malların ile cümle

malların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin.And do not consume their properties into your own.
Mallarını kendilerine tanıklar huzurunda geri verin.Then when you release their property to them, bring witnesses upon them.
Onların topraklarını, evlerini, mallarını ve henüz ayak basmadığınız bir toprağı size miras verdi.God made you inherit their land, houses, property, and a land on which you had never walked.
Ne mallarınız, ne de evladlarınız size katımızda bir yakınlık sağlar.Your property and children cannot bring you closer to Us.
Sizi onların yerlerine-yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız bir toprağa mirasçı kıldı.God made you inherit their land, houses, property, and a land on which you had never walked.
Allah, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklara sizi mirasçı yaptı.God made you inherit their land, houses, property, and a land on which you had never walked.
Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlatlarınız.Your property and children cannot bring you closer to Us.
Halbuki sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir.Your property and children cannot bring you closer to Us.
Ve ne oluyor size de Allah yolunda mallarınızı harcamıyorsunuz?And what reason have you that you should not spend in Allah's way?
Gurbetçiler Yunanistan'daki mallarını 30 Aralık'a kadar kaydettirebilecekler.Expatriates can register their Greek properties until December 30th.
Alkol sektöründeki sahte malların yüzde 60'ı Romanya'da üretiliyor.In the alcohol industry, 60 per cent of the counterfeit goods are produced in Romania.
Programın hedefi Arnavut mallarının kalitesini artırmak ve ihracat pazarlarını genişletmek.The programme aims to improve the quality of Albanian goods and expand their export market.
Bu arada, kraliyet ailesi de el konan mallarını geri alma çalışmalarında ilerleme kaydediyor.Meanwhile, the royal family is making headway in its bid to recover confiscated properties.
Ancak yetkililer malların eski sahiplerine geri verilmesi konulu bir tasarı hazırlıyorlar.However, authorities are preparing a draft law on restitution of the property to its former owners.
Lafazanis, bunun Yunan halkının mallarını satan tehlikeli bir politika olduğunu söyledi.It is a dangerous policy that sells out Greek property, he said.
Bakanlık sözcüsü malların değerine ilişkin kesin rakam vermeyi reddetti.A spokesman for the ministry declined to give an exact figure regarding their value.
Arnavutluk Kraliyet Ailesi, Mallarını Geri AldıAlbania's Royal Family to Regain Property
Shala, Sırp mallarının Kosova pazarına "hiç olmadığı kadar güçlü" döndüğünü de ekledi.He added that the Serbian goods have returned to the Kosovo market "even stronger than before".
ABD'nin yetki alanındaki her türlü mallarına da tedbir konmuş durumda.Any assets they may have under US jurisdiction are frozen.
Kusari-Lila: "Sırp mallarına yönelik ambargo değil, karşılıklılık"Kusari-Lila: "Not an embargo on Serbian goods, but reciprocity"
Sırbistan'dan ithal edilen malların değeriyse yılda 300 milyon avro.The value of goods imported from Serbia is 300m euros per year.
SETimes: Sırp mallarının Kosova'ya Makedonya üzerinden gireceğine dair konuşmalar geçiyor.SETimes: There has been talk that Serbian goods will enter Kosovo now through Macedonia.
Bu malların kaynağını kontrol etme amaçlı tedbirler alacak mısınız?Will you take measures to control the origin of these goods?
Kosova gümrüğüne, Sırp mallarının komşu ülkeler kanalıyla tekrar ihracını durdurması söylendi.Kosovo customs has been guided to stop Serbian goods re-exported through the neighbouring countries.
Malların bir kısmı Almanya'ya ulaştı.A percentage of the commodities ended up in Germany.
Ancak Sırbistan, hâlâ el konan malların envanterini hazırlıyor.Serbia, however, is still compiling inventories of confiscated property.
Mayıs ayında geçirilen bir yasaya göre, kiliseler ve dini gruplar mallarını geri alacaklar.According to a law passed in May, churches and religious groups will receive their property back.
Kosova mallarını tespit etmeye ve geri istemeye çalışıyorKosovo seeks to identify, reclaim property
Ancak Hırvat mallarının raflarına geri dönmesinden bütün Sırp ve Makedonlar memnun mu?But do all Serbs and Montenegrins welcome the return of Croatian goods to their shelves?
"Mallarınızı düşük fiyata mı satmak daha iyi, yoksa iflas etmek mi?" diye soruyor."Is it better to sell your assets at a lower price or go bankrupt?" she asked.
Rumen bir pazarcı kadın, Bükreş'in Piata Sudului pazarındaki tezgâhına mallarını yerleştiriyor.A Romanian saleswoman arranges clothes at her stand in Bucharest's Piata Sudului marketplace.
Sırbistan-Karadağ Kaçak Savaş Suçu Zanlılarının Mallarına Tedbir KoyacakSerbia-Montenegro to Freeze Assets of Fugitive War Crimes Indictees
Avrupa Mahkemesi malların iadesi konusunda Romanya'yı köşeye sıkıştırdıEuropean Court corners Romania on property restitution
UNMIK, Kosova'daki personeli ve mallarına yönelik tehditler aldığını açıkladı. [Getty Images]UNMIK says it has received threats against its personnel and property in Kosovo. [Getty Images]
Vatandaş ve malların serbest dolaşımı konusunda anlaşma sağlanması yakın görünüyor. [Reuters]An agreement may be close on the free movement of people and goods. [Reuters]
Hükümetin kamu mallarının tedariğinde oynadığı rol yadsınamaz.The role of government in providing public goods is undeniable.
Dünya ekonomisinde kamu mallarının üretiminden kim sorumlu?Who is accountable for the provision of public goods in the world economy?
ABD güvenlik planlama yetkilisinin "Büyük malların hepsi geçirildi" şeklindeki sözleri kaydedildi."All the big stuff got through," a US security-planning official was quoted as saying.
Arnavut hükümeti kamu mallarının özelleştirilmesini 2005'in başlıca hedefleri arasına koydu.The Albanian government has set privatisation of state-owned assets as a major goal for 2005.
Hükümet, kamu mallarının özelleştirilmesinin bu yılki başlıca hedefleri olacağını açıkladı.The government has said privatisation of state-owned assets is a major goal for this year.
Cvejiç, Croatia Airlines kurulduğunda mallarının yaklaşık %90'ının JAT'den geldiğini iddia etti.He claimed that when Croatia Airlines was established, around 90% of its property came from JAT.
Diğer ülkenin mallarını boykot etmeye çağıran Facebook grupları mantar gibi bittiler.Facebook groups have sprung up demanding boycotts of the other country's goods.
Geri kalan kısım ise, malların likidasyon yoluyla satışından elde edildi.The rest was from sale of assets by liquidation.
Planın ana odağı, endüstriyel tüketim mallarının büyümesini arttırmaktı.The plan's main focus was to increase the growth of industrial produced consumer goods.
Son aylarında, çalışmayı bırakır ve mallarını satarak ayakta kalmaya çalışır.In his last months, he stops working and lives by selling off his possessions.
Polonya'da 7.000 kişinin tüm mallarını kaybettiği tahmin edilmektedir.In Poland, it is estimated that 7,000 people lost all of their possessions.
Şamahı, Şeki ve Kuba'dan tüccarlar mallarını kaldırımlarda satarak kirliliğe neden oldu.Merchants from Shamakhi, Sheki and Guba sold their wares on the sidewalks, causing pollution.
Gıda, erzak ve malların paylaştırılmasını denetler.It oversees rationing of food, supplies, and goods.
Bir işletmeninki, üretilen tüm malların ayak izidir.That of a business is the footprint of all produced goods.
Fransız, Hollandalı ve İspanyol Batı Hint mallarından gelen melas ucuzdu.Molasses from French, Dutch, and Spanish West Indian possessions was inexpensive.
Ve gördüm ki, kâfirlerin hükümdarı, Müslümanların topraklarını ele geçirip mallarını yağmaladı.And I saw that the king of the infidels took over the land of the Muslims and looted their property.
Hayatının son yıllarında, ailenin mallarına el konulması nedeniyle fakirdi.The last years of her life were poor, due to the family's property being confiscated.
1948'de Yahudilerin ülkeyi terk etmeleri ve mallarını satmaları yasaklandı.In 1948, Jews were banned from leaving the country and from selling their property.
1953'te tüm Yahudi banka hesapları donduruldu ve Yahudi mallarına el konuldu.In 1953, all Jewish bank accounts were frozen and Jewish property confiscated.
Savaştan sonra Bangladeş Hükûmeti, Bihari nüfusunun mallarına el koydu.After the war the Government of Bangladesh confiscated the properties of the Bihari Population.
Temel malların ve çeşitli çeşitli ürünlerin satıldığı dükkanların satışında cogunluktadır.Predominates the sale of essential goods and shops that sell mixed miscellaneous items.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Sein Vermögen wurde zwischen seinen Kindern und Enkeln aufgeteilt.
Borçlunun mallarına el koyularak satılır ve alacaklılara alacağı miktar ödenir para artarsa borçluya verilir.Der Pflegebedürftige verfügt über diese Beträge und zahlt sie an die Pflegeperson(en) aus.
İnsanların yakınında yaşayan Keme türleri, insanların mallarına zarar veren hayvanlar olarak görülür.Als Schädlinge werden Tierarten bezeichnet, die dem Menschen gegenüber Schaden anrichten.
Öte yandan bazı lüks malların ticareti yasaklanmıştır.Jedoch war auch der Handel mit anderen Waren nicht untersagt.
İlgili Sayfalar