Ana içeriğe geç
Sözlük

mallar ile cümle

mallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Kalau seorang yang kuat, dengan bersenjata lengkap, menjaga rumahnya sendiri, semua miliknya akan selamat
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Když silný oděnec ostříhá síně své, v pokoji jsou všecky věci, kteréž má.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Keď silný ozbrojenec stráži svoj palác, v pokoji sú jeho veci.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Khi một người mạnh sức cầm khí giới giữ cửa nhà mình, thì của cải nó vững vàng.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Khi một người mạnh sức cầm khí_giới giữ cửa_nhà mình , thì của_cải nó vững_vàng .
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.강한 자가 무장을 하고 자기 집을 지킬 때에는 그 소유가 안전하되
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Kun väkevä aseellisena vartioitsee kartanoaan, on hänen omaisuutensa turvassa.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Lorsqu`un homme fort et bien armé garde sa maison, ce qu`il possède est en sûreté.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Mikor az erõs fegyveres õrzi az õ palotáját, a mije van, békességben van;
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Når den stærke bevæbnet vogter sin Gård, bliver det, han ejer, i Fred.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Når den sterke med våben vokter sin egen gård, da får hans eiendom være i fred;
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.När en stark man, fullt väpnad, bevakar sin gård, då äro hans ägodelar fredade.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Quando o valente guarda, armado, a sua casa, em segurança estão os seus bens;
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Quando un uomo forte, bene armato, fa la guardia al suo palazzo, tutti i suoi beni stanno al sicuro
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Wenn ein starker Gewappneter seinen Palast bewahrt, so bleibt das seine mit Frieden.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Zolang iemand goed bewapend is en zijn terrein streng bewaakt, hoeft hij zich niet ongerust te maken.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Οταν ο ισχυρος καθωπλισμενος φυλαττη την εαυτου αυλην, τα υπαρχοντα αυτου ειναι εν ειρηνη
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Когато силният въоръжен човек пази двора си, имотът му е в безопасност.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Когда сильный с оружием охраняет свой дом, тогда в безопасности его имение;
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.Коли ж сильний, в'оружившись, стереже свого двору, то в спокою добро його.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.בהיות הגבור שמר את חצרו והוא מזין והיה רכושו שלום׃
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.حينما يحفظ القوي داره متسلحا تكون امواله في امان.
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.壯 士 披 掛 整 齊 、 看 守 自 己 的 住 宅 、 他 所 有 的 都 平 安 無 事
‹‹Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.壯士 披掛整齊 、 看守 自己 的 住宅 、 他 所有 的 都 平安 無事
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Corăbiile din Tars îţi aduceau mărfurile pe mare; erai în culmea bogăţiei şi slavei, în inima mărilor! -
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.De schepen van Tarsis vormen uw zeekaravanen; de opslagplaatsen op uw eiland zijn tot de nok toe gevuld!
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.다시스의 배는 떼를 지어 네 물화를 실었음이여 네가 바다 중심에서 풍부하여 영화가 극하였도다
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Le navi di Tarsìs viaggiavano, portando le tue mercanzie. in mezzo ai mari
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Lodí mořské předek měly v kupectví tvém. Summou, naplněno jsi i zvelebeno náramně u prostřed moře.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Okręty morskie przodkowały w kupiectwie twojem; i byłoś napełnione i uwielbione bardzo w pośród morza.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Tarsis hajói hordozták árúidat, és megtelél, és felette igen híressé levél a tengerek szívében.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Tarsis-skepp foro åstad med dina bytesvaror. Så fylldes du med gods och blev tungt lastad, där du låg i havet.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Tarsisskibene tjente dig ved din Omsætning. Du fyldtes, blev såre tung midt ude i Havet.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.Тарсийските кораби обикаляха с търговията ти; и ти стана пълен и бе твърде славен всред моретата.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.אניות תרשיש שרותיך מערבך ותמלאי ותכבדי מאד בלב ימים׃
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.سفن ترشيش قوافلك لتجارتك فامتلأت وتمجدت جدا في قلب البحار.
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.他 施 的 船 隻 接 連 成 幫 為 你 運 貨 、 你 便 在 海 中 豐 富 極 其 榮 華
Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı, Denizin bağrında büyük yükle doldun.他 施 的 船隻 接連 成 幫為 你 運貨 、 你 便 在 海中 豐富極 其 榮華
Topraktaki atıkların tespiti, gümrük uygulamaları, konteynerlarda kaçak malların tespiti, vesaire.토양 안에 오염물질에 대한 환경적인 탐지, 세관에서의 응용,
Topraktaki atıkların tespiti, gümrük uygulamaları, konteynerlarda kaçak malların tespiti, vesaire.זיהוי סביבתי של מזהמים באדמה, יישומים ייחודיים,
Topraktaki atıkların tespiti, gümrük uygulamaları, konteynerlarda kaçak malların tespiti, vesaire.فحوصات البيئية للملوثات في التربة، تطبيقات الجمارك،
Topraktaki atıkların tespiti, gümrük uygulamaları, konteynerlarda kaçak malların tespiti, vesaire.環境汚染物質の検出 違法な物品を探知する 税関での活用法など
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Als derde voorbeeld: consumentenproducten.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Als drittes Beispiel denken Sie an Konsumartikel.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Ca un al treilea exemplu, gândiți-vă la produsele de consum.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Come terzo esempio, consideriamo i prodotti di consumo.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Comme troisième exemple, prenez en considération les produits de consommation.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Como terceiro exemplo, pensem em produtos de consumo.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Como tercer ejemplo consideremos los productos de consumo.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Contoh ketiga, pertimbangkan produk konsumer.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Harmadik példa: gondoljunk a fogyasztási cikkekre.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Jako třetí příklad zvážíme spotřebitelské produkty.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Jako trzeci przykład rozważcie produkty konsumenckie.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.세번째 예는 소비재 입니다
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Kolmantena esimerkkinä, ajatelkaa kulutustuotteita.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Kot tretji primer pomislite na potrošniške izdelke.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Som et tredje eksempel, overvej forbrugsgoder.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Som ett tredje exempel, tänk på konsumentprodukter.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Tretí príklad: zoberte si spotrebný tovar.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.Ví dụ thứ ba là về những người đi mua hàng hóa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod