Denizde gemileri olanların hepsi Onun sayesinde, onun değerli mallarıyla Zengin olmuşlardı.Когда они обитали у моря, к их рациону питания принадлежали также крабы.
Bu mallara Batı Afrika'da büyük talep bulunmaktaydı.Обладал огромными поместьями в Африке.
Mallarına el konuldu; kendisi de eski saray'a gönderildi.Ему приставили свиту и даровали титулы, соответствующие наследнику престола.
Kalede bulunup ele geçirdikler diğer ganimet malları ile vakitlerini geçirdiler.Они грабили те богатства, которые были накоплены, но одновременно утверждали свою власть в племени.
Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.Теперь же вообще никто не станет её покупать.
En önemli ihracat malları petrol, gübre ve kömürdür.Основными экспортными грузами являются уголь, нефть и металлы.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Владение — недвижимое имущество.
Ostrogotlar taşınır ve taşınmaz mallarının sahipliliğini korudular.Караванные пути стали не только безопасными, но и благоустроенными.
Ardından onları öldürtüp mallarına da el koydu.Но впоследствии его бросили, и превратили в пастбище.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Забирает вещи у богатых и отдаёт бедным.
Türkiye ithal malların parasını ödeyemez haldeydi.Из-за невыплаты зарплаты покинул Турцию.
Sınırlı sorumluluk, belli mallarla veya belli miktarlarla sınırlandırılmış olabilir.Частные компании с ограниченной ответственностью могут быть ограничены акциями или гарантией.
Nasıl ki para bir mal ile mübadele edilmedikçe bir fayda sağlamaz, mallarda el değiştirmedikçe fayda sağlamaz.Если же брать чистую цену золота, которое они содержат, то между ними нет ни малейшей разницы.
Yer: Mağaza konsepti, ışıklandırma, koridorlar, raflar ve mağaza içi teşhir mallarının yerleştirilmesi.Место (place): концепция магазина, освещение, проходы с полками и размещение особых презентаций.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Означает, что продавец несёт расходы по доставке в порт отправления.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Изменялась стоимость оружия, добавлялись различные его виды.
Alıcı, bu belge olmaksızın malları teslim alamaz.Охранники заявили, что не имеют права никого пропускать без соответствующих документов.
Hazine ve malları Ebû Müslim'in eline geçti.Верующие щедро и с избытком оделяли его деньгами и продуктами.
Katılmak isteyenlerin, satılacak malları müzayede başlamadan görmelerine izin verilir.Посетители мероприятия получат возможность поиграть в игры до их официального поступления в продажу.
O zamandan beri, Ermeni Kırımı sırasında el konulan malların hiçbirinin iadesi yapılmadı.ومنذ ذلك الحين، لم يتم إعادة الممتلكات التي صودرت خلال الإبادة الجماعية للأرمن.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.الدفاع عن مجرمي الحرب.
Pogrom sırasında 12 Yahudi öldü, yaklaşık 50'si yaralandı ve 6000 Yahudinin malları soyuldu.وفي سياق البوغروم، قتل 12 يهوديًا وجرح نحو 50 آخرون، ونهبت جميع ممتلكات 6000 يهودي يقطنون شيراز.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.وتباع عادة البضائع المستعملة والمواد الرخيصة والمقتنيات والتحف.
Maddi olmayan mallar üzerindeki haklara ise fikri haklar denmektedir.قد تكون القروض للفقراء دون أي ضمان مالي تبدو فكرة مستحيلة.
Ekonomik liberalizm kamu mallarının sağlanması için kamu girişimini destekleyebilir.قد يساعد التعامل مع القيمة الاقتصادية للتراث على تعزيز الحفاظ عليه.
Ayrıca tüketim malları ihracatı da önemli bir gelir kaynağıdır.وأخيرا، لا يزال المكان المفضل للتفريغ يعطى وفرة من النفايات.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.يمكن للناس تغيير الطبقات إذا كسبوا المزيد من المال.
Ticaret mallarını bir beldeden bir beldeye taşıyordu.وصار يحمل عليها بضائع التجار وينقلها من بلد إلى بلد.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Em seu testamento, ele deixou um terço de suas propriedades para Lívia e o restante para Tibério.
Tanrının koruması altında olduğu kabul edilen mallardır.Estabelece que a salvação é pela graça (favor imerecido) de Deus.
Günlük kullanıma hizmet eden kaba mallardır.Muito confortável ao uso diário.
"Made in Germany" etiketli ihraç malları ülkenin zenginliğindeki ana unsurdur.A exportação de bens produzidos na Alemanha é um dos principais fatores da riqueza alemã.
