malların ile cümle
malların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Au luat şi pe Lot, fiul fratelui lui Avram, care locuia în Sodoma; au luat şi averile lui, şi au plecat.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.A vzali aj Lota i jeho nadobudnutý majetok, syna brata Abramovho, a išli. A on býval v Sodome.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.de togo ock med sig Lot, Abrams brorson, och hans ägodelar, när de tågade bort; ty denne bodde i Sodom.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.De tok også med sig Abrams brorsønn Lot og hans gods og drog bort; for han bodde i Sodoma.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Elvivék Lótot is az Ábrám atyjafiának fiát jószágostól együtt, és elmenének; mert Lót Sodomában lakik vala.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Giặc cũng bắt Lót , là cháu của Áp - ram , ở tại Sô-đôm , và hết_thảy gia_tài người , rồi đem đi .
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Giặc cũng bắt Lót, là cháu của Áp-ram, ở tại Sô-đôm, và hết thảy gia tài người, rồi đem đi.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.소돔에 거하는 아브람의 조카 롯도 사로잡고 그 재물까지 노략하여 갔더라
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.ligeledes tog de, da de drog bort, Abrams Brodersøn Lot og alt hans Gods med sig; thi han boede i Sodoma.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Ook Abrams neef Lot die in Sodom woonde, werd met al zijn bezittingen meegenomen.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Sie nahmen auch mit sich Lot, Abrams Bruderssohn, und seine Habe, denn er wohnte zu Sodom, und zogen davon.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Tomaram também a Ló, filho do irmão de Abrão, que habitava em Sodoma, e os bens dele, e partiram.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Ujeli so pa tudi Lota, sina brata Abramovega, ki je prebival v Sodomi, z blagom njegovim in so odšli.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Vzali také Lota, a zboží jeho, syna bratra Abramova, a odjeli; nebo on bydlil v Sodomě.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Zabrali też Lota synowca Abramowego, i majętność jego, i poszli; bo on mieszkał w Sodomie.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.Взеха и Аврамовия братанец Лот, който живееше в Содом, заедно с имота му и си отидоха.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.И взяли Лота, племянника Аврамова, жившего в Содоме, и имущество его и ушли.
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.ויקחו את לוט ואת רכשו בן אחי אברם וילכו והוא ישב בסדם׃
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.وأخذوا لوطا ابن اخي ابرام واملاكه ومضوا. اذ كان ساكنا في سدوم
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.又 把 亞 伯 蘭 的 姪 兒 羅 得 、 和 羅 得 的 財 物 擄 掠 去 了 . 當 時 、 羅 得 正 住 在 所 多 瑪
Avramın yeğeni Lutla mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodomda yaşıyordu.又 把 亞伯蘭 的 姪兒羅 得 、 和 羅 得 的 財物擄掠 去 了 . 當時 、 羅 得 正 住在 所 多瑪
Bariz ki bu girişimcinin ABD'ye gönderdiği malların bedeli, bunun Çin'e gönderdiklerinden daha fazla.Bueno, claramente, este chico está enviando más valor a U.S. que esta persona envío a China.
Bariz ki bu girişimcinin ABD'ye gönderdiği malların bedeli, bunun Çin'e gönderdiklerinden daha fazla.Hèm, rõ ràng, anh chàng này chuyển nhiều giá trị sang Mỹ hơn là anh chàng này chuyển sang TQ.
Bariz ki bu girişimcinin ABD'ye gönderdiği malların bedeli, bunun Çin'e gönderdiklerinden daha fazla.No, zcela jasně, tenhle podnikatel vyváží víc hodnoty do USA než tenhle do Číny.
Bariz ki bu girişimcinin ABD'ye gönderdiği malların bedeli, bunun Çin'e gönderdiklerinden daha fazla.Ten facet wysyła do USA więcej, niż ten wysyła do Chin.
Bariz ki bu girişimcinin ABD'ye gönderdiği malların bedeli, bunun Çin'e gönderdiklerinden daha fazla.Очевидно, китаец перевозит в США больше ценности, чем американец в Китай.
