O zaman bunu silebilir ya da hesap makinasında nasıl parantez kullanmasını biliyorsanız onu yapabilirsiniz.ثم، كما تعلمون، يمكنكم ان تمحوها او اذا كنتم تعلمون كيفية استخدام الاقواس في الآلة الحاسبة، فيمكنكم فعل ذلك
O zaman hesap makinamızı çıkaralım.Então, vamos começar fora calculadora fora.
O zaman hesap makinamızı çıkaralım.자 그럼 계산기를 꺼내봅시다
O zaman hesap makinamızı çıkaralım.Otetaan laskin esiin.
O zaman hesap makinamızı çıkaralım.Wyciągnijmy kalkulator.
O zaman hesap makinamızı çıkaralım.من ذلك، لذا دعوني استخرج الآلة الحاسبة
O zaman kafamdan e'nin hangi üstünün 67 olduğunu bulamacağım için, hesap makinası kullanalım.מאחר ואני לא יודע לחשב בראש באיזו חזקה צריך להעלות את 2.71 כדי לקבל 67.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Et les multinationales leur donnent des machines qu'ils ne peuvent pas payer.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Grote multinationals verkopen machines die ze niet kunnen betalen.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.그리고 정부는 다국적기업이 파는 기계를 살 능력이없습니다.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Las multinacionales les ofrecen máquinas que no pueden costear.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Le multinazionali offre loro macchinari che non possono permettersi.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Międzynarodowe korporacje udostępniają maszyny na które rządy nie mogą sobie pozwolić.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.MNC gibt ihnen Maschienen, die sie sich nicht leisten können.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Sikertelenül. A multinacionális vállalatok adnak hozzá gépeket, amiket nem tudnak kifizetni.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Şi MNC-ul le dǎ aparate pe care nu şi le pot permite.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Và các công ty đa quốc gia cho họ những máy móc mà họ không thể mua nổi.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Οι πολυεθνικές τους πουλάνε πανάκριβα μηχανήματα που δεν μπορούν να αγοράσουν.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.А мултинационалните корпорации им дават машини, които не могат да си позволят.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Международные корпорации обеспечивают их оборудованием, которое они не могут оплатить.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.Міжнародні корпорації дають їм машини, яких вони не можуть собі дозволити.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.והתאגידים הבין לאומיים נותנים להם מכונות שאינם יכולים להרשות לעצמם.
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.وقد قدمت الشركات متعددة الجنسيات الادوات اللازمة لذلك .. ولكن الحكومة لايمكنها توفير ثمنها
Paraları yetmediği makinaları çokuluslu şirketler karşılıyor.彼らを死なせるのでしょうか?
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Also tut diese Maschine nichts, als sich mit Öl zu begießen.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Aşa că maşinăria asta nu face altceva decât să se îmbăieze în ulei.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Cette machine ne fait rien d'autre que de se baigner elle-même dans l'huile.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Così questa macchina non fa altro che farsi il bagno nell'olio.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.De maneira que esta máquina não faz mais nada a não ser banhar-se em óleo.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Deze machine doet dus niets anders dan alleen maar zichzelf baden in olie.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Esta máquina no hace nada sino bañarse a sí misma en aceite.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.이 기계는 다른 아무것도 안 하고 오로지 기름으로 목욕만 합니다.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Takže, tento stroj nerobí nič, len sa zalieva mazivom.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Ta maszyna robi więc dokładnie i tylko to - kąpie sama siebie w oleju.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Vì thế, cái máy này không làm gì cả trừ việc tự tắm nó trong dầu.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Έτσι αυτή η μηχανή το μόνο που κάνει είναι να μπανιάρεται στο λάδι.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Затова тази машина не прави нищо, освен просто да се къпе в масло.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.Этот механизм только и делает, что купает себя в масле.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.המכונה הזו לא עושה כלום חוץ מלטבול את עצמה שמן.
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.ولهذا , فهذه الآلة لا تفعل شىء سوى أنها تستحم فى الزيت .
Pekala, bu makina kendi kendine yağ içinde banyo yapmak dışında hiçbir şey yapmıyor.(笑)
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?A kiedy ostatni raz korzystał Pan z ksero?
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?Điện thoại: vậy lần cuối anh sử dụng máy photo là bao giờ nhỉ?
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?Phone:그래? 그래서, 최근에 복사기를 사용한게 언제지?
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?Telefon: 'mda, deci cand ai folosit fotocopiatorul ultima data?
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?Telefono: si, beh quando è stata l'ultima volta che hai usato la fotocopiatrice?
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?טלפון:" כן? אז מה הפעם האחרונה שהשתמשת במכונת הצילום?"
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?المتصل: نعم, متى كانت اخر مرة استخدمت فيه الة التصوير؟
Phone: Evet, fotokopi makinasını en son ne zaman kullanmıştın?デビット:3週間前です
Phone: Geçen ay verdiğmiz şeyi tamamladın mı? Şu fotokopi makinası eğitimini?Czy odbył Pan już szkolenie z zakresu obsługi ksero?
Phone: Geçen ay verdiğmiz şeyi tamamladın mı? Şu fotokopi makinası eğitimini?Điện thoại:Anh đã hoàn tất tập huấn photo tháng trước phải không
Phone: Geçen ay verdiğmiz şeyi tamamladın mı? Şu fotokopi makinası eğitimini?Phone: 지난 달에 복사기 관련 교육과정 끝냈나?
Phone: Geçen ay verdiğmiz şeyi tamamladın mı? Şu fotokopi makinası eğitimini?טלפון:" האם סיימת את הדבר הזה מלפני חודש? התרגול מכונת צילום?"
Phone: Geçen ay verdiğmiz şeyi tamamladın mı? Şu fotokopi makinası eğitimini?المتصل: هل اتتمت ذلك الامر الموكل لك منذ شهر؟ التدريب على الة التصوير؟
Phone: Geçen ay verdiğmiz şeyi tamamladın mı? Şu fotokopi makinası eğitimini?デイビッド:すみません 忘れていました
Pitti Galerisinde, yakın zamanda kızılötesi fotoğraf makinasıyla bakarken, sanat tarihçilerinin şansına,피티 미술관에 전시중이죠. 여기 적외선 카메라를 비추면 예술역사학자들이 기뻐할만한 사실이 나타납니다.
Pitti Galerisinde, yakın zamanda kızılötesi fotoğraf makinasıyla bakarken, sanat tarihçilerinin şansına,Otto Marseus, leuk schilderij, 'Stilleven', in de Pitti-galerij. Ik kijk er met een infraroodcamera door.
Pitti Galerisinde, yakın zamanda kızılötesi fotoğraf makinasıyla bakarken, sanat tarihçilerinin şansına,בגלריית פיטי, ותרשו למצלמה אולטרה אדום להציץ מבעד, ולמרבה המזל להיסטוריונים של האומנות, זה ווידא
Pitti Galerisinde, yakın zamanda kızılötesi fotoğraf makinasıyla bakarken, sanat tarihçilerinin şansına,美術史家にとって幸運なことに 作者のサインがあり
Problem, gözlerinizin arkasında, iki kulağınız arasındaki bu 1350 gramlık küçük makina.문제는 여러분의 눈과 귀 사이에 있는 바로 이 3파운드의 기관에 있습니다.