Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Ως τρίτο παράδειγμα, σκεφτείτε τα καταναλωτικά προϊόντα.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.І у третьому прикладі йдеться про товари широкого вжитку.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Като трети пример, помислете за потребителските продукти.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Третий пример, возьмём потребительские продукты.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.לדוגמה שלישית, חישבו על מוצרי צריכה.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.وهناك مثال ثالث لناخذ مثال على المنتجات الاستهلاكية
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.消費者製品を考えます 何かを好きな理由として実用性があります
Unutmayın, dizüstü bilgisayar üreticisi bir satılan mallar maliyetine sahip.COGSと略されることもあり ここに含まれるのは製造原価、部品代などです
Unutmayın, dizüstü bilgisayar üreticisi bir satılan mallar maliyetine sahip.아까 말했지만, 노트북의 제조사는 제조 비용이 들었습니다
Unutmayın, dizüstü bilgisayar üreticisi bir satılan mallar maliyetine sahip.تذكر أن لدى مصنّع الجهاز المحمول تكلفة سلع
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.A mit learatnak néki, az éhezõ eszi meg, a töviskerítésbõl is elviszi azt, kincseiket tõrvetõk nyelik el.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.De hungrige åt op hans avling, ja, midt ut av torner hentet de den, og snaren lurte på hans gods.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.그 추수한 것은 주린 자가 먹되 가시나무 가운데 있는 것도 빼앗으며 올무가 그의 재산을 향하여 입을 벌리느니라
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.l'affamato ne divora la messe e gente assetata ne succhia gli averi
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Người đói khát ăn mùa màng hắn, Ðến đỗi đoạt lấy ở giữa bụi gai, Và bẫy gài rình của cải hắn.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Người đói_khát ăn mùa_màng hắn , Ðến đỗi đoạt lấy ở giữa bụi gai , Và bẫy gài rình của_cải hắn .
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.njegovo žetev je pojedel lačnež, celó iz trnjeve ograje jo je pobral, in po imetju njegovem so hlastali žejni.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Obilé jeho zžíře hladovitý, a i z prostřed trní je vychvátí; nadto sehltí násilník statek takových.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.sultne åd deres Høst, de tog den, selv mellem Torne, og tørstige drak deres Mælk.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Żniwo jego głodny pożre, i z samego ciernia wybierze je; a połknie chciwy bogactwa takowych.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Гладният изяжда жътвата им, Граби я даже изсред тръните; И грабителят поглъща имота им.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Жатву его съест голодный и из-за терна возьмет ее, и жаждущие поглотят имущество его.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.אשר קצירו רעב יאכל ואל מצנים יקחהו ושאף צמים חילם׃
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.الذين يأكل الجوعان حصيدهم ويأخذه حتى من الشوك ويشتف الضمآن ثروتهم.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.他 的 莊 稼 、 有 飢 餓 的 人 喫 盡 了 、 就 是 在 荊 棘 裡 的 、 也 搶 去 了 . 他 的 財 寶 、 有 網 羅 張 口 吞 滅 了
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.他 的 莊稼 、 有 飢餓 的 人 喫盡 了 、 就是 在 荊棘裡 的 、 也搶 去 了 . 他 的 財寶 、 有 網羅張 口 吞滅了
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.Alguns residentes aguardam na fila para receberem cesta básica do governo local.
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.On voit des habitants alignés pour une distribution de secours d'urgence par l'administration locale.
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.Se ve a algunas personas haciendo fila para recibir artículos del gobierno local.
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.Si vedono alcuni cittadini in fila mentre aspettano di ricevere generi di prima necessità dal governo locale.
Ve ABD'li üreticinin malları ise Yuan bazında daha ucuz.A towary amerykańskiego przedsiębiorcy są teraz tańsze w juanach.
Ve ABD'li üreticinin malları ise Yuan bazında daha ucuz. Peki bundan sonra ne olacak?A zboží amerického výrobce je nyní levnější ve vztahu k jüanu.
Ve ABD'li üreticinin malları ise Yuan bazında daha ucuz. Peki bundan sonra ne olacak?Y bienes del fabricante estadounidense son ahora menos costoso en yuanes.
Ve ABD'li üreticinin malları ise Yuan bazında daha ucuz.Và sản phẩm sản xuất ở Mỹ thì giờ rẻ hơn khi bán bằng quan.
Ve ABD'li üreticinin malları ise Yuan bazında daha ucuz.И соответственно, товары американского производителя стоят гораздо дешевле в юанях.
Ve ABD'li üreticinin malları ise Yuan bazında daha ucuz.Та американський виробник більш дешевий в юанях.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.A to je nový způsob vnímání luxusního zboží.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Begitulah cara kita menghayati kemewahan.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.E questo è un modo nuovo di guardare ai beni di lusso.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.És ez új megvilágításba helyezi a luxuscikkeket.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Es una nueva forma de ver a los artículos de lujo.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Et ceci est une nouvelle façon de penser aux biens de luxe.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.É uma nova forma de olharmos para artigos de luxo.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.I to jest nowy sposób patrzenia na dobra luksusowe.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Jag tycker inte det.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Je to nový pohľad na luxusný tovar.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.이런 시각에서 보면 사치품에 대해서도 달리 생각할 수 있습니다.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Og det er ny måde at anskue luksusgoder på.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Şi aceasta este o modalitate nouă de privi bunurile de lux.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Tämä on uusi näkökulma ylellisyystuotteisiin.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.To je nov način gledanja na luksuzne dobrine.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Und das ist eine neue Art Luxusgüter zu betrachten.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Và đó là một cách mới mà chúng ta nhìn vào những thứ đồ xa xỉ.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Zo kunnen we luxeartikelen ook bekijken.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Αυτός είναι ένας νέος τρόπος θεώρησης των ειδών πολυτελείας.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.И това е един нов поглед към луксозните стоки.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Це - новий погляд на предмети розкоші.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.Это и есть новый взгляд на предметы роскоши.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.וזאת דרך חדשה להסתכל על חפצי המותרות.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.و هذه طريقة جديدة ننظر فيها للكماليات