Bariz ki bu girişimcinin ABD'ye gönderdiği malların bedeli, bunun Çin'e gönderdiklerinden daha fazla.Очевидно, що цей персонаж доставляє більшу вартість в США, ніж цей персонаж в Китай.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Ehkä hän on kiinalainen tehtaan omistaja, joka myi tuotteensa Yhdysvalloissa 100 dollarilla.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Misschien is hij een Chinese fabrikant die z'n producten in de VS heeft verkocht voor 100 dollar.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Quizá es el dueño de una fábrica china que vendió sus productos en los Estados Unidos por 100 Dólares.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.لعله مالك أحد المصتنع الصينية الذي باع بضاعته في الولايات المتحدة مقابل 100 دولار
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Acho que vivemos numa sociedade que associou certas recompensas emocionais à aquisição de bens materiais.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Kita hidup dalam masyarakat yang mengaitkan kepuasan emosi dengan kepemilikan materi duniawi.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.제 생각에 우리가 사는 사회는 단지 어떤 감정적 보상을 물질의 취득과 연결시킨 것 뿐입니다.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Myslím, že žijeme v spoločnosti, ktorá prisudzuje isté emocionálne odmeny nadobúdaniu materiálnych statkov.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Ми просто живемо в суспільстві, яке встановлює певні емоційні винагороди за придбання матеріальних речей.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.אני חושב שאנחנו חיים בחברה שפשוט הצמידה תגמולים רגשיים מסויימים להשגתם של חפצים חומריים.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.و لكننا نعيش في مجتمع قام ببساطة بربط اقتناء السلع المادية بجوائز معنوية معينة
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.ある種の感情的な報酬に結びついた 社会に生きているのだと思います 私達が欲しいのは 物質でなく 報酬なのです
Bence siz de sahip olunmayan malların getirdiği negatif ve riskli durumun farkındasınızdır働きについてと、空売り時の非常に高いリスクについて、
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Cei din casa Togarmei aduceau la tîrgul tău cai, călăreţi şi catîri.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Ceux de la maison de Togarma Pourvoyaient tes marchés de chevaux, de cavaliers et de mulets.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Die von Thogarma haben dir Rosse und Wagenpferde und Maulesel auf deine Märkte gebracht.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Engkau menukarkan barang-barangmu dengan kuda kereta, kuda tunggang dan bagal dari Bet-Togarma
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.en uit Beth-Togarma (B) komen tuigpaarden, rijpaarden en muil-ezels.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.도갈마 족속은 말과 전마와 노새를 가지고 네 물품을 무역하며
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Los de Bet-togarma, con caballos, corceles y mulos, pagaban tus mercaderías
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Những người của nhà Tô-ga-ma đem ngựa , ngựa_chiến , la , mà đổi lấy đồ_hàng của mầy .
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Những người của nhà Tô-ga-ma đem ngựa, ngựa chiến, la, mà đổi lấy đồ hàng của mầy.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Oni iz družine Togarmove so dajali konje, vojne konje in mezge za blago tvoje.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Os da casa de Togarma trocavam pelas tuas mercadorias cavalos e ginetes e machos;
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Quelli di Togarmà ti fornivano in cambio cavalli da tiro, da corsa e muli
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Togarma-folket betalte dine varer med vognhester og ridehester og mulesler.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Tógarma házából lovakat és lovagokat és öszvéreket adtak néked árúkul.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Togarmas Hus gav dig Køreheste, Rideheste og Muldyr for dine Varer.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Toogarman heimo maksoi sinun tavarasi hevosilla, sotaratsuilla ja muuleilla.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Vagnshästar, ridhästar och mulåsnor gåvos åt dig såsom betalning från Togarmas land.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Z domu Togarma v koních a jezdcích i mezcích kupčili na jarmarcích tvých.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Z domu Togarmy dávali kone a jazdecké kone a muly za tvoj tovar.
Beyttogarma halkı Mallarına karşılık Sana at, savaş atı, katır verdi.Z domu Togorma koómi, i jezdnymi, i mułami kupczyli na jarmarkach twoich.