El Fayed kiraladığı Paris'teki konak da dahil olmak üzere mali olmayan taşınmaz malların çoğunu satın aldı.Al-Fayed comprou boa parte das propriedades não financeiras, incluindo o arrendamento da mansão parisiense.
Mallar yalnızca devlet mührü ile temin edildiğinde ithal veya ihraç edilebilir.Bens poderia após serem importados ou exportados quando fornecidos com um selo estatal.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.A troca se dá no mercado; os bens são trocados por valores equivalentes.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Ele é um "Robin Hood ", que se supõe ter roubado dos ricos para dar aos pobres.
Tahıl diğer mallarla, belirlenmiş olan listelere göre işlem görebilir, değiş tokuş edilebilirdi.Grãos podiam ser trocados por outras mercadorias, de acordo com a lista de preço fixo.
Venedik Cumhuriyeti deniz devletinin parçasını oluşturan Yunanistan'da birçok malları biriktirdi.A República de Veneza acumulou diversas possessões na Grécia, que formavam parte do seu Stato da Màr.
Ayrıca beldede tarım mallarınını işleyen besin sanayi ve makine aletler sanayi imalatı kurulmuştur.É a quantidade de unidades de produto que as máquinas e equipamentos instalados são capazes de produzir.
Dünya ticaretinde aktarılan malların % 92'si, yılda 5,7 milyar ton, deniz yolu üzerinden taşınmaktadır.Em termos de valor transacionado, estima-se que 95,8% do comércio entre os dois se dê por via marítima.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Katolik Kilisesi'nden ayrılan ülkelerde Kilise'nin mallarına ve topraklarına el kondu.No entanto, por outro lado, o Duque confiscou as propriedades da Igreja Católica em suas terras.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Significa que o vendedor paga para o transporte das mercadorias até o porto de embarque.
Tarımsal malların üretimi, üreticilerin iradelerine tam olarak bağlı değildir.Seu objetivo primordial é acabar com as hierarquias desnecessárias entre os criadores.
Mallarını korumaya çalışan 12 Yahudi öldürüldü ve birçoğu yaralandı.Enkele Joden die hun bezittingen trachtten te verdedigen werden gedood.
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.Het land moet deze producten importeren.
Yol üzerinde malların çoğu değiştirilmiş ve asıl varış noktasına yetişmeden birden çok el değiştirmiştir.Na een aantal omwentelingen te hebben gemaakt, zal het schroefje dus een bepaalde weg hebben afgelegd.
21 Ağustos 1974. s. 3. ^ "Başol: Sıkıntısı çekilen mallar ithal edilecek".III 3 (7) "Hetgeen zwak is zal door hetgeen sterk is gered worden."
Kredi parası, malların ve hizmetlerin ödemesini yapmak için borçludan bir talepte bulunulmaktadır.Dat houdt dus in dat een bedrijf geld zal moeten betalen voor ontvangen leningen, diensten en/of goederen.
Ele geçirilen gemi ve mallar çeşitli limanlarda satılabilir.De aan wal gebrachte goederen werden binnen de omwalling verkocht.
Mallarına el konuldu; kendisi de eski saray'a gönderildi.Ook gaf aan hij de edelen die tegen hem in opstand waren gekomen hun oude bezittingen weer terug.
Şehirde üretilen başlıca ürünler tekstil malları ve sabundur.De belangrijkste producten die in de stad geproduceerd worden zijn textiel en aardewerk.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Door transacties in een andere munt te doen, ontstaan er wisselkoersrisico's.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Volgens Rawls levert dit rechtvaardige beslissingen op met een rechtvaardige verdeling van welvaart.
Daha önce kentten aldıkları malları, aynı kalitede olmasa bile, üretmeye başladılar.Zij namen de naam van hun vroegere woonplaats mee en voegden er 'Nie' (nieuw) aan toe: 'Nie-Ark'.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.Deze werking geldt voor beide richtingen, de component is dus geschikt voor wisselspanningstoepassingen.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.De bende besteelt enkel de rijken en deelt de buit uit aan de armen.
Mallar yalnızca devlet mührü ile temin edildiğinde ithal veya ihraç edilebilir.Antieke stukken mogen slechts met dispensatie van de overheid worden geëxporteerd.
Ve öldüklerinde bütün malları devlete kalırdı.Na hun dood gingen al hun bezittingen naar het hofje.
1312'de Clemens'in onayıyla tarikatı dağıtıp mallarını Hospitallier tarikatına aktardı.Toen paus Clemens V deze orde in 1312 afschafte, gingen haar bezittingen over aan de hospitaalridders.