak da kullanılır.De är också populära som filterpumpar i akvarium.
Ankara başkent olunca, ortaya çıkan yapılaşma ihtiyacını görerek, yapı malzemeleri işine girdi.När Fischer ville expandera, konstruerade han de flesta maskiner själv.
Aynı isim altında farklı soslar, malzemeler katılarak da yapılabilir.Det kan också vara så att identiska eller mycket likartade substanser har sålts under olika namn.
Ayrıca dilbilimcilere yönelik eğitim verdiği gibi onlara doğal malzeme de sunmaktadır.Myndigheterna ska också säkerställa att personalens språkkunskaper upprätthålls, exempelvis genom utbildning.
Bu malzemeler içinde Boeing 747 tipi uçağın parçaları da bulunmaktadır.Denna lista visar hur många Boeing 747 varje flygbolag har.
Plastik film ince bir sürekli polimerik malzemedir.Plastfolie är en tunn och vanligen genomskinlig plastfilm.
Görüldüğü üzere yoğurt yemeğin değişmez bir malzemesidir.En jonisk bosättning har hur som helst kunnat påvisas.
Bu malzemeleri içeren çözeltiler de derişimine göre ısınır.Dessutom är värmeslingor under marken ett krav.
Yaylar dış şekillerine göre ve kullanılan malzemenin kesitine göre sınıflandırılabilirler.De klarar, beroende på däcktyp, de flesta typer av underlag.
Bu malzemenin bulunurluğu nispeten düşüktür.Subjektet försöker fylla denna brist med innehåll.
Bu santralin inşası, ASEA adlı elektrik malzemeleri üreten şirketin de kurulmasına neden oldu.Planen var att kraftverket skulle tillverka elektricitet till Electricity Supply Board.
Kargo uçağı veya nakliye uçağı, yolcudan çok malzeme taşımak için tasarlanmış sabit kanatlı bir uçaktır.Ett fraktflygplan eller lastflygplan är ett flygplan som används för att frakta gods.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Деякі бактерії також можуть переносити генетичний матеріал між клітинами.
Bununla birlikte iki hafta yetecek kadar akaryakıt ve ikmal malzemesi stokları vardı.Хоча в них залишився двотижневий запас їжі та повітря.
İngiltere Oreo web sitesinde, ABD ürününün içeriklerine göre biraz farklı malzemeler listesi verilmektedir.На британському сайті Oreo наводиться список інгредієнтів, кілька відрізняється від американського списку.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Крім того, Римляни імпортували будівельні матеріали з Єгипту для зведення будівель у єгипетському стилі.
Evrende sınırsız miktarda para veya malzeme yoktur.У фонді немає мінімального чи максимального рівня інвестицій.
Malzemenin bu şekline genellikle sellüloid adı verilir.Дуже часто предмети у цій композиційній формі описують як спогади.
"Malzeme kusurları".Композитні матеріали».
Malzemeler yoğrulurak ekmek hamuru kıvamında bir hamur elde edilir.Які в переважній більшості, здобували тут шматок хліба.
Gemide bulunan malzemeler ise Katar tarafından hibe edilmişti.Тільки частина гармат крейсера була заряджена.
İlk yelkenin malzemesi papirüstür.Перша сторона платівки.
Çoğu malzemeler kristal yapıya sahip.Більшість відкладів має кристалічну структуру.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod