Ana içeriğe geç
Sözlük

malesef ile cümle

malesef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Tristemente, fue por aquel entonces cuando la cena familiar fue puesta en coma, por no decir asesinada.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Δυστυχώς, ήταν τότε που το οικογενειακό δείπνο έπεσε σε κόμμα, αν όχι σε θάνατο.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.За съжаление, това беше времето, когато семейната вечеря беше сложена в кома, ако не и убита, всъщност.
Malesef, bu bir cevap değil.Niestety, to nie jest odpowiedź.
Malesef, bu bir cevap değil.Sfortunatamente questa non è la risposta.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.К сожалению, это был тот момент, когдв семейный ужин был загнан в кому, если вообще не уничтожен.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.למרבה הצער, באותו הזמן הוכנסה הארוחה המשפחתית לתרדמת, אם לא נרצחה ממש.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.بكل أسف، في ذلك الوقت كان العشاء المنزلي الأسري قد تضاءل دوره، إن لم يكن قد أنتهى بالفعل.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.好可惜,呢個時候家庭式晚餐就算唔係一命嗚呼 都已經進入昏迷狀態
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.死んだ同然かもしれない 付加価値食品の時代になった
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.불행하게도 제가 12살 때, 어머니는 돌아가셨습니다. 아버지는 제 꿈을 이루기 위해
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.A minha mãe morreu, infelizmente, quando eu tinha 12 anos. Depois o meu pai permitiu-me seguir o meu sonho.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Anyám sajnos meghalt, amikor 12 éves voltam. Apám megengedte, hogy kövessem az álmaimat.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Bohužiaľ, moja mama umrela, keď som mala 12. Môj otec mi vtedy povolil realizovať moju nádej.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Ibu saya meninggal, saat saya berusia 12 tahun. Lalu ayah saya mengijinkan saya untuk mengejar cita-cita saya
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Không may mắn là mẹ tôi qua đời khi tôi mới 12 tuổi. Ba tôi cho phép tôi được theo đuổi hi vọng của mình.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Ma mère est morte, malheureusement, quand j'avais 12 ans. Alors mon père m'a permis de poursuivre mon souhait.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Moja mati je na žalost umrla, ko mi je bilo 12 let. Oče mi je nato dovolil, da sledim svojemu upanju.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Purtroppo, mia madre morì quando avevo 12 anni. E mio padre mi permise di portare avanti la mia speranza.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Η μητέρα μου δυστυχώς πέθανε, όταν ήμουν 12 χρονών. Τότε ο πατέρας μου, μου επέτρεψε να κυνηγήσω τ'όνειρο μου.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.К сожалению, моя мать умерла, когда мне было 12 лет. Но мой отец позволил мне воплотить мою мечту.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Майка ми почина, за съжаление, когато бях на 12 години. Тогава баща ми ми позволи да прoдължа [с] надежда.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.Моя мама, на жаль, померла, коли мені було 12 років. Тоді мій батько дозволив мені реалізувати мою мрію.
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.אמי מתה, לצערי הרב, כשהייתי בת 12. ואז אבי הרשה לי
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.بكل أسف توفيت والدتي، عندما بلغت عمر 12. ثم سمح لي والدي
Malesef annem 12 yaşımdayken öldü ve sonra babam ilerlemem için imkân tanıdı.私が12歳の時に亡くなりました。 それから父が私が夢に向かって 進むのを許してくれました。
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Aber für einen Teil dieser Leute hatte es gravierende Nebenwirkungen für das Herz.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.하지만 이 관절염에 탁월한 약은 불행히도 다른 몇몇의 사람들에게는 심장에 부작용을 야기했어요.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Maar een deelgroep van die mensen ondervond helaas ernstige bijwerkingen aan het hart.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Nhưng không may, một nhóm nhỏ bệnh nhân, phải chịu tác dụng phụ nghiêm trọng liên quan đến tim mạch.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Niestety pewna podgrupa tych ludzi odczuwała poważne efekty uboczne związane z sercem.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.אבל לרוע המזל, לקבוצה אחרת של אנשים, היו תופעות לוואי לבביות קשות,
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.ولكن للأسف، مجموعة أخرى من أولئك الأشخاص، عانوا من آثار جانبية حادة تؤثر على القلب،
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.心臓に深刻な副作用をもたらしました さらに一部の人に対しては 副作用の影響の方があまりにも大きく
Malesef, bu bir cevap değil.하지만 이것이 답이 아닙니다.
Malesef, bu bir cevap değil.Leider ist sie es nicht.
Malesef, bu bir cevap değil.Δυστυχώς, δεν είναι.
Malesef, bu bir cevap değil.Но, к сожалению, это не ответ.
Malesef, bu bir cevap değil.למרבה הצער, זו איננה התשובה.
Malesef, bu bir cevap değil.لسوء الحظ، إنها ليست الاجابة.
Malesef, bu bir cevap değil.問題の始まりに過ぎません
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.A netýka sa to zrovna dostatočného počtu ľudí.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.A netýká se to zrovna mnoha lidí.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Dan ini tidaklah benar untuk orang kebanyakan.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Dla większości to niezrozumiałe.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.En er zijn te weinig mensen voor wie dit het geval is.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.E non è così per abbastanza gente.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.És ez nem igaz az emberek elég nagy részére.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Et ce n'est pas vrai de suffisamment de gens.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.In to ne velja za zadosti ljudi.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.헌데, 많은 사람이 그러질 못해요.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Liian harva tekee tällaista työtä.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Mas isto não acontece com muitas pessoas.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Nhưng những người như vậy hơi ít.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Och detta gäller inte tillräckligt mycket människor.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Og det er ikke sandt for nok folk.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Şi acest lucru nu este adevărat despre suficienţi oameni.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Und dies trifft nicht auf genügend Menschen zu.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Y esto no es cierto para la mayoría.
Malesef bu durum yeterince insan için geçerli değil.Αυτό στην πραγματικότητα δεν ισχύει για τους περισσότερους.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod